TC. Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi
Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı

 

SİFİLİZ (FRENGİ HASTALIĞI) HASTA BILGILENDIRME REHBERI

Bu metin tıbbi tavsiye yerine geçmez; tanı ve tedavi için mutlaka bir dermatoloji uzmanına başvurunuz.

1. Hastalığın Kısa Tanımı

Sifiliz, Treponema pallidum adı verilen bir bakterinin neden olduğu, cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyondur. Halk arasında "Frengi" olarak da bilinir. Tedavi edilmediğinde kalp, beyin ve diğer organlarda ciddi hasarlara yol açabilen sistemik bir hastalıktır, ancak doğru antibiyotik kullanımıyla tamamen tedavi edilebilir. Hastalık genellikle aşamalar halinde ilerler ve "büyük taklitçi" olarak bilinir çünkü belirtileri birçok başka hastalıkla karışabilir.

2. Bu Hastalık Neden Olur?

Sifiliz, Treponema pallidum bakterisinin neden olduğu bir enfeksiyondur.

a)     Bulaşma Yolları: Temel bulaşma yolu, vajinal, anal veya oral seks sırasında oluşan doğrudan temastır. Bakteri, ciltteki veya mukozadaki (ağız, genital bölge) küçük sıyrıklardan vücuda girer.

b)     Anneden Bebeğe Geçiş: Hamile bir kadın, enfeksiyonu doğmamış bebeğine (fetüse) plasenta yoluyla veya doğum sırasında geçirebilir; buna konjenital (doğuştan) sifiliz denir.

c)     Kan Yolu: Nadiren kan transfüzyonu ile bulaşabilir, ancak modern kan tarama yöntemleri sayesinde bu risk çok düşüktür.

3. Belirtiler ve Bulgular

Hastalık; birincil, ikincil, gizli (latent) ve üçüncül (geç) olmak üzere dört evrede ilerler.

Sık Görülen Belirtiler (Erken Dönemler):

a)     Şankr (Chancre): Birincil evrede, bakterinin vücuda girdiği yerde (genellikle penis, vajina, anüs veya ağızda) ağrısız, sert, kenarları belirgin, tek veya birden fazla yara (ülser) oluşur. Bu yara genellikle tedavi edilmese bile 3-6 hafta içinde kendiliğinden iyileşir.

b)     Deri Döküntüsü: İkincil evrede, genellikle kaşıntısız olan, gövdede, avuç içlerinde ve ayak tabanlarında kırmızı veya kırmızı-kahverengi döküntüler görülür.

c)     Grip Benzeri Belirtiler: Ateş, boğaz ağrısı, kas ağrıları, yorgunluk ve lenf bezlerinde şişme görülebilir.

d)     Kondiloma Lata: Genital bölge, koltuk altı gibi nemli bölgelerde siğil benzeri, gri-beyaz, kabarık lezyonlar oluşabilir.

e)     Saç Dökülmesi: Saçlı deride "güve yeniği" manzarası şeklinde bölgesel saç dökülmeleri yaşanabilir.

Daha Az Görülen ve Geç Dönem Belirtiler:

a)     Gizli (Latent) Dönem: İkincil evre belirtileri kaybolduktan sonra hastalık hiçbir belirti vermeden yıllarca vücutta kalabilir.

b)     Üçüncül (Geç) Sifiliz: Tedavi edilmeyen hastaların bir kısmında yıllar sonra ortaya çıkar. Kalp damarlarında (aortit, anevrizma), kemiklerde ve iç organlarda "gumma" adı verilen yumuşak tümör benzeri yapılar ve ciddi hasarlar oluşabilir.

c)     Nörosifiliz: Sinir sistemini etkileyerek baş ağrısı, menenjit, felç, demans (bunama), kişilik değişiklikleri ve denge sorunlarına yol açabilir.

Uyarı İşaretleri (Bebeklerde):

a)     Konjenital sifilizli bebeklerde doğumda belirti olmayabilir veya avuç içi ve ayak tabanlarında soyulan döküntüler, burun akıntısı ("snuffles"), karaciğer-dalak büyümesi ve kemik gelişim bozuklukları görülebilir.

4. Bulaşıcı mı? Başkalarına Geçer mi?

Evet, sifiliz bulaşıcıdır. Özellikle birincil (yara dönemi) ve ikincil (döküntü dönemi) evrelerde, aktif lezyonlarla (yara veya döküntü) doğrudan temas yoluyla cinsel partnerlere geçer.

a)     Yanlış Bilinenler: Sifiliz; tuvalet oturağı, kapı kolu, yüzme havuzu, sıcak küvet, ortak kullanılan giysiler veya yemek takımları ile bulaşmaz [1600 numaralı kaynakta temas gerekliliği vurgulanmıştır, dolaylı temas nadirdir].

