Menü

Bizi Takip Edin

    Agora

   Roma Dönemi’nde  kent merkezine kuzey- güney yönlü, dikdörtgen planlı olarak inşa edilen Agora; MS 4. yy. sonu- MS 5.yy. başlarında yapılan yeni düzenlemelerle kullanılmaya devam edilmiştir (Fig. 1).

    

                                                                   Fig. 1: Kent Merkezi Hava Fotoğrafı.

    Agora’nın güneyinde Sütunlu Cadde, doğu bitişiğinde Hierapolis Caddesi, batısında ise Bouleuterion yer almaktadır. İç ölçüleri 49 x 68 m. olan yapı, yaklaşık 3332 m² lik bir alanı kaplamaktadır. Oldukça geniş bir alana sahip olan agora, olasılıkla MS. 4. yy. sonunda kentin etrafını çevreleyen sur duvarının inşası ile kent dışında kalan Stadiumda gerçekleştirilen festival, şenlik ve gösterilerin yapıldığı, kentin önemli kamusal alanlarından biri haline gelmiştir.

    Agoranın Geç Roma Dönemi’ndeki son halini yansıtan günümüzdeki görünümü, daha önceki dönemlerde (Erken İmparatorluk Dön.) aynı yerde inşa edilen agora ile benzer planlamaya sahiptir.  Agoranın güney, batı ve kuzey sınırlarını sütunlu galeriler oluştururken, doğu sınırını Hierapolis Caddesi Doğu portiğinde yer alan sütun sırası oluşturur. Agora’nın batısında, zemini onyx, mermer ve traverten cinsi taşlar kullanılarak çeşitli geometrik şekiller verilmiş opus sectile döşemeye sahip batı portik bulunur. Portiğin güneyi Sütunlu Cadde’ye açılırken, kuzeyi geçişe kapalıdır. Agoranın kuzey kenarında tek cepheli, güney kenarında ise üç cepheli 7 basamaktan oluşan tribün ile hareketlendirilmiştir (Fig. 2).

    

                                                                            Fig. 2: Agora Hava Fotoğrafı.

    2016 yılı Agora kazı çalışmaları; Agora’nın üzerini örten dolgu toprak tabakasını kaldırmak, Agora avlusu içerisinde olası yapılaşmaları tespit etmek ve Hierapolis Caddesi ile Batı Portik arasında kalan alanın bütünlüğünü sağlamak amacıyla başlatılmıştır. Kazı çalışmaları, Agora Güney Sur Duvarından kuzeye doğru üç bölüme ayrılarak kademeli şekilde devam ettirilmiştir. Doğu-batı yönlü çalışma, topografya eğiminin farklı olması nedeniyle çalışma kodlarının da değişmesine neden olmuştur. Gerçekleştirilen kazı çalışmalarıyla Agora’nın kuzey portiğinin büyük bir bölümü açılmıştır. Genel olarak stratigrafiyi oluşturan dolgu toprağın üst kodundan aşağı doğru inildiğinde; yüzeyde akıntı ile biriken az sayıda küçük ölçekli taş ve seramik parçaları ile karşılaşılmıştır. Ayrıca tabaka içerisinde homojen dağılım göstermeyen belirli bir bölgede yoğunlaşmış mermer, traverten, onyx gibi taşlardan oluşan mimari parçalardan da söz edilebilir. Agora zemin seviyesinde bantlı traverten cinsi taştan yapılmış zeytin yağı çıkartmak için kullanılmış pres yatağı  (Fig. 3) ve Güney Oturma Basamaklarının kuzeyinde, zemin üzerindeki tabakanın alınması sırasında doğu- batı doğrultulu, uzun kenarlarının çay ve moloz taşlarla düzensiz şekilde örülmüş olan çukur mezarlar ile karşılaşılmıştır. Doğu- batı doğrultulu mezarlarda dorsal olarak gömülen bireylerin başları batı yönde olup, Hıristiyan inancına göre gömüldükleri tespit edilmiştir. İskeletlerden alınan 2 parça kemik örneğine tarihleme amacıyla Karbon 14 analizi yaptırılmış ve analiz sonuçlarına göre mezarlar MS. 9- 10. yy. la tarihlendirilmiştir (Fig. 4 A-B). 

