|
1750
|
Le Quien, 1750’de yayımladığı Oriens Christianus isimli üç ciltlik kitabında, Pamphylia Bölgesini Pamphylia Primae ve Pamphylia Secundae olarak ikiye ayırmaktadır. Yazar Pamphylia Secundae’nin Perge’den sonra ikinci şehri olarak Sillyon’u verir. Sillyon’la ilgili bu bölümde, kentin kiliseleri ve piskoposları işlenmiştir.
|
|
1842
|
Sillyon kentine yönelik keşif gezilerinin tarihi oldukça eskiye dayanmaktadır. E. T. Daniell, Sillyon’la ilgili bilinen ilk çalışmayı yapan batılı seyyahtır. 1842 yılındaki Pamphylia seyahati sırasında Sillyon’a da uğramış ve kentin renkli çizimini yapmıştır.
|
|
1847
|
T. A. B. Spratt – E. Forbes, Sillyon’dan söz eden ilk yazarlardandır. Yerleşimin Sillyon olduğu 1847 yılında ortaya çıkarılmış ve bu tarihte lokalizasyonu yapılmıştır. Spratt – Forbes, buradaki garnizonun Büyük Kral’ın ya da onun satrabının garnizonu olduğunu önermiştir.
|
|
1862
|
Ch. Texier, Asie Mineure adlı çalışmasında Sillyon’a bir bölüm ayırmış ve şehri bu bölümde tanıtmıştır.
|
|
1875
|
G. Hirschfelds, Reise im südwestlichen Kleinasien isimli eserinde Perge izlenimlerini aktarırken Sillyon’a gidip gördüklerini de yazmıştır. 1 Mayıs 1874 tarihinde ekibiyle birlikte Sillyon’a giden Hirschfelds, buradaki Asar Köyü’nü Yörük köyü olarak tanımlamış ve bir pınarın yanında çadırlarını kurduklarını anlatmıştır.
|
|
1880
|
W. M. Ramsay ve A. H. Sayce tarafından 1880 yılında yayınlanan On Some Pamphylian Inscriptions isimli çalışmada, Sillyon’dan birkaç yazıta değinilmiş ve yazıtlarda kullanılan dil üzerinde derinlemesine bir çalışma yapılmıştır.
|
|
1889
|
P. Radet – G. A. Paris tarafından yayımlanan Inscriptions de Syllion en Pamphylie isimli çalışmada, kentte tespit edilen üç yazıt konu alınmıştır.
|
|
1890
|
V. K. G. Lanckoroński başkanlığında, içinde G. Niemann ve E. Petersen gibi araştırmacıların da bulunduğu bir ekip tarafından yürütülen bilimsel gezilerde, Pamphylia Bölgesi’nin başlıca kentleri üzerinde durulmuş, bu kentlerde görülen birçok yapının rölöveleri çıkartılmış ve resimleri çizilerek, Städte Pamphyliens und Pisidiens isimli kitapta yayımlanmıştır. Bu yayında Sillyon için geniş bir bölüm ayrılmıştır. Kent üzerine yapılmış ilk topoğrafik araştırmayı konu alması bakımından önemli olan bu çalışmada, kentin planı çıkartılmış, birçok yapının planı, kesiti ve resimleri çizilmiştir.
|
|
1947
|
H. Metzger, 1947 yılında yayımladığı Güney Anadolu’da Yapılan Bir Geziden Notlar isimli çalışmasında Sillyon’la ilgili düşüncelerinden bir bölümü şöyledir: “Likya kıyılarının son yalçın yamaçlarından ta Manavgat çevresine kadar, gözün alabildiğine, görünen geniş Pamphylia ovasının tepeden seyrine doyum olmuyor. Kuzeyde Toros korkunç bir set gibi, önümüzü kaplıyor. Dolaydaki bölgelerde oturan dağ insanlarının, kuzey rüzgârlarından korunan ve son derece sulak olan bu verimli ovaya daima neden göz diktiği ve çapulculara karşı açılan sonu gelmez savaşlarda Sillyon hisarından neler beklendiği kolayca anlaşılıyor”.
