TC. Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi
Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı

AKNE ROZASE HASTA BILGILENDIRME REHBERI

Halk arasında Gül Hastalığı olarak bilinen Akne Rozase için hazırlanan bilgilendirme rehberi tıbbi kaynaklara dayanarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tıbbi tavsiye yerine geçmez; tanı ve tedavi için mutlaka bir dermatoloji uzmanına başvurunuz.

1. Akne Rozase Nedir?

Akne Rozase (Rosacea), yüzün orta kısmını (alın, burun, yanaklar ve çene) etkileyen, kronik ve tekrarlayıcı, iltihaplı bir deri hastalığıdır. Genellikle 30 yaşından sonra ortaya çıkar ve kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülür. Hastalık, yüzde kızarıklık, kılcal damar genişlemeleri, sivilce benzeri kabartılar ve bazen deride kalınlaşma ile kendini gösterir. "Akne" kelimesi isminde geçse de, ergenlik sivilcesinden (Akne Vulgaris) farklı bir durumdur; örneğin rozasede siyah nokta (komedon) bulunmaz.

2. Neden Olur?

Hastalığın kesin nedeni tam olarak bilinmemektedir, ancak genetik yatkınlık, bağışıklık sistemi sorunları ve çevresel faktörlerin karmaşık bir etkileşimi sonucu ortaya çıktığı düşünülmektedir.

a)     Genetik: Aile öyküsü olanlarda görülme sıklığı daha yüksektir.

b)     Bağışıklık Sistemi: Derideki doğal bağışıklık sisteminin aşırı tepki vermesi ve "katelisidin" adı verilen antimikrobiyal peptitlerin (özellikle LL-37) seviyelerindeki artış, iltihaplanmaya ve damar oluşumuna yol açar.

c)     Mikroorganizmalar: İnsan derisinde normalde bulunan Demodex folliculorum adlı mikroskobik akarların, rozase hastalarının yüzünde normalden çok daha yoğun olduğu bulunmuştur. Ayrıca Bacillus oleronius ve Staphylococcus epidermidis bakterileri de tetikleyici olabilir.

d)     Sinir ve Damar Sistemi: Yüzdeki damarların genişlemesine neden olan sinirsel uyarıların düzensizliği, hastalardaki yanma, batma ve kızarıklık ataklarını açıklar.

e)     Sindirim Sistemi: Helicobacter pylori enfeksiyonu veya İnce Bağırsakta Aşırı Bakteri Üremesi (SIBO) ile rozase arasında bir ilişki olabileceği öne sürülmüştür, ancak bu ilişki kesinleşmemiştir.

3. Belirtiler ve Tipler

Günümüzde hastalık "alt tipler" yerine, hastada görülen "fenotiplere" (belirtilere) göre sınıflandırılmaktadır.

a)     Kızarıklık ve Yanma (Eritematotelanjiektatik): Yüzde gelip geçici ateş basmaları, kalıcı kızarıklık ve görünür kılcal damarlar (telanjiektazi). Cilt hassastır; yanma ve batma hissi sık görülür.

b)     Sivilce Benzeri Kabartılar (Papülopüstüler): Yüzün orta kısmında kırmızı kabartılar (papül) ve ucu iltihaplı sivilceler (püstül) görülür. Ergenlik sivilcesine benzer ancak siyah nokta yoktur.

c)     Deri Kalınlaşması (Fimatöz): Deride kalınlaşma ve gözeneklerde genişleme olur. En sık burnu etkiler ve burun büyümesine (rinofima) yol açar. Bu durum erkeklerde daha sıktır.

d)     Göz Tutulumu (Oküler Rozase): Gözlerde kuruluk, yanma, batma, kum kaçmış hissi, ışığa hassasiyet ve göz kapağı iltihabı (blefarit) görülebilir. Hastaların %50'ye varan kısmında göz belirtileri olabilir ve bazen cilt belirtilerinden önce başlayabilir.

4. Tetikleyiciler (Nelerden Kaçınmalı?)

Rozase ataklarını başlatan faktörler kişiden kişiye değişebilir, ancak en sık bilinen tetikleyiciler şunlardır:

a)     Güneş Işığı: Ultraviyole (UV) radyasyonu en yaygın tetikleyicidir.

b)     Sıcak ve Soğuk: Aşırı sıcak veya soğuk hava, sıcak banyolar, hamam ve sauna.

c)     Yiyecek ve İçecekler:

                        i.         Sıcak içecekler (kahve, çay - kafeinden ziyade ısısı nedeniyle).

                      ii.         Alkol (özellikle şarap ve yüksek alkollü içkiler).

                     iii.         Baharatlı yiyecekler (kapsaisin içeren biberler vb.).

                     iv.         Sinnemaldehit içeren gıdalar (domates, turunçgiller, çikolata).

d)     Duygusal Faktörler: Stres ve heyecanlanma.

e)     Egzersiz: Yoğun fiziksel aktivite.

