TC. Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi
Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı
Dishidrotik Ekzema Hasta Bilgilendirme Rehberi
1. Hastalığın Kısa Tanımı
Dishidrotik ekzema (dishidroz veya pomfoliks olarak da bilinir), genellikle avuç içlerinde, ayak tabanlarında ve parmakların yan kısımlarında aniden ortaya çıkan, çok şiddetli kaşıntılı, derine yerleşmiş ve içi berrak sıvı dolu küçük kabarcıklarla (vezikül) karakterize akut ve tekrarlayan bir deri hastalığıdır. Bu kabarcıklar dışarıdan bakıldığında "tapyoka pudingi" (veya sago) benzeri tanecikli bir görünüme sahiptir. İlerleyen kronik evrelerde kabarcıkların yerini ciltte soyulma, pullanma, çatlaklar (fissür) ve deride kalınlaşma alabilir.
2. Bu Hastalık Neden Olur?
Hastalığın adı "dishidroz" (terleme bozukluğu) olsa da, günümüzde ter bezlerinin fonksiyon bozukluğu ile doğrudan bir ilişkisi olmadığı bilinmektedir; bu nedenle bu isim aslında yanıltıcıdır. Kesin nedeni bilinmemekle birlikte (çoğu vaka idiyopatiktir), genetik ve çevresel faktörlerin birleşimi rol oynar. Hastalığın ortaya çıkmasına ve şiddetlenmesine yol açan başlıca tetikleyiciler şunlardır:
- Atopi: Saman nezlesi, astım veya atopik dermatit geçmişi (alerjik yatkınlık) olanlarda daha sık görülür.
- Stres: Duygusal stres ve psikolojik gerginlik atakları başlatabilir veya kötüleştirebilir.
- Temas Alerjenleri ve İrritanlar: Özellikle nikel, kobalt, kromat gibi metallerle, kauçuk, boyalar, balsamlar veya tahriş edici kimyasallar ve sabunlarla temas hastalığı tetikleyebilir.
- Aşırı Terleme (Hiperhidroz): Terlemenin doğrudan bir sonucu olmasa da, aşırı terleyen bireylerde şikayetlerin şiddetlendiği görülmektedir.
- Mantar Enfeksiyonları (İd Reaksiyonu): Ayaklarda veya başka bir bölgede bulunan "tinea pedis" (ayak mantarı) gibi mantar enfeksiyonlarına karşı vücudun verdiği alerjik bir tepki olarak ellerde dishidrotik ekzema atakları başlayabilir.
- Çevresel ve Diğer Faktörler: Sıcak hava, güneş ışığı (ultraviyole maruziyeti), sigara kullanımı ve damar içi immünoglobulin (IVIG) tedavileri de bilinen tetikleyicilerdendir.
3. Belirtiler ve Bulgular
En belirgin belirti; ellerin (özellikle parmakların yan kısımları ve avuç içi) ve/veya ayak tabanlarının simetrik olarak tutulduğu, aniden gelişen derine yerleşmiş şeffaf su kabarcıklarıdır. Bu veziküller bazen birleşerek daha büyük su toplamalarına (büllere) dönüşebilir. Çok şiddetli bir kaşıntı tablonun en belirgin özelliğidir, bazen buna yanma ve ağrı hissi de eşlik edebilir. Kabarcıklar kuruduktan sonra (kronik dönemde) ciltte kızarıklık, soyulma, kepeklenme ve derin çatlaklar oluşur. Ağrı ve şiddetli cilt hasarı nedeniyle yürümek veya elleri kullanmak zorlaşabilir. Hastalık tırnak matrisini etkilerse tırnaklarda şekil bozuklukları, enine çizgilenmeler veya çukurcuklar meydana gelebilir.
4. Bulaşıcı mı? Başkalarına Geçer mi?
Dishidrotik ekzema kesinlikle bulaşıcı değildir. Kabarcıkların içindeki berrak sıvı herhangi bir virüs ya da bakteri barındırmaz. Ancak hastalık nedeniyle cilt bariyeri bozulduğu için, aşırı kaşıma sonucu kişinin kendi cildine dışarıdan bakterilerin (örneğin Staphylococcus aureus) girmesiyle bulaşıcı olmayan ikincil cilt enfeksiyonları (iltihaplanma) gelişebilir.
