TC. Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi
Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı

UYUZ (SCABIES) HAKKINDA HASTA BILGILENDIRME REHBERI

Aşağıdaki bilgiler, sağlanan tıbbi kaynaklara dayanarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tıbbi tavsiye yerine geçmez; tanı ve tedavi için mutlaka bir dermatoloji uzmanına başvurunuz.

1. Hastalığın Kısa Tanımı

Uyuz (scabies), Sarcoptes scabiei var. hominis adı verilen mikroskobik bir akarın (böceğin) neden olduğu, deride şiddetli kaşıntı ve döküntülerle seyreden bir deri istilasıdır (enfestasyonudur). Akarlar derinin üst tabakasına tüneller açarak yerleşir, yumurtlar ve yaşam döngülerini burada sürdürürler. Özellikle geceleri artan inatçı kaşıntı hastalığın en belirgin özelliğidir. Dünya genelinde yaygın bir halk sağlığı sorunudur ve her yaştan insanı etkileyebilir.

2. Bu Hastalık Neden Olur?

Hastalığın tek nedeni, insanlara özgü olan uyuz akarıdır (Sarcoptes scabiei var. hominis).

a)     Yaşam Döngüsü: Dişi akarlar derinin içine girerek tüneller kazar ve buraya günde 2-4 yumurta bırakır. Yumurtalardan çıkan larvalar olgunlaşarak yeni akarlara dönüşür. Bu döngü, tedavi edilmediği sürece devam eder.

b)     Bulaşma: Temel bulaşma yolu, enfekte bir kişiyle doğrudan, uzun süreli (genellikle 15-20 dakika süren) ten tene temastır. Tokalaşma gibi kısa temaslarla bulaşma nadirdir. Ancak kabuklu uyuz (Norveç uyuzu) gibi ağır vakalarda veya yoğun akar yükü olan durumlarda, giysiler, çarşaflar ve havlular (fomitler) aracılığıyla dolaylı bulaşma da mümkündür.

c)     Risk Faktörleri: Kalabalık yaşam koşulları (yurtlar, bakım evleri, kışlalar), yoksulluk ve hijyen eksikliği bulaşma riskini artırır, ancak hastalık her sosyoekonomik düzeyde görülebilir.

3. Belirtiler ve Bulgular

Belirtiler, ilk kez uyuz olan kişilerde bulaşmadan 4-6 hafta sonra ortaya çıkarken, daha önce geçirmiş kişilerde 1-3 gün içinde başlayabilir.

a)     Sık Görülen Belirtiler:

                        i.         Şiddetli Kaşıntı: Özellikle geceleri artan ve uykudan uyandırabilen inatçı kaşıntı en temel belirtidir.

                      ii.         Tüneller (Sillon): Deride grimsi, beyaz veya ten renginde, iplik benzeri, 5-10 mm uzunluğunda tüneller. Bunlar akarın derideki yolunu gösterir.

                     iii.         Döküntüler: Kırmızı papüller (kabartılar), veziküller (su dolu kabarcıklar) ve kaşıntıya bağlı sıyrıklar.

b)     Yerleşim Yerleri: En sık parmak araları, el bilekleri, koltuk altları, bel çevresi, göbek deliği çevresi, kalçalar, kadınlarda meme uçları ve erkeklerde genital bölge (penis ve skrotum) tutulur.

c)     Bebek ve Çocuklarda: Avuç içi, ayak tabanı, yüz, boyun ve saçlı deri de etkilenebilir; bu bölgeler yetişkinlerde genellikle tutulmaz.

d)     Kabuklu Uyuz (Norveç Uyuzu): Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde veya yaşlılarda görülen, deride kalın kabuklanmalarla (hiperkeratoz) seyreden, milyonlarca akarın bulunduğu ve çok bulaşıcı olan ağır bir formdur. Bu formda kaşıntı hafif olabilir veya olmayabilir.

4. Bulaşıcı mı? Başkalarına Geçer mi?

Evet, uyuz oldukça bulaşıcıdır. Genellikle aynı evde yaşayan kişiler ve cinsel partnerler arasında yayılır. Belirtiler ortaya çıkmadan önceki kuluçka döneminde de kişi hastalığı bulaştırabilir. Bu nedenle, evdeki herkesin şikayeti olmasa bile aynı anda tedavi edilmesi gerekir.