    

                                                                          Fig. 3: Pres Yatağı

    

                                                      Fig. 4A: Agora'da tespit edilen mezar ve iskelet.

    

                                                           Fig. 4B: Agorada tespit edilen mezar ve iskelet.

     Ayrıca mezarların çevresinde yapılan kazı çalışmalarında MS 913- 959 yıllarına tarihlenen bronz bir sikke ele geçmiştir. Söz konusu buluntular dâhilinde agorayı tamamen dolduran, yer yer 3- 4 m. yüksekliğindeki dolgu toprağın yaklaşık 200- 250 yıllık zaman aralığında meydana gelen erozyon birikintisinin sonucu doğal yollarla oluştuğu tespit edilmiştir. Anadolu’da söz konusu döneme ait buluntu ve kalıntının sınırlı olması ve Tripolis kronolojisine ışık tutması açısından agoranın merkezinde yer alan mezarlar önemli bir buluntu grubunu oluşturmaktadır.

    Agora Güney Portiği

    Agoranın Güney Portiği, Sütunlu Cadde’nin kuzey bitişiğine inşa edilen sur duvarı ile agoranın güney sınırını oluşturan güney tribünün arasında yer almaktadır (Fig. 5).

    

                                                                            Fig. 5: Agora Güney Portik.

    Genişliği 5 m, doğu- batı doğrultulu uzunluğu 38 m. olan güney portiğin doğusunu, bu alanı kuzey- güney yönünde dikine kesen ve MS. 6 yy. a ait daha geç tarihli bir duvar sınırlar. Olasılıkla agora portiği işlevini kaybettikten sonra, kuzey-güneyine sekiler yerleştirilerek ve ince uzun koridor, duvarlarla bölünerek işlik olarak kullanılmıştır. Portiğin son kullanım evresinde üst örtüsü, bu alanda tespit edilen kalıntılar dâhilinde pişmiş toprak tuğlalar ile kireç harç kullanılarak yapılmış tonozla oluşturulmuştur.

    Agora Güney Portiği’nin doğu ucunda, doğu- batı yönünde açığa çıkartılan dükkânın güneybatı köşesinde, sur duvarının kuzey cephesine bitişik inşa edilmiş yarım daire planlı yapı bulunur. Yapının temeli traverten dikdörtgen büyük bloklarla düzensiz şekilde örülerek yükseltilmiştir. Zemin ise onyx cinsi çokgen taşlardan oluşturulmuştur. Beden duvarları moloz ve çay taşlarıyla, mermer ve traverten parçalarıyla yine düzensiz basit bir örgüyle yapılmıştır. Çamur harçla örülen duvarın 2015 kazı sezonunun ardından yaşanan olumsuz kış şartları nedeniyle doğal yollarla çöktüğü ve yıkıldığı görülmüştür. Geç Antik Dönemde, Agora Güney Portiği üzerinde inşa edilen işliğin deposu olarak kullanıldığı düşünülen yapının zamanla doğal koşullar nedeniyle duvarlarının kısmi yerlerinde çöküntülerin oluşması, çevresindeki yapılaşmayı tehlikeye sokmuştur. 2016 yılında yapılan çalışmalar ile yapının yıkıntılarının kaldırılmasına başlanmıştır. Yıkıntı altından yapıya ait düzensiz taş örgü beden duvarlarının oldukça tahrip olduğu görülerek bu alandaki temizlik çalışmaları tamamlanmıştır.  

    Agora Kuzey Portiği

     2016 yılında gerçekleştirilen kazı çalışmalarıyla, Agora Kuzey Oturma Platformunun kuzey bitişiğinde, doğu-batı uzantılı opus- sectile zemin döşemesine sahip kuzey portiğin restorasyonu tamamlanmıştır (Fig. 6 A-B).