5. Tedavi Seçenekleri

Tedavi, hastanın baskın olan şikayetlerine (kızarıklık, sivilce veya damar genişlemesi) göre belirlenir.

a)     Sürülen (Topikal) İlaçlar:

                        i.         Metronidazol: İltihaplı sivilceleri ve kızarıklığı azaltmak için kullanılan bir antibiyotiktir.

                      ii.         Azelaik Asit: Sivilce ve kızarıklık için etkilidir, antioksidan özellikleri vardır.

                     iii.         İvermektin (%1 Krem): Özellikle sivilceli (papülopüstüler) rozasede çok etkilidir. Ciltteki Demodex akarlarını azaltır ve iltihabı baskılar.

                     iv.         Brimonidin ve Oksimetazolin: Bu kremler kan damarlarını büzerek yüzdeki kalıcı kızarıklığı geçici olarak (yaklaşık 8-12 saat) azaltır.

                       v.         Kapsüllü Benzoil Peroksit: Yeni geliştirilen bu formülasyon, tahrişi azaltarak sivilceli rozase tedavisinde kullanılmaktadır.

                     vi.         Topikal Minosiklin Köpük: İltihaplı lezyonlar için yeni bir seçenektir.

b)     Ağızdan Alınan (Sistemik) İlaçlar:

                        i.         Tetrasiklinler (Doksisiklin, Minosiklin): Orta ve şiddetli rozasede kullanılır. Genellikle antibiyotik etkisinden ziyade "anti-inflamatuar" (iltihap giderici) etkisinden faydalanmak için düşük dozlarda (örn. 40 mg doksisiklin) kullanılır.

                      ii.         İzotretinoin: Diğer tedavilere yanıt vermeyen, şiddetli veya fimatöz (kalınlaşmış) rozasede düşük dozlarda kullanılır. Yağ bezlerini küçültür ve iltihabı azaltır.

c)     Lazer ve Işık Tedavileri:

                        i.         Genişlemiş kılcal damarlar ve kalıcı kırmızılık ilaçlarla geçmez. Bunlar için Pulsed Dye Lazer (PDL), KTP Lazer, Nd:YAG Lazer veya IPL (Intense Pulsed Light) gibi yöntemler kullanılır.

d)     Cerrahi ve Diğer İşlemler:

                        i.         Burun şekil bozukluklarında (rinofima) lazerle veya cerrahi yöntemlerle fazla doku tıraşlanarak düzeltilebilir.

                      ii.         Yüzdeki kızarıklık için deri içine botoks enjeksiyonlarının da faydalı olabileceğine dair çalışmalar vardır.

6. Günlük Yaşam ve Cilt Bakımı Önerileri

a)     Güneşten Korunma: Her gün en az 30 faktörlü (SPF 30+), geniş spektrumlu (UVA/UVB) bir güneş koruyucu kullanın. Fiziksel koruyucular (çinko oksit, titanyum dioksit içerenler) daha az tahriş edici olabilir.

b)     Cilt Temizliği: Sabun içermeyen, yumuşak temizleyiciler kullanın. Yüzünüzü liflemeyin veya keselemeyin. Ilık suyla yıkayın.

c)     Nemlendirme: Rozaseli cilt genellikle hassas ve kurudur. Düzenli olarak uygun bir nemlendirici kullanmak cilt bariyerini güçlendirir ve hassasiyeti azaltır.

d)     Diyet: Sıcak, baharatlı yiyeceklerden ve alkolden kaçınmak atakları azaltabilir. Omega-3 yağ asitlerinin (balık yağı) göz tutulumuna iyi gelebileceğine dair kanıtlar vardır.

e)     Kozmetikler: Yeşil tonlu makyaj ürünleri kırmızılığı gizlemeye yardımcı olabilir.

7. Sık Sorulan Sorular

  1. Rozase bulaşıcı mıdır? Hayır, rozase bulaşıcı bir hastalık değildir.
  2. Tamamen iyileşir mi? Rozase kronik bir durumdur, yani tamamen yok olmaz ancak tedavilerle kontrol altına alınabilir ve belirtiler silinebilir.
  3. Ergenlik sivilcesinden farkı nedir? Rozasede siyah nokta (komedon) olmaz, genellikle yüzde kızarıklık/damarlanma eşlik eder ve daha ileri yaşlarda başlar.

Not: Bu bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve size uygun tedavi planı için mutlaka bir dermatoloji uzmanına başvurunuz.

 

Hazırlayan: Prof. Dr. Ahmet Metin