TC. Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi
Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı

Siğiller (Verrucae) Hakkında Hasta Bilgilendirme Rehberi

Aşağıdaki bilgiler, sağlanan tıbbi kaynaklara dayanarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tıbbi tavsiye yerine geçmez; tanı ve tedavi için mutlaka bir dermatoloji uzmanına başvurunuz.

1. Hastalığın Kısa Tanımı

Siğiller (tıbbi adıyla verrucae), İnsan Papilloma Virüsü (HPV) adı verilen bir virüsün neden olduğu, deri ve mukozalarda görülen iyi huylu (benign) büyümelerdir. Derinin üst tabakasında kalınlaşma ve kabarıklık şeklinde kendini gösterirler. Vücudun herhangi bir yerinde oluşabilirler ancak en sık eller, ayaklar ve yüzde görülürler.

2. Bu Hastalık Neden Olur?

Siğillerin temel nedeni İnsan Papilloma Virüsü (HPV) enfeksiyonudur.

a)     Virüs Tipleri: 100'den fazla HPV tipi tanımlanmıştır ve farklı tipler vücudun farklı bölgelerinde siğillere neden olur. Örneğin, HPV tip 1, 2, 4, 27 ve 57 sıklıkla deri siğillerine (yaygın ve plantar siğiller) neden olurken, HPV 6 ve 11 genellikle anogenital (genital bölge) siğillerden sorumludur.

b)     Bulaşma: Virüs, enfekte deriyle doğrudan temas veya virüs bulaşmış eşyalarla (örneğin havlu, zemin) temas yoluyla bulaşır. Derideki küçük çatlaklar veya sıyrıklar virüsün girişini kolaylaştırır.

c)     Risk Faktörleri: Bağışıklık sisteminin durumu önemlidir. Bağışıklığı baskılanmış kişilerde (örneğin organ nakli olanlar) siğiller daha sık görülür ve tedaviye dirençli olabilir. Nemli ortamlar ve derinin bütünlüğünün bozulması (travma) riski artırır.

3. Belirtiler ve Bulgular

Siğillerin görünümü yerleşim yerine ve HPV tipine göre değişir:

a)     Yaygın Siğiller (Verruca Vulgaris): Genellikle ellerde, parmaklarda ve tırnak çevresinde görülür. Sert, pürüzlü, karnabahar benzeri bir yüzeye sahip, deri renginde veya grimsi kabarıklıklardır. Üzerlerinde siyah noktacıklar (tromboze kılcal damarlar) görülebilir.

b)     Ayak Tabanı Siğilleri (Verruca Plantaris): Ayak tabanında, basınca maruz kalan bölgelerde görülür. Nasırla karıştırılabilir ancak üzerindeki deri çizgilerinin (dermatogliflerin) kesintiye uğraması ve siyah noktacıkların varlığı ile ayırt edilir. Yürüme sırasında ağrıya neden olabilirler.

c)     Düz Siğiller (Verruca Plana): Yüz, ellerin üst kısmı ve bacaklarda görülen, hafifçe kabarık, düz tepeli, pürüzsüz yüzeyli, ten rengi veya kahverengimsi küçük papüllerdir. Genellikle çok sayıdadır.

d)     İpliksi Siğiller (Filiform Siğiller): Genellikle yüz, boyun, göz kapakları ve dudaklarda görülen, ince, parmak benzeri uzantıları olan siğillerdir.

e)     Genital Siğiller (Kondiloma Aküminata): Genital ve anal bölgede görülen, yumuşak, nemli, karnabahar benzeri veya düz lezyonlardır.

4. Bulaşıcı mı? Başkalarına Geçer mi?

Evet, siğiller oldukça bulaşıcıdır.

a)     Kişiden Kişiye: Doğrudan cilt teması ile başkalarına geçebilir.

b)     Kendi Kendine Bulaşma (Otoinokülasyon): Kişi kendi siğilini kaşıyarak veya tıraş ederek virüsü vücudunun diğer bölgelerine yayabilir. Tırnak yeme alışkanlığı olanlarda tırnak çevresinde siğil yaygındır.

c)     Dolaylı Bulaşma: Virüs bulaşmış yüzeylerden (banyo zeminleri, havuz kenarları) veya eşyalardan geçebilir.