    

                                                                                 Fig. 6A: Kuzey Portik

    

                                                                               Fig. 6B: Kuzey Portik

    Agora Kuzey Portiğinin doğu yarısında başlatılan kazı çalışmalarında genel olarak stratigrafiyi oluşturan dolgu toprağın içerisinde irili ufaklı çay taşları ve moloz taşlar görülmüştür. Portiğin kuzeyinde doğu-batı yönlü devam eden düzgün kesilmiş dikdörtgen / kare forma yakın traverten taşlarla oluşturulmuş stylobat blokları ve bu blokların üzerine yerleştirilmiş in-situ duran attik-ion tipindeki sütun kaideleri açığa çıkartılmıştır. Portik zemin döşemesinin günümüze sağlam kalamayan bir bölüm taşlarının yerinde ise çay taşı ve kireç harçla oluşturulan ana zeminin altyapısı yer almaktadır. Kuzey Portik üzerinde gerçekleştirilen diğer bir çalışma ise portiğin kuzeyinde bulunan ve stylobatı oluşturan blokların altına yerleştirilmiş basamak sırasının tamamının açığa çıkartılmasıdır. Agora Kuzey Portiği Stylobatı ile Devlet Agorası/Kutsal Alan güney kesiti arasında sürdürülen bu çalışmalar dar bir alanda devam etmiştir. Devlet Agorası/Kutsal Alan güney cephesini oluşturan ve Agora Kuzey Portiği ile beraber doğu-batı yönlü devam eden 2 basamaktan oluşan düzenlemenin, batıya doğru eğiminin azalarak devam ettiği tespit edilmiştir. Basamak sırasını oluşturan bloklar genelde büyük boyutlu, düzgün kesilmiş ve dikdörtgen formludur.

    Devlet Agorası / Kutsal Alan

    Kent merkezinde inşa edilen kamusal yapıların içerisinde konumu bakımından ve mimari öğelerinin in-situ olarak açığa çıkartılması nedeniyle Devlet Agorası / Kutsal Alan en önemli yapılardan biridir (Fig. 7 A-B).

    

                                                                Figür 7 A: Kutsal Alan Havadan Görünüm.

    

                                                                Fig. 7B: Kutsal Alan Havadan Görünüm.

    Yapının güney bitişiğinde kent meclisi ve agora yer alırken, doğusunu MS.3. yy. da inşa edilmiş olan anıtsal bir çeşme (nymphaeum) sınırlar. Kuzeybatısında ise MS. 2. yy. da yapılmış hamam, tiyatro gibi sosyal yaşama hizmet eden görkemli yapılar yer alır. Devlet Agorası, batı- kuzey ve doğusunda bulunan sütunlu galerileriyle birlikte 40 x 80 m. ebatlarındadır. İki insulaya doğu- batı doğrultulu yerleştirilmiş, dikdörtgen planlı, ortada geniş bir avlusu olan ve dört tarafı sütunlu galerilerle çevrilmiş şekilde MS. 2. yy. da inşa edilmiş olmalıdır. İnşası Roma İmparatorluk Dönemi’ne dayansada kazı çalışmaları sırasında ele geçen arkeolojik materyaller doğrultusunda uzun yıllar kullanıldığı ortaya konmuştur. Özellikle MS494 depreminden sonra oluşan tahribatların giderilmesi amacıyla belli bölümlerinde yenilemeye gidildiği görülmüştür. Yapıyı çevreleyen ve sütunlu galerileri oluşturan sütun dizileri; 24 yivli, 2 tamburdan oluşan sütunlar ve  Attik- İon tipinde kaidelere sahiptir. Ayrıca bu düzenlemeye ait sütun alt tamburlarının büyük bir kısmı in-situ halde açığa çıkartılmıştır. Yapının batı ve kuzey kenarları boyunca devam eden ve portiklerin gerisinde düzgün kesilmiş, dikdörtgen formlu, orta ölçekli, yatay yerleştirilmiş traverten taşlarla sınırlandıran duvar örgüsü yer alır. Portik zemini, sütun düzenlemesinin oturduğu stylobat üst kodu hizasında sıkıştırılmış toprak olarak devam eder. Sütunlu galerinin üst örtüsü arka kısımda duvarlara, önde ise sütun başlıkları üzerine bindirilerek oluşturulan ahşap konstrüksiyonlu bir çatıya sahip olmalıdır ki kazı çalışmaları sırasında üst örtünün tamamlayıcısı niteliğindeki mermer arşitrav blokları tespit edilememiştir.

    Devlet Agorası / Kutsal Alan Güney Portiği

    Yapının güney portiği; Agora Kuzey Portiği’nin batı ucunda, Bouleuterionun kuzeybatı köşesi dış duvarından doğuya doğru devam eder (Fig. 8).

