Panel Özeti
VI. ULUSAL HİDROLOJİ KONGRESİ PANEL ÖZETİ
24 Eylül 2010 tarihinde, VI. Hidroloji Kongresi Kapanış Paneli, Pamukkale Üniversitesi Kongre-Kültür Merkezi’nde yapılmış, yaklaşık 90 dakika sürmüş ve Panel’e 10 panelist katılmıştır. Panelde konuşmacılara oturuş sırasına göre söz verilmiş, daha sonra salondan soru/katkılar alınmış ve Panel kapanış konuşmasıyla sona ermiştir. Panel konuşmaları kayıt alına alınmış, çözümlenmiş ve özetlenerek kaleme alınmıştır. Panele katılanlar izleyiciye göre soldan sağa: Prof. Dr. Halil Karahan (Pamukkale Üniversitesi, Panel Yöneticisi), Prof. Dr. Ünal A. Şorman (ODTÜ, Emekli), Kevser Şentürk (DSİ), Prof. Dr.Gökmen Tayfur (İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü), Prof. Dr. N. Orhan Baykan (Pamukkale Üniversitesi), Prof. Dr. Hızır Önsoy (Karadeniz Teknik Üniversitesi), Prof. Dr. Beyhan Yeğen (İstanbul Teknik Üniversitesi), Prof. Dr. Bihrat Önöz (İstanbul Teknik Üniversitesi), Prof. Dr. Orhan Uslu (Bahçeşehir Üniversitesi), Prof. Dr. Erol Keskin (Süleyman Demirel Üniversitesi), Prof. Dr. Mahmut Çetin (Çukurova Üniversitesi). Sırayla söz alan Panelistler özetle:
Prof. Dr. Halil Karahan (Pamukkale Üniversitesi, Panel Yöneticisi), kısa bir açılış konuşmasından sonra sözü sırayla konuşmacılara vermiştir. Kevser Şentürk (DSİ) 2. Turda konuşacağını beyan etmiştir.
Prof. Dr. Ünal A. Şorman (ODTÜ, Emekli), izleyicilere çeşitli sorular soracağını, bunların yanıtını kendinin de bilmediğini, üstünde düşünülmesi gereken noktalar olduğunu belirttikten sonra, “hidrolojik parametrelerin sürekliliği yeterli mi?”, “Veri Bankası var mı?”, “veri bilgiye dönüşüyor mu?”, “Kurumlardan alınan veriler bilgiye dönüştürüldükten sonra kurumlara geri dönüyor mu?”, “örnek çalışma havzaları genelleştirilebiliyor mu?, “çeşitli çağdaş yöntemlerin yeterince kullanımı sağlanabiliyor mu?”, “teknik personele eğitim verilebiliyor mu?, “aynı dil ve terminoloji kullanılabiliyor mu?”, “su ve havza yönetimi sağlanabiliyor mu?, “su kaynaklarının planlama çalışmalarında yol haritası hazırlanacak mı?”,
demiştir.
Kevser Şentürk (DSİ), tüm Panelistlerden sonra konuşacağını beyan etmiştir.
Prof. Dr. Gökmen Tayfur (İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü), 5 noktaya değineceğini belirttikten sonra, üniversitelere dönük olarak: 1. iklim değişikliğinin su kaynaklarına etkisine (nicelik, nitelik ve genel sirkülasyon modelleri bakımından) ilişkin çalışmalar az; 2. kar hidrolojisi çalışmalarının sayısı az; 3. Yeraltısuyu hidrolojisi çalışmalarına ağırlık verilmeli; 4. Çekile yüksek lisans, doktora öğrencisi sıkıntısı çekilmektedir, sayılarının arttırılması için önlemler alınmalıdır; 5. Çağdaş yöntemler için başka ülkelerin değil, Türkiye’nin verileri seçilmeli ve olayın fiziği göz ardı edilmemelidir,
demiştir.