5. Kimlerde Daha Sık Görülür?

a)     Cinsel Olarak Aktif Bireyler: Korunmasız cinsel ilişkiye girenler ve çok sayıda cinsel partneri olanlar risk altındadır.

b)     Erkekler: Özellikle erkeklerle seks yapan erkeklerde (MSM) görülme sıklığı son yıllarda artış göstermiştir.

c)     HIV Pozitif Bireyler: Sifiliz yaraları HIV bulaşma riskini artırır ve HIV ile enfekte kişilerde sifiliz daha sık görülür.

d)     Hamileler: Enfeksiyonu bebeğe geçirme riski nedeniyle tüm hamileler risk grubu olarak değerlendirilir ve taranmalıdır.

6. Tanı Nasıl Konur?

Sifiliz tanısı genellikle kan testleri ile konur, ancak fiziksel muayene de önemlidir.

a)     Kan Testleri (Seroloji): İki aşamalı test yapılır.

                        i.         Tarama Testleri (Non-treponemal): VDRL veya RPR gibi testler kullanılır. Bunlar enfeksiyonun aktivitesini gösterir ve tedavi takibinde kullanılır.

                      ii.         Doğrulama Testleri (Treponemal): TPHA, TP-PA veya FTA-ABS gibi testler, bakteriye özgü antikorları arar ve tanıyı kesinleştirir.

b)     Karanlık Saha Mikroskopisi: Erken evredeki yaradan alınan sıvıda bakterinin (spiroketin) mikroskop altında doğrudan görülmesi ile tanı konabilir.

c)     BOS İncelemesi (Belden Sıvı Alma): Nörolojik belirtileri olan hastalarda beyin omurilik sıvısı (BOS) incelenerek nörosifiliz tanısı konur.

7. Tedavi Seçenekleri

Sifiliz, uygun antibiyotiklerle tamamen tedavi edilebilir.

a)     Enjeksiyon Tedavisi (Penisilin):

                         i.         Benzatin Penisilin G: Erken evre sifiliz (birincil, ikincil ve erken latent) için tercih edilen standart tedavi, tek doz kas içine yapılan uzun etkili penisilin iğnesidir. Geç latent evrede veya süresi bilinmeyen enfeksiyonlarda genellikle 1 hafta arayla 3 doz uygulanır.

                       ii.         Kimler İçin: Bebekler, çocuklar ve yetişkinler dahil tüm hastalar için en etkili ilaçtır. Gebelikte güvenle kullanılabilen tek tedavidir.

b)     Alternatif Antibiyotikler (Penisilin Alerjisi Olanlar İçin):

                         i.         Doksisiklin (Doxycycline): Penisilin alerjisi olan ve hamile olmayan yetişkinlerde, genellikle 14-28 gün boyunca ağızdan hap olarak kullanılır.

                       ii.         Seftriakson (Ceftriaxone): Bazı durumlarda kas içi veya damar yoluyla günlük iğne şeklinde kullanılabilir.

                      iii.         Uyarı: Hamilelerde doksisiklin kullanılmaz; penisilin alerjisi olan hamileler, hastanede "duyarsızlaştırma" (desensitizasyon) işlemi yapılarak penisilin ile tedavi edilmelidir.

c)     Nörosifiliz Tedavisi:

                         i.         Beyin veya göz tutulumu varsa, genellikle 10-14 gün boyunca hastanede damardan (IV) sulu kristalize penisilin G tedavisi gerekir.

Önemli Uyarı (Jarisch-Herxheimer Reaksiyonu): Tedavinin başlamasından kısa bir süre sonra (genellikle ilk 24 saat içinde) ateş, baş ağrısı ve kas ağrıları görülebilir. Bu, bakterilerin ölürken salgıladığı maddelere karşı vücudun verdiği geçici bir tepkidir ve alerji değildir.

8. Günlük Yaşam Önerileri

a)     Cinsel Perhiz: Tedavi tamamlanana ve yaralar tamamen iyileşene kadar cinsel ilişkiden kaçınılmalıdır.

b)     Partner Bildirimi: Eşinizin veya cinsel partnerlerinizin de test edilmesi ve gerekirse tedavi edilmesi şarttır; aksi takdirde enfeksiyonu tekrar kapabilirsiniz (reinfeksiyon).

c)     Takip: Tedaviden sonra doktorunuzun belirttiği aralıklarla (genellikle 3, 6 ve 12. aylarda) kan testlerini tekrarlatarak iyileşmenin gerçekleştiğinden emin olmalısınız.