|
|
1950-1990
|
D. Hereward, 1958 yılında yayınladığı “Inscriptions from Pamphylia and Isauria” isimli çalışmasında, Sillyon’da bulunan iki yazıttan bahsetmektedir. Bunlar kentin batısında bir kaya üzerinde panel içindeki yazıt ile Bizans duvarı üzerindeki tek satır (Mopsos ismi yazmaktadır) yazıttır.
|
|
C. Brixhe, Sillyon yazıtları üzerinde en çok çalışan araştırmacı olarak dikkati çekmektedir. Kendisi İstanbul’da bir müzayede de satılan ve Hellenistik Döneme tarihlenen üzerinde dört satır yazı bulunan bronz bir tablet ve kentte bulunmuş kalkerden iki erkek heykel kaidesi üzerindeki yazıtları çalışarak bu eserleri Hellenistik Döneme tarihlemiştir.
|
|
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra bölgeye ilk gelen araştırmacı G. Bean’dir. Bean tarafından 1968’te yayınlanan Turkey’s Southern Shore isimli kitabında Sillyon’dan detaylı olarak bahsetmektedir. Burada Lanckoroński’den sonra Sillyon üzerine yapılmış kapsamlı ikinci topoğrafik araştırmayı görmekteyiz. Bean, Lanckoroński’nin çizimlerini kullanmış ve kent planını tekrardan çizmiştir.
|
|
Ş. Yetkin, 1978’de yayımladığı “The Turkish Monuments in Sillyon (Yanköy Hisarı)” isimli makalesinde kentte bulunan Türk Dönemi yapılarını ele almıştır. Makalede, kentte fazla bir çalışma yapamadığını ancak Türk Dönemi’ne tarihlenen önemli yapıların olduğunu vurgulamaktadır.
|
|
V. S. J. Ruggieri – F. Nethercott tarafından 1986’da yayınlanan “The Metropolitan City of Syllion and its Churches” isimli çalışmada, Sillyon’un Bizans Dönemiyle ilgili detaylar üzerinde durulmakta ve bu döneme tarihlenen yapılar ayrıntılı bir şekilde verilmektedir.
|
|
SEG 38’de (Supplementum Epigraphicum Graecum) yayımlanan bir yazıtta geçen ve Geç Bizans Dönemi kaynaklarında Piskopos Nestor ile birlikte Decius’un İmparatorluk Dönemi’nde Perge veya Sillyon’da şehit edildiği söylenen Sillyon’lu Aziz Tribimis yazıtı, Sillyon tarihi açısından son derece önemlidir.
|
|
R. Van Bremen tarafından 1994 yılında kaleme alınan “A Family from Sillyon” isimli makalede, Sillyon’da bulunmuş ve MS II. yüzyıla tarihlenen hayırsever (euergetes) Menodora ve ailesini anlatan yazıtlar değerlendirilmiştir. Burada daha önce yapılan epigrafik çalışmalar da göz önünde bulundurularak Menedora ve ailesinin kent tarihindeki yeri vurgulanmak istenmiştir.
|
|
1995-1997
|
Sillyon’da ilk sistemli araştırmalar M. Küpper başkanlığındaki bir ekip tarafından başlatılmıştır. Bu çalışmalar 1995, 1996 ve 1997 yıllarında üç dönem devam etmiş ve yeni bulgular ışığında önemli sonuçlar elde edilmiştir. Çalışmalarda dikkati çeken nokta kent haritasının ilk defa detaylı olarak çizilmeye başlanmasıdır. Ancak söz konusu araştırma uzun sürmediğinden kent haritası da bitirilememiştir. Araştırmada sadece Sillyon değil, çevresinde bulunan yerleşimler de incelenmiştir.
