Gezi Güzergahı

Sillyon, antik dönemde Pamphylia Bölgesinde, günümüzde ise Antalya İli, Serik İlçesine bağlı Yanköy Mahallesi Kocagözler Mevkii’nde yer almaktadır. Antalya-Alanya karayolunun yaklaşık 8 km kuzeyinde bulunan kent, bu yoldan çok rahat görülebilmektedir. Ana yoldan Sillyon’a doğru üç farklı yoldan gidilebilmektedir. Başka bir ifadeyle Antalya-Alanya yolu üzerinde üç farklı yolda Sillyon’u gösteren kahverengi tabelalar karşımıza çıkar. Bunlardan ilki Abdurrahmanlar Kavşağı olarak bilinendir. Bu kavşaktan Abdurrahmanlar-Gebiz istikametine devam eden yol, Abdurrahmanlar Mahallesi’nin hemen çıkışında doğuya yani Sillyon tarafına dönmekte ve belli bir süre sonra antik kentin bulunduğu Kocagözler Mevkiine ulaşmaktadır. Bu yolun toplam uzunluğu 12 km’dir. Yukarı kocayatak kavşağından başlayan ikinci yol Yukarı kocayatak Mahallesi’ne varmakta, buradan yerleşim birimini geçtikten sonra tarım arazileri arasından kıvrılarak Kocagözler’e devam etmektedir. Belek kavşağından başlayan son güzergâh ise sırasıyla Kayaburnu ve Eskiyörük Mahallelerini geçtikten sonra, Yukarı kocayatak’tan gelen yolla birleşerek Sillyon’un olduğu Kocagözler Mevkii’ne ulaşmaktadır. Yaklaşık 8 km uzunluğunda olan bu güzergâh, ana yola en yakın rota olarak ön plana çıkmaktadır. Tüm güzergahlar kırsal yerleşimlere açılan ana yollardan oluşmakta ve kolay ulaşım sağlamaktadır. Sillyon’a ulaşmak için geliş yönüne göre bu üç güzergahtan biri tercih edilebilir.

Sillyon yol güzergahları 

 Kocagözler Mevkii’nde son bulun araba yolundan sonra, antik kente ancak yaya olarak devam edilebilir. Kocagözler Mahallesi’nden başlayarak Stadionun kuzeyi istikametine giden bu noktada kıvrılarak yapının içerisinden Osmanlı Çeşmesi ve Roma Hamamının olduğu alana kadar devam eden stabilize yol takip edilebileceği gibi; Kocagözler Cami önünden Stadion alanına patika yoldan da çıkılabilir. Kentin batı yamacındaki yapıları görmek için şöyle bir güzergâh izlenebilir; öncelikle Stadion gezildikten sonra hemen üst kotunda bulunan Ana Kent Kapısı, Osmanlı Çeşmesi ve Osmanlı Mescidi ziyaret edilir. Ana Kent Kapısının hemen kuzeyindeki alanda konumlanan Roma Hamamı ve Nymphaion A anıtsallıklarıyla ön plana çıkmakta ve özellikle hamam ziyaretçiler için geniş bir görsellik sağlamaktadır. Kentin güneybatı yamacındaki Bastion 1, Aşağı Kentteki tüm yapılara hakimdir ve Ana Kent Kapısından sonra Akropolis Caddesi takip edilerek ulaşılabilir. Kentin güneybatı, özellikle batı ve kuzeybatı yamaçlarına yayılmış Nekropolis geniş bir kent peyzajı oluşturmakta ve neredeyse bu alanlarda bulunan her noktada mezar örnekleri karşımıza çıkmaktadır. Aşağı Kentteki Nekropolis alanları patikalar izlenerek gezilebilir ve antik dönem ölü gömme âdetlerine dair önemli veriler yerinde incelenebilir. Aşağı Kente hâkimdiğer mimari kalıntıları, savunma yapıları oluşturmaktadır. Kent suru ve özellikle sur üzerinde bulunan Hellenistik Kule tüm detaylarıyla ziyaretçilerini beklemektedir. Çatı seviyesine kadar sağlam olan kule, bu durumuyla sadece Sillyon’un değil antik dönemin tüm detaylarını günümüze kadar muhafaza etmiş örnek kule yapısı olarak bilinmektedir.

Sillyon kent haritası

Ana Caddede takip edilirse bir süre sonra Akropolis Kuzey Kapısı geçilip Akropolise ulaşılmaktadır. Akropoliste, gelenleri ilk önce bölgenin en erken Türk-İslam Dönemi yapılarından biri olan Kale Mescidi tüm ihtişamıyla karşılamaktadır. Mescidin olduğu yerde kavşak yapan Ana Caddenin bir kolu güneye; diğer kolu ise doğu yönde kentin içlerine kadar devam etmektedir. Bu iki caddenin etrafındaki kayadan oyulmuş dükkanlar dikkati çekmektedir. Akropolisin kuzey kesiminde bulunan konut alanları özgün mimarisiyle Sillyon sakinlerinin seslerini ziyaretçilere aktaracaktır. Bu alandan Akropolisin tüm detayları ve muhteşem Toroslar manzarası eşliğinde ufak bir mola keyfi verilebilir. Akropolis saat yönünde gezilerek bir taraftan antik sokaklar ve yapılar arasından geçip tarihe dokunmanın mutluluğuna; diğer taraftan ise Toroslardan Akdeniz’e, pastoral renklerden deniz mavisine etraftaki manzaranın doyumuna ulaşılabilir. Akropolisin güneyinde konumlanan Tapınak Terası ve Tapınaklar, Bouleuterion/Odeion ve Tiyatro kolaylıkla gezilebilir ve tiyatroda bir mola verilerek Akdeniz’in enginliği izlenilebilir. Kentin bu yönündeki heyelanlar ve heyelanlar sonucu yıkılan antik yapılar sizi bir arkeojeolojik parkta hissettirecektir. Tiyatrodan sonra Akropolis Güney Kapısı ve Bastion 2’ye gidilebilir ve buradan Aşağı Kentin tüm detaylarının yanısıra, önde Perge ve arkada Beydağları’nın doyumsuz manzarası için bir mola verilebilir. Buradan sonra Sillyon’un en büyük yapısı olan Kastron ile hemen güneyindeki Hellenistik Yapı ve arkalarında konumlanan Episkopeion’da tarihsel yolculuğunuza devam edebilirsiniz. Bu alandan kuzeye doğru Ana Cadde takip edilerek Kale Mescidinin olduğu kavşağa geri dönebilir ve Akropolisteki tarih, arkeoloji ve manzara dolu turunuzu tamamlayabilirsiniz.

Menü