5. Kimlerde Daha Sık Görülür?

a)     Çocuklar: Kreş ve okul gibi toplu alanlarda yakın temas nedeniyle risk altındadırlar. Dünyada en yüksek görülme sıklığı çocuklardadır.

b)     Yaşlılar ve Bakım Evi Sakinleri: Bağışıklık sisteminin zayıflaması ve toplu yaşam nedeniyle salgın riski yüksektir.

c)     Bağışıklığı Baskılanmış Kişiler: HIV/AIDS hastaları, organ nakli alıcıları veya uzun süreli kortizon kullananlarda daha şiddetli formlar (kabuklu uyuz) görülebilir.

6. Tanı Nasıl Konur?

a)     Klinik Muayene: Doktorunuz, gece kaşıntısı öyküsü ve tipik döküntü dağılımına (parmak araları, bilekler vb.) bakarak tanı koyabilir.

b)     Dermoskopi: Deriyi büyüterek inceleyen cihazla, akarın kendisine ait "delta işareti" (üçgen şeklinde baş kısmı) ve arkasında bıraktığı tünel görüntüsü aranır.

c)     Mikroskopi: Şüpheli lezyonlardan (tünellerden) bistüri ile kazıntı örneği alınarak mikroskop altında akar, yumurta veya dışkı (scybala) aranır. Bu kesin tanı yöntemidir.

d)     Mürekkep Testi: Tünelleri görünür kılmak için şüpheli bölgeye mürekkep sürülüp silinebilir; mürekkep tünelin içine dolarak zikzaklı bir çizgi oluşturur.

7. Tedavi Seçenekleri

Tedavi sadece hastaya değil, hastayla yakın temastaki herkese (aynı evde yaşayanlar, cinsel partnerler) eş zamanlı uygulanmalıdır.

a)     Topikal Tedaviler (Sürme İlaçlar):

                        i.         Permetrin %5 Krem: En sık kullanılan ve genellikle ilk tercih edilen tedavidir. Boyundan aşağı (bebeklerde ve yaşlılarda yüz ve saçlı deri dahil) tüm vücuda sürülür, 8-14 saat bekletilip yıkanır. Genellikle 1 hafta sonra tekrar edilmesi önerilir.

                      ii.         Sülfürlü Merhemler (Kükürt): Özellikle bebeklerde (2 aydan küçük), hamilelerde ve emzirenlerde güvenli bir seçenektir. Genellikle 3 gece üst üste uygulanır.

                     iii.         Benzil Benzoat: %10-25'lik losyon formları vardır. Cildi tahriş edebilir, çocuklarda dikkatli kullanılmalıdır.

b)     Ağızdan İlaçlar (Sistemik):

                        i.         İvermektin: Topikal tedavilerin başarısız olduğu, uygulamanın zor olduğu veya kabuklu uyuz vakalarında kullanılır. Genellikle 200 µg/kg dozunda tek seferde alınır ve yumurtadan çıkacak yeni akarları öldürmek için 1-2 hafta sonra tekrarlanır. 15 kg altı çocuklarda ve hamilelerde rutin olarak önerilmez (ancak bazı ülkelerde kullanımı vardır).

c)     Kabuklu Uyuz Tedavisi: Genellikle ağızdan ivermektin ve topikal tedavilerin (permetrin veya benzil benzoat) kombinasyonu ile birlikte, kabukları soymak için keratolitik (deri soyucu) ajanlar kullanılır.

8. Günlük Yaşam Önerileri

a)     Ev Temizliği (Dezenfeksiyon): İlaç tedavisine başlanan gün, hastanın ve temaslıların son 3-4 gün içinde kullandığı tüm giysiler, çarşaflar ve havlular en az 50°C’de yıkanmalı ve kurutulmalıdır.

b)     Yıkanamayan Eşyalar: Yıkanamayan eşyalar (ayakkabı, mont vb.) ağzı sıkıca kapatılmış bir plastik torbada en az 3 gün (tercihen 7 gün) bekletilmelidir; akarlar insan vücudu dışında 3 günden fazla yaşayamazlar.

c)     Kaşıntı Yönetimi: Tedavi başarılı olsa bile kaşıntı "post-skabietik kaşıntı" olarak 2-4 hafta daha devam edebilir. Nemlendiriciler, antihistaminikler ve doktor önerisiyle topikal kortizonlu kremler kaşıntıyı hafifletmek için kullanılabilir.

