2022 KAZI ÇALIŞMALARI

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nden 2749943 sayı, 2022 Yılı Sillyon Antik Kenti Kazı İzni konu ve 28.07.2022 tarihli ilgili izni kapsamında Antalya İli, Serik İlçesi ‘‘Sillyon Kazısı (Proje No: CK010717)” 11.08.2022 21.12.2022 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Bakanlık temsilcisi olarak Antalya Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürlüğü uzmanı Sultan ERTÜRK ve ekip üyeleriyle birlikte 2022 yılı çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Bununla birlikte, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün 01.12.2020 tarih ve E 94949537-160.99-916301 sayılı yazısı ile Sillyon Kazısı Kültür varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Türk Tarih Kurumu Başkanlığı (TTK) arasında imzalanan iş birliği sözleşmesi çerçevesinde desteklenerek 12 aya uzatılmıştır. 2021 ve 2022 kazı çalışmaları da bu yönde gerçekleştirilmiştir.

 

 

KAZI ve SONDAJ ÇALIŞMALARI

 Stadion Doğu Tribünü Kazısı

Stadion, kentin batı yamacında ve Roma Hamamının hemen batısında kuzey-güney doğrultulu konumlanmaktadır. Yapının konumlandığı kentin batı yamacı, Sillyon’un Roma İmparatorluk Dönemi’yle beraber önemli kamusal yapıların inşa edilerek, kent gelişimin tamamlanıp, yeni sosyal alanların ortaya çıktığı bir bölüm olarak dikkati çekmektedir. Topografyadan yararlanarak inşa edilen yapı toplam 254 m uzunluğunda ve 48 m genişliğindedir (Fig. 1-2). Bu ölçülerle kentteki en hacimli yapıyı oluşturmaktadır. Çift tribünlü olan yapının batı kanadı payandalarla desteklenmiş; doğu kanadı ise daha küçük ölçekte olup araziye yaslandırılmıştır. Yapı tek sphendoneli (dönüş yolu) olup kuzeyde kalan bu bölümünün detayları belli olmaktadır. Dönemin mimari koşulları göz önüne alındığında, Sillyon gibi dar tepelik alana sığdırılmış bir kent için oldukça büyük bir yapı olarak değerlendirilebilir. Ancak yapının büyüklüğü ve kapasitesinin fazla olması ana kentten öteye, Sillyon’un çevresindeki yerleşimlerin yoğunluğuyla açıklanabilir. Kente bağlı nüfus potansiyeline cevap veren bir yapı olarak kent planlamacıları tarafından inşa edilmiş olmalıdır. Sillyon Stadionu’nun Roma İmparatorluk Dönemi’nde inşa edildiği ve sonrasında kullanımına devam edildiği söylenebilir. Yapının içinde Erken Cumhuriyet Dönemi’ne tarihlenen geleneksel Türk evleri de bulunmaktadır.

Sillyon Stadionu Genel Görünümü 

 

Ana Kent Kapısı Sondaj Kazısı

 Ana Kent Kapısı’nın avlu bölümünün doğu duvarı önünde bilimsel bir sondaj kazısı gerçekleştirilmiştir (fig.48) Burada yapının kronolojik görünümü ve statik yapısı anlamak amacıyla açılan sondaj 1,50 x 1,10 m ölçülerinde olup 1,30 m derinliğe sahiptir. İki dikey (0,50 m), bir yatay (0,30 m) iki duvar bloğuyla duvarın zemine kadar devam ettiği anlaşılmıştır. Yapının temel seviyesinden başlayan en alttaki yatay blok duvardan 0,15 m dışarı çıkıntılı olup duvarın kaidesini oluşturan bir topuk biçiminde tasarlanmıştır. Kazı çalışmaları sırasında tanımlanabilir herhangi bir buluntuya rastlanılmamıştır. Çalışmaların devamında temizlik ve fotoğraf çalışmaları yapılıp koruyucu önlemler alınarak çalışma sonlandırılmıştır.

