TC. Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi
Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı

SAÇ DÖKÜLMESİ (TELOGEN EFFLUVIUM) HAKKINDA BILGILENDIRME

Telogen effluvium (TE), saç foliküllerinin normal yaşam döngüsünün bozulması sonucu, anagen (büyüme) fazındaki saçların erken bir şekilde telogen (dinlenme/dökülme) fazına geçmesiyle karakterize, sikatrisyel (iz bırakmayan) bir saç dökülmesi türüdür. Genellikle saçlı deride yaygın (diffüz) bir seyrelme ile kendini gösterir ve tetikleyici faktör ortadan kalktığında saçların yeniden çıkması mümkündür.

Aşağıda TE'nin nedenleri, mekanizması, tanısı ve tedavisi hakkında detaylı bilgiler sunulmuştur:

1. Hastalığın Tanımı ve Fizyopatolojisi

Normalde saçlı derideki kılların %80-90'ı anagen (büyüme), %5-10'u telogen (dinlenme) fazındadır. TE durumunda ise anagen fazdaki saçların %7-35 gibi büyük bir oranı ani bir şekilde telogen fazına geçer ve bu durum 1-3 ay sonra aşırı dökülmeye neden olur.

Mekanizmaya Göre Alt Tipler:

a)     Ani Anagen Salınımı (Immediate Anagen Release): Yüksek fizyolojik stres durumlarında foliküllerin erken dönemde dinlenme fazına geçmesidir. En yaygın mekanizmadır.

b)     Gecikmiş Anagen Salınımı (Delayed Anagen Release): Özellikle doğum sonrası dönemde görülür. Gebelik hormonları saçları uzun süre büyüme fazında tutar; doğumdan sonra hormonların düşmesiyle bu saçlar topluca dökülme fazına girer.

Süreye Göre Sınıflandırma:

a)     Akut TE: Dökülme tetikleyici olaydan 2-3 ay sonra başlar ve genellikle 6 aydan kısa sürer.

b)     Kronik TE: Dökülme 6 aydan uzun sürer. Genellikle orta yaşlı kadınlarda görülür ve saç yoğunluğunda azalma yavaş ilerler.

2. Nedenler ve Risk Faktörleri

TE, genellikle vücudun maruz kaldığı fiziksel veya psikolojik streslere bir tepki olarak ortaya çıkar.

a)     Fizyolojik ve Psikolojik Stres: Doğum, büyük cerrahi operasyonlar, yüksek ateşli hastalıklar, hızlı kilo kaybı ve ciddi duygusal stres yaygın tetikleyicilerdir.

b)     Beslenme Eksiklikleri: Demir eksikliği (düşük ferritin seviyeleri) ile TE arasında güçlü bir ilişki vardır. Yapılan çalışmalarda TE hastalarında ferritin seviyeleri kontrol gruplarına göre anlamlı derecede düşük bulunmuştur. Ayrıca D vitamini, çinko ve B12 eksiklikleri de rol oynayabilir.

c)     İlaçlar: Birçok ilaç TE'yi tetikleyebilir. Bunlar arasında retinoidler (izotretinoin, asitretin), beta blokerler, ACE inhibitörleri, antikoagülanlar (varfarin, heparin ve yeni oral antikoagülanlar), antidepresanlar, antitiroid ilaçlar ve oral kontraseptifler bulunur. Ayrıca sitotoksik ilaçlar "atrofik telogen effluvium" adı verilen bir tabloya yol açabilir. Minoxidil tedavisine başlandığında veya tedavi kesildiğinde de geçici bir dökülme (shedding) görülebilir.

d)     Sistemik Hastalıklar: Tiroid fonksiyon bozuklukları (hipo/hipertiroidi),, dermatomiyozit, ikincil sifiliz ("alopecia specifica diffusa") ve seboreik dermatit yaygın saç dökülmesine neden olabilir.

e)     Saç Ekimi Sonrası: Saç ekimi ameliyatlarından sonra donör veya ekim alanında geçici olarak TE (şok dökülme) görülebilir.

3. Belirtiler ve Tanı

Hastalar genellikle saçlarının tutamlar halinde döküldüğünden, tararken veya yıkarken ellerine çok fazla saç geldiğinden şikayet ederler.

a)     Klinik Muayene: Saçlı deride yaygın bir seyrelme görülür, ancak tam kellik oluşmaz. Genellikle inflamasyon, pullanma veya skar (iz) yoktur.

b)     Çekme Testi (Pull Test): Aktif dökülmeyi değerlendirmek için yapılır. Saçlı derinin farklı bölgelerinden yaklaşık 50-60 saç teli tutulup çekildiğinde, 3-6'dan fazla telin gelmesi testin pozitif olduğunu ve aktif bir TE sürecini gösterir.

c)     Ayırıcı Tanı (Androgenetik Alopesiden Ayrım): TE, kadın tipi dökülme (FPHL) ile karışabilir. FPHL'de saç foliküllerinde minyatürizasyon (incelme) ön plandadır, TE'de ise minyatürizasyon beklenmez.

                        i.         Yıkama Testi: Hasta 5 gün saçını yıkamaz ve sonra yıkar. Dökülen saçlar incelenir; TE'de dökülenler uzun terminal kıllardır, FPHL'de ise kısa ve ince (vellus) kıllar da dökülür.

                      ii.         Biyopsi: Tanı kesin değilse biyopsi yapılabilir. Terminal/vellus saç oranı 8:1'den büyükse kronik TE, 4:1'den küçükse androgenetik alopesi (FPHL) tanısı konur.

                     iii.         Trikoskopi: TE için spesifik bir bulgu yoktur, ancak iyileşme döneminde kısa, dik büyüyen saçlar (upright regrowing hairs) görülebilir.

4. Tedavi Yaklaşımı

TE tedavisinde temel amaç, altta yatan tetikleyici faktörü bulmak ve düzeltmektir.

a)     Tetikleyicinin Giderilmesi: Eksik vitamin ve minerallerin (özellikle demir ve ferritin) yerine konması, tiroid bozukluklarının tedavisi veya şüpheli ilacın (mümkünse 3 aydan uzun süreyle) kesilmesi önerilir.

b)     Minoxidil: Androgenetik alopesiyi maskeleyen durumlarda veya kronikleşen vakalarda saç büyüme fazını (anagen) uzatmak için topikal minoxidil kullanılabilir.

c)     Hasta Eğitimi: Hastalara bu durumun genellikle geçici olduğu, kelliğe yol açmayacağı ve tetikleyici faktör düzeltildikten sonra saçların 6-12 ay içinde yeniden çıkacağı anlatılarak psikolojik destek sağlanmalıdır. Saç protezleri veya kozmetik kamuflaj yöntemleri, yoğun dökülme dönemlerinde hastanın yaşam kalitesini artırabilir.

Hastalığın sikatrisyel (kalıcı) bir kellik yapmadığı ve foliküllerin korunduğu unutulmamalıdır.


Hazırlayan: Prof. Dr. Ahmet Metin