    

                                                                     Fig. 8: Kutsal Alan Güney Portik.

    Güneybatı köşesinde, portik üzerine geç antik dönemde inşa edilmiş, ‘L’ planlı işliğe kuzeyden tek kapıyla geçiş sağlanmıştır. Kapının hemen batısında kuzey-güney doğrultulu, dikdörtgen formlu işliğe ait bir mekân bulunur (Fig. 9).

    

                                                                          Fig. 9: İşlik Havadan Görünümü.

    Doğusunda ise aynı işliğin uzantısı olan doğu-batı yönlü Bouleuterionun kuzey duvarına yaslandırılmış ve olasılıkla işliğin deposu olarak kullanılan ince uzun formlu bir mekân daha yer almaktadır. 2016 yılı kazı çalışmalarıyla bahsedilen işliğin tamamı kazılarak yapı sınırları ortaya çıkartılmış, planı belirlenmiştir.

    Devlet Agorası / Kutsal Alan Batı Portiği

    Devlet Agorası / Kutsal Alan Batı Portiği, Bouleuterion’un kuzey duvarının dış yüzüne yaslandırılarak, kuzeybatı köşesinden başlar ve yapının kuzey duvarına kadar 50 m. devam eder (Fig. 10).

    

                                                                                    Fig. 10: Batı Portik

     Yapının güneybatısında ortaya çıkartılmış attik-ion sütun kaidelerinin oturduğu stylobatın, doğu-batı yönlü opus-sectile stoa zemini altında devam ettiği tespit edilmiştir. Ayrıca açığa çıkartılan geç dönem stylobatının altında basamak yapar şekilde hafif kuzeye doğru çıkan bu bloklar, sütunların oturduğu attik-ion kaidelerinin orijinal stylobatını oluşturmaktadır. Bu alandaki kazı çalışmalarının ilerlemesiyle in-situ halde attik-ion sütun kaidesi ve sütun kaidelerinin üzerine bindirilen 24 yivli mermer sütun alt ve üst tamburları yıkılmış vaziyette büyük oranda sağlam olarak açığa çıkartılmıştır. Genel olarak sütun düzenlemesini oluşturan üst tamburlar korunamamıştır. Sütun alt tamburları ise üst kısmının bir bölümü yarı işlenmiş olarak in-situ halde açığa çıkartılmıştır. Sütun başlıkları ise İon tipindedir. Sütun üst tamburları gibi İon başlıklarının da büyük bir kısmı eksiktir. Batı portik duvar kalınlığının kuzeye doğru yer yer değişerek daraldığı tespit edilmiştir. Duvar diplerinde yoğun olarak mermer plaka parçalarının bulunması, in-situ halde açığa çıkartılan profilli mermer süpürgelik parçalarının duvar diplerinde yer alması ve duvar yüzeyinde harç kalıntılarının bulunması portik duvarının agoraya bakan iç yüzünün mermer plakalarla kaplanmış olduğunu göstermektedir (Fig. 11).

    

                                                                          Fig. 11: Mermer kaplamalar.