|
|
1998
|
H. U. Wiemer tarafından yazılan “Zwei Epigramme und seine Sonnenuhr im kaiserzeitlichen Sillyon” isimli makalede 1997 yılında yapılan yüzey araştırması sırasında Sillyon’un hemen kuzeydoğusundaki Yanköy’de bulunmuş ve yapılan araştırmalar sonrasında Sillyon’dan geldiği görülmüş iki yazıt üzerindeki detaylar aktarılmıştır.
|
|
2004
|
H. Hellenkemper ve F. Hild, Tabula Imperii Byzantini 8: Pamphylien und Lykien (TIB 8) isimli kitabında Sillyon’a da yer vermiş ve özellikle kentin Hristiyanlık Dönemi ve bu devirdeki yapılaşması hakkında detaylı bilgiler sunmuştur. Burada kentin VIII. ile XV. yüzyıl arasındaki dönemde dini bir karaktere sahip olduğu ve Pamphylia’nın bu dönemdeki dini merkezi haline geldiği vurgulanmıştır.
|
|
2007
|
B. Varkıvanç, “Zum Fenster des sog. Hellenistischen Baues in Sillyon” isimli makalesiyle akropolisteki Hellenistik Döneme tarihlenen ve daha önce Lanckoroński tarafından çalışılmış bir yapının penceresine ilişkin yeni öneriler sunmaktadır.
|
|
2008
|
N. Tüner-Önen, “Römische Bürger in Sillyon” isimli çalışmasında akropolisin batısında Bizans Döneminde onarım geçiren sur bedeninde yer alan üç onur yazıtını tanıtmıştır. Bu yazıtlarda, onurlandırılan kişilerin Romalı senato mensupları olduğunu belirtmiştir. Yazar, yazıtların kentin Ana Caddesi üzerinde olması gerektiğini önermiştir.
|
|
2009-2011
|
2009-2011 yılları arasında E. Özer başkanlığındaki bir ekip tarafından Sillyon Yüzey Araştırması gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada kent ve çevresinde bulunan yapılar ve kültür öğeleri tespit edilip belgelenmiş ve bilimsel raporları hazırlanmıştır. Çalışmalarda, Sillyon’un hinterlandında bulunan Kepez, Gökçepınar, Tekke Köy, Şatırlar, Yanköy ve Eski Yörük köylerinde yapılan araştırmalarda farklı dönemlere tarihlenen ve Sillyon’un tarihsel gelişimini yansıttığı görülen birçok yapı ve kültür varlığı tespit edilmiştir.
|
|
2017
|
M. Taşkıran tarafından hazırlanan, Sillyon’un savunma sistemini oluşturan tüm yapıların tespit edilerek kentin savunma karakterinin saptanmasının ve Pamphylia Bölgesindeki konumunun belirlenmesinin amaçlandığı Sillyon Antik Kenti Savunma Sistemi ve Pamphylia Bölgesindeki Konumu isimli doktora tezi bugüne kadar kentle ilgili yapılan en detaylı çalışma olarak dikkati çekmektedir.
|
|
2018-2019
|
Disiplinlerarası bir yaklaşımla, erken evresinden terk edildiği döneme dek, tarihsel sürecine ait tüm detayların saptanmasının amaçlandığı M. Taşkıran başkanlığındaki Sillyon ve Territoryumu Yüzey Araştırması, 2018-2019 yılları arasında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izni ile iki yıl sürmüştür. Bu çalışmaların sonuçları “Yüzey Araştırmaları Işığında Sillyon ve Çevresi, Sillyon Çalışmaları I”, isimli kitapta toplanarak 2020 yılında yayınlanmıştır.
|
|
2020-2021
|
Antalya Müzesi başkanlığında ve Pamukkale Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden Dr. Murat Taşkıran’ın bilimsel koordinatörlüğünde antik kentteki ilk bilimsel kazı çalışmaları gerçekleştirilmiştir.
|