Ana Kent Kapısı Güneydoğu Kanadı Sondaj Çalışmaları Öncesi ve Sonrası 

 

SERAMİK VE KÜÇÜK ESER BULUNTU ÇALIŞMALARI

Seramik çalışmaları kapsamında 2021 yılında kazısı tamamlanmış olan Kutsal Alan A ve Konut I’de tespit edilen seramiklerin çizim işlemlerine devam edilmiştir. Çekimleri eksik olan seramiklerin belgeleme çalışmaları yapılmıştır. Çalışmalar kapsamında gruplandırılan seramiklere torba numaraları karışmayacak biçimde çizim, katalog verilerinin yazılması ve içerdiği dönemlerin kaydedilip gerekli notlarının alınması işlemleri gerçekleştirilmiştir. Seramikler, el çizimlerinin yanı sıra CorelDraw üzerinde tekrar işlenip dijital hale dönüştürülerek arşivlenmeye devam edilmektedir.

Seramiklerin Temizliği ve El çizimi 

 

RESTORASYON VE KONSERVASYON ÇALIŞMALARI

23.08.2022 ve 21.10.2022 tarihleri arasında yürütülen depo restorasyon ve konservasyon çalışmaları Öğr. Gör. Hatice KORKMAZ kontrolünde yürütülmüştür. Bu kapsamda envanterlik ve etütlük nitelikteki 120 adet bronz sikke, 8 adet bronz obje, 1 adet gümüş sikke ile 2 adet kurşun mühürün temizlik ve konservasyon çalışması yapılmıştır. Yapılan uygulama ve müdahalelerin her aşaması belgeleme süreciyle birlikte yürütülmüştür. Bronz eser grubunun yüzeyinde, toprakaltı ortamının etkisi, bölgedeki ılıman iklim koşulları, nem ve bitki örtüsünün olumsuz etkileri sonucunda, yer yer sert ve yumuşak kalker ve korozyon tabakaları oluşmuş, yüzeyleri toprak partikülleri ile kaplanmıştır. Patinaları ise kısmen korunmuştur. Yoğun korozyon oluşumu gözlenen eserlerde patina tabakası korunamamıştır. Eserlerin temizliğinde mikromotor, çapak uç temizleyici, bisturi, enjeksiyon iğnesi, yumuşak uçlu fırça ve %50 saf aseton- %50 saf alkol solüsyonu yardımı ile kuru ve ıslak mekanik temizlik yöntemleri uygulanmıştır. Patina tabakası korunamayan eserler üzerindeki korozyon ise kısmen temizlenmiş ve stabil hale getirilmiştir.

Bronz Eserlerin Temizlik Uygulaması

NÜMİZMATİK ÇALIŞMALARI

 Sillyon’da 2022 yılı kazı çalışmaları sırasında yüzeyden 2 tanesi gümüş, 120 tanesi bronz olmak üzere toplam 122 adet sikke ve 2 adette Bizans Dönemi kurşun mühür bulunmuştur. Sikkelerden, 1 adedi Klasik, 19 adedi Hellenistik, 5 adedi Roma Şehir, 6 adedi Roma İmparatorluk, 47 adedi Bizans ve 42 adedi İslami Dönem sikkeleri iken 2 adet sikkenin dönemleri belirlenememiştir. Buluntular MÖ 5.-4. yüzyıl aralığı ile MS 17. yüzyıl aralığında tarihlenmektedir.

 

EPİGRAFİ ÇALIŞMALARI

2022 yılı kazı çalışmalarında yeni bir yazıt bulunmamıştır. Bu nedenle bu yılki epigrafik çalışmalar kapsamında daha önce kopyalanmış ama okunması tereddütlü bazı yazıtlar tekrar kopyalanmış ve fotoğraflanmıştır.

Epikrafi Çalışmaları

 

JEOFİZİK ÇALIŞMALARI

 Kültürel mirasın korunması için Sur ve Sur dibinde yapılması planlanan payandalar için 2 adet Sismik Çalışma gerçekleştirilmiştir. Yapılan çalışma neticesinde sırasıyla Neritik Kireçtaşı-Kumtaşı bulunan sahanın, ölçü yapılan kısımlarında içi kil-kum dolu birikinti konilerinden oluşan neritik kireçtaşları izlenmiştir. VS30 hızlarında gözlemlenen değerler bu teoremi destekler niteliktedir. Yekpare bir şekilde bulunan kireçtaşlarının parçalanarak eğim aşağı doğru birikinti göstermesi ve üzerinin ve içinin kil-kum tabakası ile dolu olduğu düşünülmektedir. Poisson oranlarının çok gevşek çıkmasının sebebinin de bundan dolayı olduğu düşünülmektedir. Yanı sıra, sırasıyla Elastisite Modülü, Kayma Modülü ve Bulk Modülünde gözlemlenen değerlerde de durum aynı şekildedir.