     Duvar üzerinde yapıya geçişi sağlayan iki kapı boşluğu bulunur. Güneydeki kapı boşluğu yapının ilk evresine ait iken kuzeydeki giriş orijinal zemin üzerine amorf seramik parçaları, çatı kiremiti ve tuğla parçaları, killi toprak ve kireç kullanarak olasılıkla MS 5.yy. da dolgu ile yükseltilen yeni zeminle birlikte kullanıldığı görülmüştür. Bu uygulama, alanın batısında yer alan duvar hattının, zeminden üst kodlara doğru ilk 4 duvar taşı sırasında devam eder. Portik üzerinde yükseltilerek kullanılmaya devam eden zemin ile birlikte duvar örgüsünün de yüksekliği artırılmıştır. Böylece MS 2. yy. da inşa edilen düzgün kesilmiş, dörtgen traverten taşlarla yapılmış düzenli duvar örgüsü üzerine, daha kaba taşlarla yapılan MS 5.yy duvar örgüsü eklenerek yüksekliği artırılmıştır. Ayrıca Batı Portiğin batı duvarı üzerinde açılan kuzey kapı, doğu-batı yönlü örülmüş düzensiz duvar, künk hatları ve kuzeybatı- güneydoğu eksenli doğuya doğru agora içerisine giren atık su kanalı; MS 5- 6.yy. kullanımına önemli birer kanıttır. Atık su kanalının kenarları moloz taşlar ile yükseltilmiş traverten bloklar ile kapatılmıştır. Üst kısımlarda oluşan boşluklar ise daha küçük boyutlu taşların kapak taşı olarak kullanılmasıyla kanalın üst örtüsü oluşturulmuştur. Yapının kuzeybatı köşesinde doğu-batı yönlü farklı bir düzenleme bulunur. Bu düzenlemenin bir kısmı batı portik batı duvarına, bir bölümü ise kuzey portik duvarına yaslandırılmıştır. Devlet Agorası / Kutsal Alan kuzeybatı köşesinde inşa edilmiş olan bu yapı MS5- 6.yy. da geç dönem sivil bir yapıyla ilgili olmalıdır. Yapıya kuzey portik üzerinden devşirme malzemelerin kullanılmasıyla oluşturulmuş merdiven düzenlemesinden girilir. Yapının zemini ise mermer plakalar ile döşenmiştir. Ancak bu zeminin büyük bir oranda tahrip olduğu görülür. Ayrıca yapının Batı Portiğini batıda sınırlandıran duvarın batı yüzüne yaslandırılmış in-situ olarak açığa çıkartılan traverten ayaklar yer almaktadır. Yaklaşık 5 m. yüksekliğindeki portik arka duvarı arkasında duvara destek olması için yapılmış payandalar, güneyden kuzeye doğru belirli aralıklarla devam ederek batı portiğinin kuzeybatı ucunda son bulur. 

    Devlet Agorası / Kutsal Alan Kuzey Portiği

    Yapının kuzey portiği, batı duvarından doğuya doğru 80 m. devam ederek Anıtsal Çeşme’nin yaslandığı duvara kadar uzanır. Yapının kuzey portik genişliğindeki farklılıklar olasılıkla deprem gibi doğal afetlerin oluşturduğu tahribatlar ve ardından gelen geç dönem düzenlemeleriyle ilgili olmalıdır. Kuzey Portik üzerinde, kuzey portiğin batı portik ile kesişim noktası dâhil toplam 30 adet kaide, 21 adet sütun tespit edilmiştir (Fig. 12).

                                                               Fig. 12: Kutsal Alan Kuzey Portik.

    Kuzey portik üzerinde batıdan doğuya doğru in-situ halde 1. Sütun ile kuzey portik duvarı arasında kalan alanda kireç harç kalıntıları ile karşılaşılmıştır. Yapının Kuzey Portiği’ni sınırlandıran kuzey duvarı düzgün kesilmiş, dikdörtgen ve kare formlu, orta ölçekli, kaba yontulu traverten taş sırasıyla devam eder. Duvar örgüsünün orijinal taş sırası doğuya doğru yüksekliğini kaybederek orijinal örgünün üzerine irili ufaklı çay taşlarından, moloz taşlardan, mermer ve traverten parçalarından yapılmış geç dönem duvar örgüsü eklentisi ile yükseltilmiştir. Ayrıca portik zemini üzerinde kuzey-güney yönlü kanalizasyon ve künk hatları MS. 5-6 yy. düzenlemesi olarak kullanılmıştır.

    Kuzey portik zemin seviyesinde buluntu gruplarından birini de istiridye kabukluları (Ostrea edulis) oluşturmaktadır. Agoranın asıl işlevinin ardından devam eden kullanım evrelerinin kronolojisiyle ilişkili en önemli buluntu, portik zemin seviyesinde bulunan 209 adet sikke bulunmuştur.  Sikkelerden elde edilen bilgiler Agoranın en azından kuzey portik bölümünde son kullanım evresinin antik metinlerde de sözü edilen MS. 494’de meydana gelen büyük depremle son bulduğunu ortaya koymaktadır.