5. Kimlerde Daha Sık Görülür?

a)     Yaş: En sık çocuklarda ve genç yetişkinlerde görülür. Okul çağındaki çocuklarda yaygındır.

b)     Bağışıklık Durumu: Organ nakli alıcıları, HIV/AIDS hastaları veya bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullanan kişilerde görülme sıklığı ve şiddeti artar.

c)     Meslek Grupları: Et, balık ve kümes hayvanları ile uğraşan kişilerde el siğilleri daha sık görülebilir ("kasap siğili").

6. Tanı Nasıl Konur?

a)     Klinik Muayene: Dermatologlar genellikle lezyonun tipik görünümüne bakarak tanı koyabilirler.

b)     Dermoskop: Deriyi büyüterek inceleyen bu cihazla siğillerdeki tipik "siyah noktalar" (damarlar), "kurbağa yumurtası" benzeri görünüm ve deri çizgilerinin kesintiye uğraması gibi özellikler görülerek nasırlardan ayrılabilir.

c)     Biyopsi: Tanının şüpheli olduğu durumlarda veya tedaviye dirençli lezyonlarda, diğer deri tümörlerini (örneğin skuamöz hücreli karsinom) dışlamak için küçük bir parça alınarak patolojik inceleme yapılabilir.

7. Tedavi Seçenekleri

Siğillerin önemli bir kısmı, özellikle çocuklarda, 2 yıl içinde kendiliğinden geçebilir (%60 oranında). Ancak ağrı, kozmetik kaygı veya yayılma riski varsa tedavi önerilir. Tek bir "kesin" tedavi yoktur, bazen kombine tedaviler gerekebilir.

a)     Topikal Tedaviler (Sürme İlaçlar):

                        i.         Salisilik Asit: Reçeteli veya reçetesiz satılan, siğili yumuşatarak soyan (keratolitik) bir ajandır. Günlük uygulama gerektirir ve sabır ister. Etkilidir ve birinci basamak tedavilerden biridir.

                      ii.         Kriyoterapi (Dondurma Tedavisi): Sıvı azot kullanılarak siğilin dondurulması işlemidir. Ağrılı olabilir ve bazen su toplayabilir. Genellikle 2-4 hafta arayla birkaç seans gerektirir.

                     iii.         Podofilotoksin / İmikimod: Genellikle genital siğillerin tedavisinde hasta tarafından uygulanan kremlerdir. İmikimod bağışıklık sistemini uyararak etki eder.

                     iv.         5-Fluorourasil (5-FU): Hücre çoğalmasını durduran bir ilaçtır, dirençli vakalarda kullanılabilir.

                       v.         Çinko (Topikal): Çinko oksit veya çinko sülfat içeren kremlerin siğil tedavisinde etkili olabileceğine dair çalışmalar vardır.

b)     Sistemik Tedaviler (Ağızdan):

                        i.         Oral Çinko Sülfat: Bağışıklık sistemini destekleyerek dirençli ve çoklu siğillerde etkili olabildiği gösterilmiştir. Ancak mide bulantısı gibi yan etkileri olabilir.

                      ii.         Simetidin: Bir mide ilacı olmasına rağmen, bağışıklık düzenleyici etkisi nedeniyle bazen siğil tedavisinde kullanılır, ancak etkinliği tartışmalıdır.

c)     Prosedürler:

                        i.         Elektrokoter (Yakma): Siğilin elektrik akımıyla yakılarak temizlenmesidir.

                      ii.         Lazer Tedavileri: Pulsed dye lazer (PDL) veya CO2 lazer, damarları hedef alarak veya dokuyu buharlaştırarak etki eder. Diğer tedavilere yanıt vermeyen vakalarda tercih edilebilir.

                     iii.         İntralezyonel Enjeksiyonlar: Siğil içine Candida antijeni, Mumps (kabakulak) antijeni veya Bleomisin gibi maddelerin enjekte edilmesidir. Bağışıklık sistemini siğile karşı uyarır.

8. Günlük Yaşam Önerileri

a)     Temastan Kaçınma: Siğillerinizi kaşımayın, koparmayın veya ısırmayın. Bu, virüsün tırnak çevresine veya yüze yayılmasına neden olabilir.

b)     Ayak Bakımı: Ayaklarınızı kuru tutun. Halka açık duşlarda, havuz kenarlarında ve soyunma odalarında terlik kullanın.

c)     Kişisel Eşyalar: Havlu, tırnak makası, tıraş bıçağı gibi kişisel eşyalarınızı başkalarıyla paylaşmayın.

d)     Kapatma: Siğillerin üzerini yara bandı ile kapatmak bulaşmayı azaltabilir.