 Oluşturulan Sillyon Sonlu Elemanlar Ağı Örneği 

JEOLOJİ ÇALIŞMALARI

Çalışma sahasının güneybatı kesiminde yer alan çatlaklara 8 adet istasyon kurulmuştur. İlksel ölçümler 9 Nisan 2022 tarihinde yapılmıştır. İlksel ölçümün ardından 15 Haziran 2022 tarihinde bu istasyonlardan ikinci ölçümler alınmıştır. Ölçüm ve değişim değerleri aşağıdaki tablolarda sunulmuştur. Yamaç kenarlarından blok numuneler alınmıştır ve laboratuvar ortamında deneye uygun hale getirilip tek eksenli sıkışma dayanımı, Brazilian Deneyi (Dolaylı çekme) gerçekleştirilmiştir. Güneybatıda su çıkışının olduğu yerde 15.06.2022 tarihinde debi ölçümü yapılmış ve su çıkışının 1 lt/sn’den az olduğu tespit edilmiştir. Deneyler ISRM (2007) deney standartlarına uygun olarak yapılmıştır.

 Karot Makinesi ile Numune alımı

 

BİTKİ TEMİZLİĞİ VE ÇEVRE DÜZENLEMESİ ÇALIŞMALARI

Sillyon antik kenti 2022 yılı bitki temizliği ve çevre düzenlemesi çalışmaları, ilk olarak kazı çalışmaları yürütülmesinin planlandığı Stadion doğu tribünü ve çevresinde başlatılmış olup, kazı çalışmaları öncesinde söz konusu alanda herbisit bitki ilaçlaması ile otsu ve odunsu bitkilerin ağaç testeresiyle kesimi gerçekleştirilmiştir.

Stadion Bitki İlaçlama ve Ot Temziliği

 

PROJE ÇALIŞMALARI

 Sillyon Antik Kenti Anıtsal Yapıları Rölöve, Restitüsyon, Restorasyon, Statik, Elektrik, Makine, Peyzaj, Teşhir ve Tanzim Projesi

 Sillyon Antik Kenti Anıtsal Yapıları Projesi, kentin batı eteğinden başlayan ve belli bir noktada kentin ana caddesine bağlanarak akpropolise kadar devam eden güzergahta bulunan yapıların (Sırasıyla; Geleneksel Konut 1-2, Osmanlı Mescidi, Osmanlı Çeşmesi, Ana Kent Kapısı Kompleksi, Hellenistik Kule ve kendisine bağlanan sur duvarı, güzergâh üzerindeki Nekropol alanı ve Kale Mescidi) tüm detaylarıyla belgelenmesi, Rölöve, Restorasyon ve Restitüsyon projelerinin hazırlanması; bahsi geçen güzergâhın açılması ve çevre düzenlemesinin yapılması ile kentin batı kesiminde başlayıp Stadion yapısına kadar devam eden maliye hazinesine kayıtlı 118/13 parselin düzenlenerek bir arkeopark olarak kurgulanmasını kapsamaktadır.

Proje Kapsamındaki Yapı ve Güzergahların Hava Fotoğrafı Üzerinde Gösterimi

Geleneksel Türk Evleri (Laboratuvar 1-2)

 Stadion içerisinde ve çevresinde Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde kullanılmış konutlar bulunmaktadır. Bu yapılardan Arkeopark alanı içerisinde yer alan iki tanesi kısmi hasarlar hariç sağlam bir şekilde günümüze kadar gelebilmeyi başarmıştır. Bu iki yapının korunması için proje dahilinde rölöve, restitüsyon ve restorasyon çizimleri yapılmıştır. Yapılar tek katlı, açık sofalı plan tipinde sahiptir. Tek odalı bir ön girişten evin asıl yaşama mekânı olan odaya girilmektedir. Kapısı bugün olmayan odanın girişte yukarıda ahşap kapı kilidi mevcuttur. Dikdörtgen planlı odanın kuzey cephesinin ortasında; ocak ve ocağın iki yanında iki niş bulunmaktadır. Bir tanesinin ahşap pencere kanadı ve kilidi halen daha mevcut durumdadır. Mekânın doğu-batı duvarında niş şeklinde karşılıklı iki adet pencere mevcuttur. Pencere üst seviyelerinde ve ocak nişlerinin üzerinde 3 cephede olmak üzere ahşap raflar mevcuttur.