    Kuzey Portiğe giriş, portiği sınırlandıran duvarın merkezinde yer alan ve iki söve ve bir lentodan oluşan kapı ile sağlanmıştır ki kapı kalıntısının bir kısmı sağlam olarak tespit edilmiştir. Yapının kuzeydoğu köşesinde MS. 4- 5. yy. da inşa edilmiş su deposu bulunur. Su deposunun beden duvarları üç taş sırası üzerine üç sıra pişmiş topraktan yapılmış tuğla sırası şeklinde örülerek duvar tamamlanmıştır. Duvar içerisinde çay taşı, moloz taşlar, mermer ve traverten parçaları kullanılmıştır. Duvar derz araları su sızdırmazlığın sağlanması amacıyla kalın kireç harç tabakasıyla kapatılmıştır. Su deposunun iki bölmeden oluştuğu ve merdivenlerin altında kalan kısımda bir haznenin daha bulunduğu tespit edilmiştir. Su deposunun doğu cephesinde beş basamaktan oluşan bir düzenlemeyle karşılaşılmıştır. Kuzey Portiğin kuzeydoğu köşesinde inşa edilen su deposu Anıtsal Çeşme ile bir bütün olarak düşünülebilir (Fig. 13).

        

                                                                               Fig. 13: Kuzey Portik

     Devlet Agorası / Kutsal Alan Doğu Portiği

    Devlet Agorası/ Kutsal Alan Doğu Portiği, Kuzey Portik duvarından güneye doğru, Anıtsal Çeşme’nin yaslandırıldığı batı duvarına bitişik ve paralel şekilde Geç Roma Agorası Kuzey Portiğine kadar 50 m. devam eder. 2016 yılı kazı çalışmalarında kuzey güney doğrultulu doğu portiğin 30 m. lik bölümü açığa çıkartılmıştır (Fig. 14).

     

                                                                                Fig. 14: Doğu Portik.

    Doğu Portik genişliği Anıtsal Çeşme’nin batı duvarından stylobatın dış yüzüne kadar 4.82 m dir. Kuzeyden güneye ilk dört kaide, Attik- İon diğerleri ise postamentten oluşur. Güneydeki son kaide ise devşirme olarak kullanılan taç bloğundan meydana getirilmiştir. Attik- İon kaideler üzerinde yivli sütunlar, postamentler üzerinde ise yivli yassı sütunlar yer almaktadır. Kazı çalışmalarında toplamda 6 sütun bulunmuş olup bunlardan kuzeyden güneye ilk dördü yapının ilk evresine ait olan, yarısına kadar yivlendirilmiş sütunlardan oluşmaktadır. Diğer iki sütun ise olasılıklı dairesel planlı başka bir yapıdan taşınarak 7 ve 8. postamentler üzerine yerleştirilmiş olan yassı ve yivli sütunlardır. Batı Portikteki sütunlarla doğu portikteki sütunların paralellik göstermemesi, doğu portiğin sonraki evrelerde tekrar düzenlendiğini gösterir. Postament ve yassı sütunların varlığı da bunu kanıtlar niteliktedir. Böylece Devlet Agora’sının avlusunu çevreleyen sütunlu galeriler, toplam 55 sütun ve agoranın güneybatısı ile kuzeydoğu köşesine yerleştirilmiş 2 traverten ayaktan oluşur. Doğu Portiği sınırlandıran doğu duvar hattı 4 sıra tuğla altında 2 sıra küçük ölçekli taş ve en altta büyük ölçekli traverten bloklardan oluşmaktadır. Portik doğu duvarının batı cephesinde çift sıra tuğla ile örülmüş kemerli nişler yer alır. Portik zemini üzerinde MS 5- 6. yy.da yerleştirilen kuzey-güney yönlü, kuzeydoğu-güneybatı yönlü, doğu-batı yönlü künk hatlarının yoğunluğu dikkat çeker. Künkler olasılıkla Anıtsal Çeşmeden gelen suyun kentin güney bölümlerine taşınmasını sağlamak amacıyla kullanılmıştır.

