TÜBİTAK 1001 : Proje No 124S711 

Bilim Dalımızda son yıllarda yürütülen önemli projelerden bir tanesi; “Yüksek yağlı diyetle beslenen farelerde aktif fazda uygulanan zaman kısıtlı beslenme ve yüzme egzersizinin merkezi ve periferik organlarda saat genlerinin ekspresyonu, DNA metilasyonu üzerine etkilerinin ve bu süreçlerde rol oynayan fizyolojik yolakların incelenmesi” isimli TÜBİTAK 1001 projesidir.

Günümüzde sağlığın korunması, obezitenin önlenmesini amaçlayan beslenme protokollerinde alınan besinin türü ve miktarı kadar, alındığı zaman diliminin de önemli olduğu anlaşılmıştır. Bu sebeple, yeni bir beslenme protokolü olarak gıda alımının canlının biyolojik olarak aktif olduğu saatlerle (insanlar için gün ışığına maruz kalınan gündüz saatleri) sınırlandığı biyolojik ritimle uyumlu zaman-kısıtlı beslenme (TRF)’ye ilgi artmıştır. Öte yandan, çağımızın önemli bir hastalığı olan obeziteye karşı diyet ve egzersiz birlikte önerilmektedir. Özellikle büyük kas gruplarının kullanılmasını içeren yüzme egzersizlerinin faydaları iyi bilinmektedir.

Proje kapsamında insanlardaki obeziteyi taklit etmek için özel bir fare türü (C57BL/6) 4 hafta boyunca yüksek yağlı diyetle beslenmiş, daha sonra bu fareler gruplara ayrılmış; 8 hafta süresince yüksek yağlı diyete ek olarak bir kısmına zaman-kısıtlı beslenme, bir gruba 30 dk/gün, 5 gün/hafta yüzme egzersizi, bir diğerine de hem zaman-kısıtlı beslenme hem de yüzme egzersizi uygulanmıştır.

Çalışmanın Mevcut Verileri  

  • Normal bir beslenme düzenine sahip deneklerde beslenmenin biyolojik olarak aktif olunan saatlerle sınırlandırılması ve bu beslenme planının egzersizle desteklenmesi kilo kaybına sebep olur.
  • Yüksek yağlı diyetle beslenmek 6 hafta içinde beyin, karaciğer ve kas dokusunda biyolojik ritmimizi düzenleyen genler ve proteinler üzerine olumsuz etkiler göstererek obeziteye neden olur.
  • Diyetle yüksek oranda yağ almaya devam edilirken sadece yemek süresinin biyolojik olarak aktif saatlerle sınırlandırılması ve bu beslenme planının egzersizle desteklenmesi kilo vermeye yol açar.
  • Yüksek yağlı diyetle beslenenlerde biyolojik ritimle uyumlu zaman-kısıtlı beslenme kilo vermek konusunda yüzme egzersizine göre daha etkili görünmektedir. Zaman-kısıtlı beslenme protokolünün biyolojik ritmimizi düzenleyen genler ve proteinler üzerinde olumlu düzenleyici etkileri olduğuna dair güçlü kanıtlar elde edilmiştir.
  • Diyetle yüksek oranda yağ alan obez deneklerde yemek süresinin biyolojik olarak aktif saatlerle sınırlandırılması ve beraberinde egzersiz yapılması kan şekerinin düzenlenmesi üzerine olumlu etkiler oluşturur. Açlık kan şekeri üzerine bu olumlu etkilerin ortaya çıkmasında egzersizin genetik mekanizmaları kullanarak beslenmeye göre daha baskın rol oynadığı görülmüştür.
  • Diyetle yüksek oranda yağ alınması özellikle karın bölgesinde yağlanmaya sebep olur.
  • Yüksek yağlı diyetle beslenen obez deneklerde yemek süresinin biyolojik olarak aktif saatlerle sınırlandırılması karın içi yağlanmayı azaltırken, çalışmada uygulanan yüzme egzersizinin karın yağları üzerinde olumlu etkisi gözlenmemiştir.

Çalışma, yüksek yağlı diyet tüketmek suretiyle obezite geliştirilen deneklerde beslenmenin aktif saatlerle sınırlandırılması ve egzersiz yaptırılmasının genetik ve epigenetik mekanizmaların aydınlatılması üzerinde yoğunlaşarak devam etmektedir. Projeden elde edilecek verilerin beslenme bozuklukları ve obezite tedavisinde besin alımının zamanlaması ve egzersizi içeren farmakolojik olmayan tedaviler geliştirilmesine katkı sağlayacağı öngörülmektedir.

Bu çalışma, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBITAK) tarafından 124S711 numaralı proje ile desteklenmiştir. Projeye verdiği destekten ötürü TÜBITAK’a teşekkürlerimizi sunarız.