9. Korunma ve Alevlenmeyi Önleme

a)     Cilt bütünlüğünü koruyun; tırnak etlerini koparmaktan kaçının.

b)     Nemli ortamlarda çıplak ayakla dolaşmaktan kaçının.

c)     Genital siğillerden korunmak için cinsel temas sırasında prezervatif kullanımı riski azaltır ancak tamamen önlemez. HPV aşısı (Gardasil 9 gibi), siğillere neden olan HPV tiplerine (Tip 6 ve 11) karşı yüksek koruma sağlar.

10. Sık Sorulan Sorular

  1. Siğiller tamamen iyileşir mi?
    Evet, tedavi ile veya kendiliğinden geçebilirler. Ancak virüs deride kalabileceği için bağışıklık düştüğünde tekrarlama riski her zaman vardır.
  2. Siğiller kansere dönüşür mü?
    Yaygın deri siğillerinin kanserleşme riski çok düşüktür. Ancak genital siğillere neden olan bazı HPV tipleri rahim ağzı, penis veya anüs kanseri ile ilişkili olabilir. Bağışıklığı baskılanmış kişilerde siğiller kanser öncüsü lezyonlara dönüşebilir.
  3. Hangi doktora gitmeliyim?
    Dermatoloji (Cildiye) uzmanına başvurmalısınız.
  4. Siğil duası veya incir sütü işe yarar mı?
    Tıbbi kaynaklarda bu yöntemlerin kanıtlanmış bir yeri yoktur. Siğillerin plasebo (telkin) etkisiyle veya kendiliğinden geçme ihtimali olduğu için bu tür yöntemler bazen işe yarıyor gibi görünebilir.
  5. Genital siğilim var, çocuğuma geçer mi?
    Doğum sırasında anneden bebeğe geçiş nadir de olsa mümkündür ve bebekte solunum yolu papillomlarına (laringeal papillomatozis) neden olabilir.
  6. Siğil köklü müdür?
    Halk arasında "kökü var" denilen yapılar, aslında siğili besleyen kılcal damarlardır. Siğil derinin üst tabakasında (epidermis) yerleşir, derin organlara kök salmaz.
  7. Yaktırmak mı dondurmak mı daha iyi?
    Her iki yöntem de etkilidir. Seçim siğilin yerine, tipine ve hastanın tercihine göre doktor tarafından yapılır.
  8. Nasır ile siğil arasındaki fark nedir?
    Nasır basınca bağlı deri kalınlaşmasıdır ve genellikle ağrılıdır; siğil ise viral bir enfeksiyondur. Siğilde siyah noktacıklar görülebilir ve deri çizgileri bozulur; nasırda deri çizgileri devam eder.

11. Ne Zaman Doktora Başvurmalıyım?

a)     Siğilleriniz ağrılıysa, kanıyorsa veya şekil değiştiriyorsa.

b)     Yüzünüzde veya cinsel organlarınızda siğil varsa.

c)     Şeker hastalığınız (diyabet) varsa ve ayaklarınızda siğil çıktıysa (ayak yaralarına yol açabilir).

d)     Bağışıklık sisteminiz zayıfsa.

e)     Evde uyguladığınız tedavilere rağmen siğiller geçmiyor veya çoğalıyorsa.

f)      Siğil olup olmadığından emin değilseniz (bazı deri kanserleri siğile benzeyebilir).

12. Doktor Randevusunda Sorulabilecek Sorular

  1. Bu lezyon kesin olarak siğil mi, yoksa başka bir şey olabilir mi?
  2. Benim için en uygun tedavi yöntemi hangisidir? (Krem, dondurma, lazer vb.)
  3. Tedavi ne kadar sürer, kaç seans gelmem gerekir?
  4. Tedavi sırasında veya sonrasında nelere dikkat etmeliyim?
  5. Siğilin tekrarlamaması için ne yapabilirim?
  6. Ailemdeki diğer kişilere bulaşmaması için ne yapmalıyım?
  7. Genital siğil ise, partnerimin de muayene olması gerekir mi?


Hazırlayan: Prof. Dr. Ahmet Metin