    Anıtsal Çeşme (Nymphaeum)

    Kent merkezinde Roma İmparatorluk Döneminde inşa edilmiş kamu yapıları arasında yer alan Anıtsal Çeşme, kuzey- güney yönünde uzanan Hierapolis Caddesi’nin batı bitişiğinde, Devlet Agorası/ Kutsal Alanı’nın doğu bitişiğinde MS. 3. yy. da inşa edilmiştir. Olasılıkla yerel aristokratlar tarafından imparatora itafen inşasına başlanmış ve kısa kanatlı ‘U’ planlı olarak iki ya da üç katlı olarak yapılmıştır. Doğu cephesinde yer alan basamaklar ve yüksek bir podyum üzerinde yükselen yapıya taşınan su, kentin kuzeybatı yamaçlarından getirilmiş olmalıdır. Çeşmenin 145 m. kuzeybatısında yer alan, aynı zamanda Tiyatro yakınlarında bulunan hamama da hizmet veren ve bu nedenle Tiyatro Hamamı sarnıcı olarak isimlendirilen sarnıç bu işleve en uygun yapı olarak görülmektedir (Fig. 15).

     

                                                                Fig. 15: Anıtsal Çeşme Hava Fotoğrafı

    Anıtsal Çeşme’nin kuzey- güney yönlü batı duvarı dıştan dışa 32 m. uzunluğundadır. Kuzey ve güney kısa kanatlarının dış ölçüleri standart ölçüye sahip değildir. Çeşmenin beden duvar kalınlıkları farklı ölçülere sahiptir. Çeşmenin duvar iç yüzleri bitişiğine yapılmış stylobat blokları üzerlerinde attik-ion tipinde sütun kaideleri yerleştirilmiştir. Kuzey güney uzantılı uzun kenarı ve doğu batı uzantılı iki kısa kanadı üzerinde yarım daire ve kare formlu nişler açılarak heykellerle hareketlendirilmiştir. Anıtsal Çeşmenin merkezine ise iki tuğla sırası kullanılarak örülmüş ilk kata ait merkezi niş yer alır. Bu düzenlemenin benzeri Anıtsal Çeşme’nin güney yarısında da devam etmektedir ancak çeşme güney kısa kanadının ve batı duvarının üzerindeki 2. kata ait nişlerin büyük bir kısmı tahrip olmuştur. Çeşmenin ön cephesinde yer alan derin havuzu dikdörtgen planlıdır.

     Kuzey Nekropolü

    Tripolis'in kuzeyinde, sarp ve eğimli yumuşak kayaç yapısına sahip yamaçlarda ana kayanın oyulmasıyla meydana getirilen ve bir dizi mezardan oluşan Kuzey Nekropolü bulunur. Kaya mezarlarının büyük bir kısmı ana kayanın yumuşak yapısı ve kaçak kazılar nedeniyle zamanla tahrip olmuştur. Deniz seviyesinden yaklaşık 200 m. yükseklikte yer alan kaya mezarı ise orijinal durumunu günümüze kadar oldukça iyi korumuştur (Fig. 16).

        

                                                                                    Fig. 16: Kaya Mezarı.

    Kuzey- güney yönlü kaya mezarı iki ana odadan oluşur. İlk oda kaya mezarının aynı zamanda dromos kısmını oluşturur. Dromostan mezarın asıl odasına geçiş tek kapıyla sağlanır. Mezar Odası, ana kayanın oyulmasıyla oluşturulmuş tekne biçiminde üç klineye bölünmüştür. Klinelere kuzey güney yönlü gezinti alanı ile ulaşılır. Mezarın üst örtüsü ana kayanın şekillendirilmesiyle tonoz biçiminde yapılmıştır. Genel olarak kaya mezarında yapılan çalışmalarda ele geçen buluntular/ mezar hediyeleri değerlendirildiğinde, mezar odasının kuzeyinde, doğusunda ve batısında bulunan 3 klinenin içerisindeki iskeletlerin cinsiyetlerinin kadın olduğu düşünülmektedir. Ayrıca kemik yapı ve boyutları klinelerdeki gömülere ait iskeletlerin erişkin bireylere ait olduğunu gösterir.  Klinelerin içerisinde karşılaşılan iskeletler göz önüne alındığında mezar odası içerisindeki Kline 1’ de üç; kline 2 ve 3 içerisinde ise iki bireyin gömüldüğü düşünülmektedir. Kaya Mezarı 1 olarak isimlendirilen bu alanda ele geçen buluntular değerlendirildiğinde genel olarak MS. 2- 3. yy. larda mezarın tekrar kullanıldığı düşünülmektedir. Kaya mezarı deniz seviyesinden 200 m. yükseklikte Tripolis kuzey Nekropolü içerisinde sarp kayalıklar arasında, kaya mezarının yaklaşık 20 m. batısında yer alır. Mezar orijinal durumunu günümüze kadar kısmen korumuştur. Kuzeybatı- güneydoğu yönlü iki ana mezar odasından ve bir bağımsız klineden oluşmaktadır. Üst örtüsü ana kayanın tonoz formunda oyulmasıyla oluşturulmuştur. Ancak girişin tonozlu üst örtüsü kayaç yapısının yumuşak olması nedeniyle zamanla çöküntüler nedeniyle tahrip olmuştur. Kaya mezarının ana odalarına kuzey güney yönlü bir koridordan ulaşılır. Mezarın girişinin hemen doğusunda zemini ve yan duvarları ince kireç harçlı sıvayla kaplanmış,  kuzey ve batı mezar odalarından bağımsız tek kline bulunur. Doğu Kline olarak adlandırılan bölümün üst örtüsü günümüze sağlam kalamamıştır. Kaya mezarının ana girişinin hemen batısında batı mezar odasının girişi yer almaktadır, buradan gezinti alanına inilir. Batı mezar odasının tonozlu üst örtüsünden başlayan dolgu topraktan aşağı kodlara inilmesiyle ana kayaya tekne biçiminde oyulmuş sığ 3 kline bulunmuştur. Ayrıca Batı Mezar Odası içerisinde kuzey güney yönlü tek kişilik bir başka kline daha yer almaktadır. Kline 4 olarak adlandırılan bu bölümüm girişi pişmiş toprak tuğlalar ile kapatılmıştır. (Fig. 17).