Prof. Dr. N. Orhan Baykan (Pamukkale Üniversitesi), farklı 5 noktaya değineceğini söyledikten sonra; 1. Hidroloji kongrelerinde suyun hukuk boyutuna değinilmediğini, bu Kongre’de kendisinin de yazar olduğu tek bir bildirinin bulunduğu, bundan sonraki Kongrelerde bu konunun da içeriğe alınmasının uygun olacağını; 2. Ulusal Hidroloji Kongre LOGO’sunun gelenekselleşmesi gerektiğini, 4 ve 6. Kongrelerde kullanılan LOGO’nun Ulusal Hidroloji Kongresi LOGOsu olarak kesinleşmesini; 3. Kurumlar ile üniversitelerin ilişkilerin yumuşatılması gerektiğini; 4. Kurumlararası ortak proje ölçütleri oluşturulmasını gerektiğini, bunun için Kurum-Üniversite temsilcilerinden oluşan bir çalışma grubunun oluşturulmasını; 5. Bir sonraki Kongrenin yerinin Devlet Kurumları tarafından değil, gelenekselliğin bozulmayarak yine üniversiteler tarafından yapılmasını, bunun için de görevin yine Anadolu Üniversitelerinden birine verilmesinin uygun olacağını,
belirtmiştir.
Prof. Dr. Hızır Önsoy (Karadeniz Teknik Üniversitesi), hidrolojinin yeni bir dal olarak 1960’lardan itibaren üniversitelerde okutulmaya başlandığı, bu nedenle daha fazla çaba gösterilmesi gerektiği; Ulusal Hidroloji Kongrelerinin 2 yılda bir düzenlenmelerinin uygun olacağı; su menşeli afetlerin halka gidilerek anlatılmaları; ilgili kurum ve kuruluşların bir araya gelmelerindeki sıkıntının giderilmesi; can kaybını sıfıra indirgeyecek önlemlerin alınması (bu arada 1229’dan beri Doğu Karadeniz’de su menşeli doğal afetlerden 736 kişinin canından olduğunu belirtmiştir),
gibi konulara değinmiştir.
Prof. Dr. Beyhan Yeğen (İstanbul Teknik Üniversitesi), çağdaş yöntemler kullanılırken işin fiziğinin kaçırıldığına değinerek, yapılan yayınların uygulamanın gereksinmelerine ne ölçüde yanıt verdiği; yeraltısuyu çalışmalarının daha fazla önem verilmesi; hidrometeorolojik veri sıkıntısının çözülmesi gerekliliği ve ölçüm ağı optimizasyonuna gidilmesi,
gibi konulara değinmiştir.
Prof. Dr. Bihrat Önöz (İstanbul Teknik Üniversitesi), bu Kongre’de gençlerin öne çıkarılmalarını takdirle karşıladığını, bunda payı olan hocalara şükranlarını sunduğunu; bu tip Kongrelerde bir araya gelinmesinin öneminin büyük olduğunu; gelecekte hidrolojiye olan gereksinmenin daha da artacağı; güvenli sonuçlara ancak güvenli verilerle ulaşılabileceğini ve bu nedenle yeni açılacak istasyonlarla daha güvenli verilerin oluşturulabileceği; hidroloji eğitiminde uygulamaya dönük konulara daha çok yer verilmesini; çalışmaların Türkiye’nin sorunlarını çözmeye yönelik olarak yapılması; Kurumların akademik çalışma yapmaya başlamalarının takdirle karşılanması gerektiği; projelerde sıkça kullanılan maksimum ve minimum değerlerin daha özenle ve duyarlılıkla belirlenmesi
gibi konularda görüş belirtmiştir.
Prof. Dr. Orhan Uslu (Bahçeşehir Üniversitesi), Türkiye’nin su kaynaklarını geliştirmede çok yol almış bir ülke olarak artık uluslararası boyutta da kendini göstermeye başlamasına vurgu yaparak, özellikle Akdeniz ülkelerinin su kaynaklarının geliştirilmesinde bir Türkiye’nin bir de Fransa’nın ağzına baktıklarını; 30 yıldır çevre konularıyla uğraşan biri olarak “hidrolojinin su kalitesi boyutu” na önem verilmesi ve su kalitesine ilişkin veri eksikliğini giderecek önlemlerin alınmaya başlanması; her türlü hidrolojik ve hidrometeorolojik verinin ticari meta olamayacağı, kamu parasıyla üretilen verinin kamuya belirli bir bedelle geri dönmesinin düşünülemeyeceğini, bu tip verilere ABD’de ulaşılabilirken Türkiye’de ulaşılamadığını, Türkiye’nin buradan gelecek paraya gereksinmesi bulunmadığı; bir öneri olarak ise, genç akademisyenleri yüreklendirmek için, en iyi poster, en iyi bildiri gibi ödüllerin konulması ve bunlar için Kongrelerde özel bir etkinliğe gidilmesinin yararlı olacağı,
konularının üstünde durmuştur.