9. Korunma ve Alevlenmeyi Önleme

a)     Hastalığın tekrarlamaması için en kritik nokta, belirtisi olsun olmasın tüm aile bireylerinin aynı anda tedavi edilmesidir.

b)     Tedavi talimatlarına (ilacın vücutta kalma süresi, tekrar dozu) harfiyen uyulmalıdır.

c)     Tırnaklar kısa kesilmeli ve temiz tutulmalıdır; akarlar ve yumurtalar tırnak altında saklanabilir.

d)     Tedavi sonrası kaşıntının devam etmesi (2-4 haftaya kadar) normaldir, ancak döküntüler artarsa veya yeni tüneller oluşursa doktora başvurulmalıdır.

10. Sık Sorulan Sorular

a)     Uyuz kendiliğinden geçer mi? Hayır, uyuz tedavi edilmezse kendiliğinden geçmez ve kişide yıllarca devam edebilir, ayrıca başkalarına bulaşmaya devam eder.

b)    Hayvanlardan uyuz bulaşır mı? Hayvanlardaki uyuz türü (S. scabiei var. canis vb.) insanlarda tam olarak yerleşemez. İnsana geçerse geçici bir kaşıntı yapar ancak insan uyuzu gibi çoğalmaz ve genellikle kendiliğinden geçer (Zoonotik uyuz).

c)     Tedaviden sonra kaşıntım neden geçmedi? Ölü akarların ve dışkılarının deride yarattığı alerjik reaksiyon nedeniyle kaşıntı, başarılı tedaviden sonra bile 4 haftaya kadar sürebilir. Bu, tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmez.

d)    Hamilelikte hangi ilacı kullanabilirim? Hamilelerde genellikle Permetrin veya Sülfürlü (kükürtlü) karışımlar tercih edilir. İvermektin gibi ağızdan alınan ilaçlar genellikle önerilmez, ancak doktor kararıyla risk/fayda değerlendirmesi yapılabilir.

e)     Evdeki herkesin tedavi olması şart mı? Evet, bu kural tedavinin en önemli parçasıdır. Belirtisi olmayan kişiler de taşıyıcı olabilir ve hastalığı tekrar bulaştırabilir.

f)     Sirke veya bitkisel yağlar uyuzu geçirir mi? Çay ağacı yağı gibi bazı bitkisel ürünlerin akarları öldürebildiğine dair çalışmalar olsa da, bunlar standart tıbbi tedavilerin yerini tutmaz ve kesin çözüm olarak önerilmez.

g)    Çocuğum okula ne zaman dönebilir? Genellikle ilk tedavinin (uygulamanın) tamamlanmasından (örneğin permetrin sürüldükten 8-14 saat sonra yıkandıktan) 24 saat sonra okula dönebilirler.

h)    İlaçlara karşı direnç var mı? Evet, bazı bölgelerde permetrine karşı direnç veya duyarlılık azalması bildirilmiştir. Bu durumlarda doktorunuz farklı tedaviler (ivermektin, benzil benzoat) önerecektir.

11. Ne Zaman Doktora Başvurmalıyım?

a)     Vücudunuzda özellikle geceleri artan şiddetli kaşıntı ve döküntüler varsa.

b)     Aile bireylerinde benzer kaşıntı şikayetleri başladıysa.

c)     Tedaviye rağmen 4 hafta sonra kaşıntı geçmediyse veya yeni döküntüler çıkıyorsa.

d)     Kaşıdığınız yerlerde sarı kabuklanma, akıntı, sıcaklık artışı veya ağrı varsa (bakteriyel enfeksiyon/impetigo gelişmiş olabilir).

12. Doktor Randevusunda Sorulabilecek Sorular

  1. Bu hastalığın tanısı kesin mi, mikroskobik inceleme yapacak mısınız?
  2. Verdiğiniz kremi tam olarak nasıl ve nerelere sürmeliyim? (Yüz, saçlı deri, genital bölge dahil mi?)
  3. İlacı kaç saat vücudumda bekletmeliyim?
  4. İkinci bir doz uygulamam gerekiyor mu, ne zaman yapmalıyım?
  5. Evdeki eşyaları temizlemek için ne yapmalıyım?
  6. Kaşıntım ne zaman tamamen geçecek?
  7. Çocuğumun okuluna haber vermeli miyim?
  8. Tedavinin işe yaramadığını nasıl anlarım?


Hazırlayan: Prof. Dr. Ahmet Metin