Geleneksel Türk Evi 1 ve 2

 

Osmanlı Çeşmesi

Osmanlı Çeşmesi Sillyon antik kentinin aşağı şehir kısmındaki Ana Kent Kapısı ile Osmanlı Mescidi arasındaki alanda yer almaktadır. Çeşme'nin kuzeyine ve güneyine devşirme iri düzgün kesme taşlar ile harçsız bir çevre duvarı örülmüştür. Tamamı irili ufaklı kesme taştan inşa edilen çeşme, yanlardaki ayaklara oturan yuvarlak bir kemere sahiptir. Yuvarlak kemer, ayakların üzerinde bulunan ve yukarı doğru genişleyen işlemesiz bir başlık üzerine oturmaktadır. Su haznesi bulunmayan çeşme, doğrudan doğruya su yoluna bağlanmıştır. Kemer nişi içinde, en alt kısımda, kaynak suyunun aktığı dışarı hafif çıkıntı yapan taş bir oluk yer almaktadır. Bu oluğun hemen üzerinde dikdörtgen biçimli küçük bir tas koyma nişi bulunmaktadır. Çeşmenin hemen önünde doğu-batı doğrultulu uzanan tek parça taşa oyulmuş bir yalak vardır. Çeşme yapısı günümüzde büyük oranda sağlam ve işlevini sürdürür durumdadır.

Osmanlı Çeşmesi Görünüş ve Restorasyon Çizimi 

Osmanlı Mescidi

Mescit Aşağı Kentin güneybatısında, Osmanlı Çeşmesi'nin yak. 30 m güneyinde ve Su Kemerinin hemen üst kotunda konumlanmaktadır. İki mekânı olan yapının beden duvarlarının büyük ölçüde tahrip olduğu ve mekanların örtü sisteminin tamamen yıkılmış olduğu görülmektedir. Kuzey mekânın güney duvarı ortasındaki açıklık doldurularak mihraba dönüştürülmüştür. Birbirine bitişik iki mekândan oluşan Aşağı Mescit yapısının dış cephesinin ve iç duvarlarının sıvalı olduğu görülmektedir. Osmanlı Mescidi'ne ait herhangi bir kitabe ve arşiv belgesi bulunmadığı için yapının kim tarafından ve ne zaman yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Fakat yapının mimari özellikleri göz önünde bulundurulduğunda güney mekânı ile kuzey mekanının farklı evrelerde inşa edildiği anlaşılmaktadır. Antalya ve çevresinin Fatih Sultan Mehmet zamanında kesin olarak Osmanlı Devleti hakimiyetine girmiş olması sebebi ile güneydeki mekânın en erken Fatih Sultan Mehmet zamanında (1451-1481) yapılmış olabileceği düşünülmektedir.

 Osmanlı Mescidi ve Rekonstrüksiyon çizimi

Ana Kent Kapısı

Ana Kent Kapısı, Akropolisin güneybatı eteğinde ve Akropolise giden Rampalı Caddenin başladığı yerde kuzeydoğu-güneybatı yönde konumlanmaktadır5. Yapı araziye göre yön bulmuş ve doğrudan sağlam kayalık bir zemine oturtulmuştur. Kapı; kare planlı iki kapı kulesi ve bu kulelerin bitiminden itibaren içe doğru bir yay çizerek merkeze uzanan hilal şeklindeki iki duvarın oluşturduğu yarım yuvarlağı geçen planda bir iç avludan oluşmaktadır. Merkezde birleşen avlu duvarları üzerinde yer alan bir kapıyla da kentte giriş sağlanmaktadır. Bu sıra dışı kompleks yapı, kenti çevreleyen dış surun üzerindeki en büyük giriş ve kente hem yaya hem de arabalı trafiğin geçişini sağlayan tek giriş olması gibi özelliklerinden dolayı Ana Şehir Kapısı olarak adlandırılmıştır. Ana Kent Kapısı MÖ II. yüzyılda inşa edilmiştir.

Ana Kent Kapısı Hava Fotoğrafı ve  Plan/Restorasyon Çizimi 

Ana Cadde

Ana Cadde, Ana Kent Kapısından başlayıp, buradan kuzey istikametinde yak. 325 m ilerledikten sonra Kapı 2’ye ulaşır. Kapı 2’den yaklaşık 200 m kuzeydoğu yönde devam ettikten sonra dirsek yapıp, güneydoğu yönde yaklaşık 35 m sonra Kapı 4 ’e bağlanır; fakat burada bitmez. Bu kapıdan da aynı yönde yaklaşık 43 m devam ederek Akropolis Kuzey Kapısı ile sonlanır. Bununla beraber arazi şekilleri göz önünde bulundurulduğunda Akropolise arabayla veya yüklü bir şekilde ulaşmak için kullanılan tek yolun tüm Sillyon tarihi boyunca burası olduğu anlaşılmaktadır.