5. Kimlerde Daha Sık Görülür?
Bu hastalık, el egzamalarının yaklaşık %5 ila %20'sini oluşturur. En sık 20 ila 40 yaş arasındaki genç ve orta yaşlı yetişkinleri etkiler. 10 yaşından küçük çocuklarda görülmesi nadirdir. Kadın ve erkekleri eşit oranda etkilemekle birlikte, Asya kökenli bireylerde diğer ırklara göre daha az görüldüğü bildirilmiştir.
6. Tanı Nasıl Konur?
Tanı büyük ölçüde doktorunuzun dinleyeceği tıbbi öykü ve "tapyoka pudingi" görünümlü kabarcıkların karakteristik klinik görünümü sayesinde konur. Doktorunuz ikincil bir mantar enfeksiyonunu dışlamak için cilt kazıntısı alarak mikroskobik inceleme (KOH testi) yapabilir. Hastalığın temas alerjilerinden mi kaynaklandığını tespit edebilmek amacıyla sırta uygulanan "Yama Testi" (Patch Test) istenebilir. Diğer deri hastalıklarından (püstüler sedef hastalığı, büllöz hastalıklar vb.) veya inatçı enfeksiyonlardan şüphelenilen özel ve nadir durumlarda tanıyı kesinleştirmek için lokal anesteziyle çok küçük bir parça alınarak deri biyopsisi yapılması gerekebilir.
7. Tedavi Seçenekleri
Hastalık derinin çok kalın bir tabakasına (avuç içi/ayak tabanı) yerleştiği ve pek çok farklı faktör tarafından tetiklendiği için tedavi zordur ve çok yönlü bir yaklaşım gerektirir.
- Topikal Tedaviler (Krem/Merhem): Tedavinin temelini çok güçlü topikal kortikosteroidler (kortizonlu kremler ve merhemler) oluşturur. Bu ilaçlar iltihabı ve kabarcık oluşumunu hızla baskılar.
- Uyarılar: Çok güçlü olduklarından uzun süreli kullanımları deride incelmeye (atrofi) neden olabilir, bu nedenle genellikle günde iki defayı aşmayacak şekilde sadece kısa süreli kullanılmalıdır.
- Kortizonsuz alternatifler olarak Takrolimus ve Pimekrolimus gibi kalsinörin inhibitörleri özellikle idame tedavisinde kullanılabilir. Yan etki olarak ilk kullanımlarda geçici bir batma veya yanma hissi yaratabilirler. Retinoid içerikli Beksaroten jelleri, kortizonlu kremlerle birlikte inatçı vakalarda önerilebilir. Akut alevlenmelerde kabarcıkların sızıntısını almak için alüminyum asetat (Burow solüsyonu) veya potasyum permanganatlı ıslak pansumanlar çok faydalıdır.
- Ağızdan İlaçlar: Şiddetli ve uykuyu bölen kaşıntı için sedatif (uyku yapıcı) özellikli antihistaminik haplar kullanılabilir. Hastalık standart tedavilere yanıt vermiyorsa, şiddetli akut alevlenmelerde kısa süreliğine ağızdan kortikosteroid tedavisi gerekebilir. Çok inatçı (kronik) ve diğer tedavilere dirençli el egzamalarında onaylanmış bir retinoid ilaç olan Alitretinoin hapları kullanılabilir.
- Yan Etkiler/Uyarılar: Alitretinoin gebelikte kesinlikle kontrendikedir (teratojeniktir) ve kolesterol/trigliserit artışına veya baş ağrısına yol açabilir.
- İkincil bakteri enfeksiyonu saptanırsa ağızdan uygun antibiyotikler başlanır.
- Biyolojik ve İmmünosupresif Tedaviler: Özellikle atopik altyapısı olan veya diğer tedavilerin işe yaramadığı hastalarda Siklosporin, Metotreksat, Azatiyoprin veya Mikofenolat Mofetil gibi bağışıklık sistemini baskılayan daha güçlü ilaçlara başvurulabilir. Yeni nesil ilaçlardan olan ve IL-13 adlı proteini hedefleyen biyolojik ajanlar (örn. Dupilumab, Tralokinumab) oldukça şiddetli vakalarda son yıllarda başarıyla kullanılmaktadır.
- Işık Tedavileri (Fototerapi): Krem veya hap formundaki ilaçlara cevap vermeyen inatçı durumlarda PUVA (Psoralen ve UVA) veya dar bant UVB ve yüksek doz UVA-1 gibi ultraviyole ışık tedavileri çok etkilidir.