Prof. Dr. Erol Keskin (Süleyman Demirel Üniversitesi), çağımızın çalkantı (türbülans) çağı olduğuna vurgu yaparak, ezber bozmanın gerekliliğine değinmiş; önce bölge, sonra havza ve daha sonra ülke sorunlarına “ortak akıl” yönetimiyle gidilmesi gereğine gönderide bulunmuş; bir öneri olarak, adının değiştirilebilir olacağını da belirterek, “Su Kaynakları Türk Milli Komitesi” adıyla bir komite kurulmasını, bunun bir “Sivil Toplum Kuruluşu (STK)” olarak işlev görmesinin uygun olacağını ve 1979’dan beri Hidroloji Kongre’lerine sunulmuş bildirilerin böyle bir STK’nin WEB sitesindeki yayımlanmasının yararlı bir hizmet olacağını,
belirtmiştir.
Prof. Dr. Mahmut Çetin (Çukurova Üniversitesi), Devlet Dairelerinin katılımlarının artması umuduyla, veri sıkıntısına değinmiş; meteorolojik veri yanı sıra tarımsal veri eksikliğini de giderecek önlemlerin alınmasına atıfta bulunarak, akarsulara bırakacak suyun bölgeselliğin de dikkate alınarak belirgin bir standartlaşmaya gidilmesine,
değinmiştir.
Son olarak söz alan Kevser Şentürk (DSİ), VII. Ulusal Hidroloji Kongresi’ne DSİ olarak talip olduklarını, ancak aksine karar çıkarsa saygı duyacaklarını ve başarılar dileyeceklerini belirtmiştir. Bunun yanı sıra, mevcut Ulusal Hidroloji Komisyonu’nun çeşitli alt komisyonlardan oluştuğunu, 1200 kişiye ulaşıldığını, bunların geliştirilmesi ve etkinleştirilmesi gerektiğini, ancak dar bir kadro ile çalışıldığını konuşmasına eklemiştir.
Böylelikle biten 1. turdan sonra salondakilere söz verilmiş, genel anlamda yapılan öneri ve katkılar aşağıda özetlenmiştir:
Devlet Kuruluşlarından Kongre’ye katılanlar kendi adlarına konuşmayı yeğlemişler, verilerin bedelsiz olmasını; Hidroloji Kongrelerinin Üniversitelerce düzenlenmesinin uygun olacağını; Kongrelerin 2 yılda bir olmasının bazı avantajlar getireceğini; Ulusal Hidroloji Komisyonu varken yeni bir oluşuma gidilmemesini ve bu komisyon aracılığıyla belli ölçülerde fon da yaratılacağını; ham verilerin homojenliklerinin değerlendirildikten sonra yayımlanmalarının uygun olacağı; verilerin şirketlere bedelsiz verilmesinin zarar getirmeyeceği, aksine dolaylı yararları olacağı; kamu kuruluşlarının üniversiteleri “buyursunlar gelsinler” biçiminde değil, “davet usulü” ile çağırmalarının daha şık olacağını; üniversitelerde yapılan çalışmaların yukarıdan bir otorizasyon gelmediği sürece kamu kuruluşlarının masalarında bekletildiği ve sık sık personel değişikliklerinin sürekliliğe ket vurduğu; Türkçe yayımlanan bir Su (Hidroloji) Dergisi eksikliği; TMMOB’nin Teknik Dergisinin yapısının değiştirilerek, alt dergi grupları oluşturulmasını uygun olacağı; 2 yıl yerine 3 yıllık sürelerde Kongre yapılmasının gerekçesi olarak diğer etkinliklerle çakışmalarının engellenmesinin amaçlandığı; daha önceki kongrelerde yer alan bildirilerin taranarak belli bir WEB sitesinde yayımlanmasının yararlı olacağı (6. Kongre’ninkiler zaten hazır denmiştir); sorunları belirten bir dilekçenin imzalanarak ilgili Bakan’a verilmesinin bazı gelişmeleri hızlandıracağı ve VII. Ulusal Hidroloji Kongresi’nin Süleyman Demirel Üniversitesinde (Isparta) yapılmasının, gerek kadro gerekse diğer olanaklar bakımından uygun olacağını belirten konuşmalar yapılmış katkılar sunulmuştur.
VII. Ulusal Hidroloji Kongresi’ne başka bir talip olmadığından, bir sonraki Kongre’nin yine bir Anadolu üniversitesi olan Süleyman Demirel Üniversitesi’nce 2013 yılında düzenlenmesi ve yürütülmesine karar verilmesi itibar görmüştür.
Yaklaşık 1,5 saat süren Panel, yeni evsahibine başarı dilekleriyle sona ermiştir.