 Kentin Ana Caddesi ve Kent İçindeki Konumu

Nekropol Alanı Çevre Düzenlemesi

Sillyon Nekropolisi, kentin güneybatı, kuzeybatı ve kuzey yamacına yayılmıştır. Mezarların oryantasyonunda doğu-batı, kuzeydoğu-güneybatı, kuzey-güney yönleri tercih edilmiş, bazen de topoğrafyaya göre mezar yönü belirlenmiştir. Nekropolis alanı tamamen topografyaya ve kentin jeolojik yapısına göre şekillenmiştir. Özellikle kuzeybatı alanda bulunan her kaya yükseltisi adeta bir gömü alanı olarak kullanılmış gibidir. Mezarların bir kısmı kompleksler halinde düzenlenmiş ve mezarlar arasına geçişler için dar sokaklar yapılmıştır. Nekropolis alanında khamosorion, kule mezar, lahit ve kayaya oygu gibi mezar tipleri ön plandadır. Yoğun bir şekilde görülen khamosorion tipi mezarlarda toprak üstünde kalan çoğu örneğinin soyulduğu, kapaklarının devrildiği görülmektedir. Bu nedenle khamosorion mezarların iç düzenlenmesi ve nasıl örtüldükleri hakkında kesin bir fikir sahibi olmak zordur.

 Sillyon Nekropol Alanı ve Rölöve Çizimi 

 

Helenistik Kule ve Sur Duvarı

 Bugüne kadar yapılan araştırmalarda “Helenistik Kule” olarak nitelendirilen yapı, akropolis’in batısında, Roma Hamamının yaklaşık 130 m kuzeyinde ve kentin batı tarafını çevreleyen aşağı şehir savunma hattı üzerinde kuzey-güney yönlü konumlanmaktadır. Çatı bölümüne kadar korunmuş bu yapı, aynı zamanda kente girişi sağlayan kapı işlevini de görüyordu. Yapının çatı seviyesine kadar korunması işlevselliği ve savunma mimarisi gibi konularda birçok ipucu vermekte ve bu konularda bazı ayrıntıları daha açık görmemize olanak sağlamaktadır. Kulenin zemin katı 5,55 x 4,19 m ölçüleriyle kareye yakın bir plandadır. Duvar kalınlığı bu katta 0,75 m’dir. Zemin katın toplam yüksekliği 5.02 m’dir. Güney duvarda kemerli bir adet giriş bulunmaktadır. Burası kule üzerinden kente kuzey batıdan geçişi sağlayan ve ilk kademesi kuzey duvarda olan küçük/yan bir giriştir.

 3 Katlı Kulenin Kat Planları 

Kale Mescidi

 Kale Mescidi, akropolisin kuzeybatı bölümünde, Akropolis Kuzey Kapısı'ndan başlayarak kentin içine doğru devam eden caddenin kavşak yaptığı yerde bulunmaktadır. Yapı, çevredeki yapılardan sökülen devşirme bloklar ve çokgen taş malzemeyle inşa edilmiştir. İnşasında tamamen taş malzeme kullanılan yapının üst örtüsünün de taş malzemeden oluşu dikkati çekmektedir. Mescit, kare planlı bir ibadet mekânı (harim) ile 31 kuzey cephesine eklenen dikdörtgen planlı bir ön avludan oluşmaktadır. Kare planlı mescidin kuzey yönünde bir giriş bölümü bulunmaktadır. İki mekânlı mescidin tek kubbe ile örtülü harim bölümüne kuzeydeki dikdörtgen bir kapı ile girilmektedir. Beden duvarları daha çok kesme blok taşlardan oluşan mescidin kubbeye geçişi Türk üçgenleri ile sağlanmıştır. Yapıda herhangi bir kitabe veya süsleme unsuru bulunmamaktadır. Mescidin kuzeybatı yöndeki giriş mekânı temel seviyelerine kadar yıkılmış, sadece kuzeydoğu köşede bir bölüm sağlam kalmıştır.

 Kale Mescidi Restorasyon ve  Rekonstrüksiyon çizimi 

 

Menü