- Prosedürler: Egzamaya aşırı terlemenin eşlik ettiği durumlarda Botulinum Toksini A (Botoks) enjeksiyonları cilde yapılarak hem terlemeyi durdurur hem de kabarcıklanmayı ve kaşıntıyı büyük oranda geriletir.
- Yan Etkiler: Botoks enjeksiyonu avuç içinde ağrılıdır ve ellerde geçici bir kas zayıflığına neden olabilir. Ek olarak suya elektrik verilmesiyle yapılan Musluk Suyu İyontoforezi de aşırı terlemeyi engellemek için prosedürel bir seçenektir. Eğer elde çok büyük, gergin ve ağrılı büller (su toplanmaları) oluşmuşsa, doktorunuz rahatlamanız için bunları steril bir şırınga ile boşaltabilir.
8. Günlük Yaşam Önerileri
- Cilt Bakımı ve Temizlik: Ellerinizi ve ayaklarınızı yıkarken sıcak sudan ve sert sabunlardan kaçının. Sadece ılık su ve sabun içermeyen, cilt pH'ına uygun temizleyiciler kullanın. Sabunla gereğinden fazla sık yıkanmaktan kaçının. Yıkandıktan hemen sonra cildinizi havluyla sertçe sürterek değil, nazikçe tampon hareketlerle (dokundurarak) kurulayın.
- Nemlendirme: Kurulamanın hemen ardından derideki suyun buharlaşmasını önlemek ve bariyeri korumak için bolca nemlendirici sürün. Çoğu zaman merhem (ointment) formundaki nemlendiriciler, kremlere göre çok daha etkilidir çünkü içlerinde tahriş edebilecek koruyucular daha azdır ve nemi daha iyi hapsederler.
- Kıyafet ve Çevresel Faktörler: Bulaşık yıkarken, temizlik malzemeleri kullanırken ya da şampuanla saçınızı yıkarken mutlaka koruyucu eldiven giyin. Ancak plastik/kauçuk eldivenlerin içinde elleriniz uzun süre havasız kalarak terlememelidir; bu yüzden plastik eldivenlerin içine ter emici %100 beyaz pamuklu eldivenler giymeniz oldukça faydalıdır. Ayak tutulumu varsa terletmeyen sentetik olmayan pamuklu çoraplar tercih edin ve çoraplarınızı düzenli olarak değiştirin.
- Kaşıntı Yönetimi: Egzamayı kaşımak deriyi parçalayarak enfeksiyona yol açar. Tırnaklarınızı her zaman kısa kesmeniz, farkında olmadan kaşısanız bile cildinize vereceğiniz hasarı en aza indirecektir.
9. Korunma ve Alevlenmeyi Önleme (Veya Tekrarı Önleme)
Hastalık genellikle tekrarlayıcı (kronik) bir seyir izlese de, bazı tetikleyicilerden uzak durarak alevlenmeler önlenebilir:
- Tetikleyicilerden Kaçınma: Yama (alerji) testi sonucunda nikel, kobalt veya krom gibi metallere alerjiniz çıktıysa, metal aksesuarlardan ve bu kimyasalları içeren günlük ürünlerden kesinlikle uzak durun.
- Mantar Tedavisi: Özellikle ayak parmak aralarınızda mantar enfeksiyonu (tinea pedis) belirtileri varsa, bunu hemen tedavi ettirin, zira ayaktaki mantar ellerinizde dishidrotik ekzema ataklarını başlatabilir.
- Stres Kontrolü: Hastalığın psikosomatik bileşeni de olduğu için, stres yönetimi, rahatlama teknikleri (meditasyon, yoga vb.) ve düzenli egzersiz gibi yaşam tarzı değişiklikleri stres kaynaklı alevlenmeleri baskılar.
- Sigarayı Bırakın: Sigara içmek cilt bariyerini olumsuz etkiler ve özellikle ışık (PUVA) tedavisi gibi müdahalelerin etkinliğini azaltarak iyileşmeyi yavaşlatır; sigaradan uzak durulması şiddetle önerilir.
- Düzenli Bakım: Hastalık yatışsa bile bariyer işlevini güçlü tutmak için her suyla temastan sonra yoğun nemlendirici (emolyent) kullanımını bir alışkanlık haline getirin.
Hazırlayan: Prof. Dr. Ahmet Metin