Dromoslu Yapı
Halk arasında “Paşa Deliği” olarak bilinen Dromoslu Yapı, kentin güney yamacında kayalık bir alanda kuzey-güney oryantasyonlu ve yaklaşık 120 m kotta, yani tepe düzlüğünün yarı yüksekliğinde konumlanmaktadır. Paşa Deliğine en yakın kalıntılar hemen kuzeyindeki Akropoliste bulunan ve kendisine yaklaşık 250 m uzaklıkta olan Tapınak A ve B olarak isimlendirilen yapılardır. Yapının yaklaşık 50 m güneyinde günümüzde kullanılan bir su kaynağı bulunmaktadır. Sillyon’un üzerinde yükseldiği tepe doğal kayalık bir alandan oluşmaktadır. Temel olarak yapının inşasında tepenin bu jeolojik özelliğinden yararlanılmış, yapıda kullanılan bloklar yerinde kesilerek ve işlenerek inşası tamamlanmıştır. Tepenin güney yamacında seçilen doğal kayalık alan, güneyden kuzeye oyulmuş ve yapı bir tünel gibi açılan bu bölüme inşa edilmiştir. Böylece arazi şekillerinin belirleyici olduğu hem oyularak hem de bina edilerek hazırlanmış ve iyi kurgulanmış bir yapı programı karşımıza çıkmaktadır. Sillyon’un jeolojik yapısından dolayı tarihsel süreç içinde düşen kayaların arasına yerleştirilen yapı, çevrede hiçbir açıdan görülmemekte sadece yaklaşılınca fark edilmektedir. Bu alana çıkan herhangi bir yol/patika da görülmemiş ve hemen kuzeyindeki kayalık alan üzerinde bulunan Akropolisteki yapılaşmayla da organik bir bağı tespit edilmemiştir.

Dromoslu yapının planı ve kesiti
Dromoslu Yapı, beş odalı olup (A-E) uzun bir dromosa sahiptir. A odasından başlayan 1,92 m yüksekliğinde ve 0,50 m genişliğindeki dromos, kuzey yönde 21,95 m devam etmekte ve içerden bir birbirine açılan yan yana yerleştirilmiş dört odaya bağlanmaktadır. Beş odanın ölçüleri birbirinden farklı olup belli bir standart göstermemektedir. Buranın girişi güneyde olup yüzeyin altından, kentin üzerinde yükseldiği tepenin içine doğru devam etmektedir. Yapı ve çevresinde yapılan incelemelerde herhangi bir strüktür tespit edilmemiş ve tekil durduğu anlaşılmıştır. Dromosun tabanında bir kanal bulunmaktadır. Odaların içi nemli olup derz aralarından su damlamaktadır. Çalışmalar sonunda, odalarda biriken suların dromostaki kanal vasıtasıyla A odasına taşındığı ortaya çıkmıştır.
Tüm verilerden hareketle Dromoslu Yapının kentten uzakta, fark edilemeyecek sarp bir noktada ve bir su kaynağının üzerine su yapısı olarak inşa edildiği; ancak bu su yapısının plan ve konumu dikkate alındığında suyla ilgili bir kült yapısına da işaret ettiği şu aşamada söylenebilir. İlk değerlendirmeler sonucunda yapının Roma İmparatorluk Dönemi’ne tarihlendiği ve Geç Roma – Erken Bizans Dönemi’nde ise olasılıkla mezar ya da anıt olarak kullanıldığı düşünülebilir.