9. Korunma ve Alevlenmeyi Önleme

a)     Güvenli Cinsellik: Lateks kondomların doğru ve sürekli kullanımı riski azaltır, ancak yaralar kondomun kapatmadığı bölgelerdeyse bulaşma yine de olabilir.

b)     Tek Eşlilik: Karşılıklı tek eşlilik riskini en aza indirir.

c)     Düzenli Test: Çok sayıda cinsel partneriniz varsa veya risk grubundaysanız düzenli olarak sifiliz ve diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar için test yaptırın.

10. Sık Sorulan Sorular

Soru 1: Sifiliz tamamen iyileşir mi? Cevap: Evet, doğru antibiyotik tedavisiyle enfeksiyon tamamen temizlenir. Ancak tedavi, enfeksiyonun daha önce vücutta yarattığı kalıcı hasarları (örneğin sinir hasarını) geri döndüremeyebilir.

Soru 2: Hastalığı bir kez geçirdim, tekrar yakalanır mıyım? Cevap: Evet. Sifiliz geçirip iyileşmek, tekrar yakalanmanızı engellemez. Vücut bu hastalığa karşı kalıcı bağışıklık geliştirmez.

Soru 3: Hamileyim, bebeğime zarar verir mi?
Cevap: Evet, tedavi edilmezse düşük, ölü doğum veya bebekte ciddi sağlık sorunlarına (konjenital sifiliz) yol açabilir. Ancak hamilelik sırasında yapılan penisilin tedavisi hem anneyi iyileştirir hem de bebeği korur.

Soru 4: Sifiliz sadece cinsel organlarda mı belirti verir?
Cevap: Hayır. Birincil yara ağızda veya makatta da olabilir. İkincil evredeki döküntüler avuç içi ve ayak tabanlarında görülebilir.

Soru 5: Hangi doktora gitmeliyim?
Cevap: Deri ve Zührevi Hastalıklar (Dermatoloji), Enfeksiyon Hastalıkları veya Üroloji/Kadın Doğum uzmanlarına başvurabilirsiniz.

Soru 6: Penisilin alerjim var, ne yapmalıyım?
Cevap: Doktorunuza mutlaka söyleyin. Penisilin dışındaki antibiyotikler (doksisiklin vb.) kullanılabilir. Hamileyseniz, özel bir yöntemle penisiline alıştırılarak tedavi edilmeniz gerekebilir.

Soru 7: Kan testlerim ne zaman negatif olur?
Cevap: Başarılı tedaviden sonra VDRL/RPR test değerleri zamanla düşer ve negatifleşir. Ancak "treponemal" testler (TPHA vb.) genellikle hayat boyu pozitif kalabilir; bu, hastalığın devam ettiğini göstermez, sadece "geçirilmiş" olduğunu gösterir.

Soru 8: Yaralarım acımıyor, yine de sifiliz olabilir miyim?
Cevap: Evet. Sifilizin ilk belirtisi olan şankr (yara) genellikle ağrısızdır ve bu nedenle gözden kaçabilir.

11. Ne Zaman Doktora Başvurmalıyım?

a)     Genital bölgenizde, ağzınızda veya makatınızda iyileşmeyen, ağrısız bir yara fark ederseniz.

b)     Vücudunuzda, özellikle avuç içi ve ayak tabanlarınızda nedeni bilinmeyen döküntüler oluşursa.

c)     Cinsel partnerinizin sifiliz veya başka bir cinsel yolla bulaşan hastalığı olduğunu öğrenirseniz.

d)     Hamileyseniz ve hiç test yaptırmadıysanız, doğum öncesi kontrollerde mutlaka doktorunuza danışın.

12. Doktor Randevusunda Sorulabilecek Sorular

a)     Hastalığımın evresi nedir? (Erken, geç, latent?)

b)     Hangi tedaviyi alacağım ve ne kadar sürecek?

c)     Cinsel partnerim de tedavi olmalı mı?

d)     Tedavinin işe yaradığını anlamak için ne zaman kontrole gelmeliyim?

e)     HIV testi de yaptırmalı mıyım? (Sifiliz, HIV riskini artırabilir).

Hazırlayan: Prof. Dr. Ahmet Metin