     

                                                                                Fig. 17: Kaya Mezarı

    Kuzey mezar odasının kazı çalışmaları yumuşak kayaç yapısının tonozlu üst örtüsünde neden olduğu çöküntüler ve bitki köklerinin ana kayanın içlerine doğru girerek derin çatlaklara ve kopmalara neden olması nedeniyle durdurulmuştur. Kaya Mezarının kazı çalışmalarında genel olarak kayaç yapısının oldukça yumuşak olduğu ve yer yer çöküntülerin oluştuğu görülmüştür. Kline içlerinde olasılıkla zaman içerisinde yapılan kaçak kazılar nedeniyle iskeletlerin büyük bir kısmının eksik olduğu ve toprak içerisine dağınık ve parçalı halde karıştığı anlaşılmıştır. Yapılan çalışmalarda derin ve sığ kâse parçaları, tek kulplu testi parçaları, amphora gövde, kulp ve dip parçaları, kandil gövde, omuz, tutamak parçaları, pithos parçaları mezar içerisinde dağınık halde bulunmuştur. Söz konusu mezarda ele geçen sikkeler değerlendirildiğinde, mezar MS. 3- 4. yy.a tarihlenebilir.

    Temizlik Çalışmaları ve Diğer Uygulamalar

    2016 yılı kazı, koruma ve onarım çalışmalarının başlamasıyla yerli ve yabancı ziyaretçilerin alanda daha rahat ve güvenli gezebilmeleri, yapıların tahrip olmasının önüne geçilmesi, tarihi dokunun korunması amacıyla temizlik çalışmaları yapılmıştır. Ayrıca fresk, mozaik, duvar sıvaları, yapı zeminleri gibi unsurlar da yıl içerisinde belirli aralıklarla gerçekleştirilen bakım ve uygulamalarla korunması sağlanmıştır. Kazı ve restorasyon çalışmaları sonucunda elde edilen veriler değerlendirilmiş, raporlanması ve veri kayıtlarının tutulması sağlanmış, mimari-seramik ve diğer çizim çalışmaları gerçekleştirilmiş, nitelikli arkeolojik eserlere koruma uygulaması yapılmıştır. Stajyer ve teknik personelin barınma ihtiyacının karşılanması amacıyla kullanılan iki katlı betonarme kazı evinin gerekli görülen yerlerinde kısmi tadilat çalışmaları yapılmıştır (çatı aktarımı, iç dış cephe boyama, su tesisatı ve kalorifer tesisatı vs).  Tüm bu çalışmaların odağında yer alan teknik personel ve işçilerin İş sağlığı ve güvenliğini sağlayabilmek amacıyla mesleki riskler anlatılmış, konunun uzmanları tarafından risk raporları oluşturulmuş, çalışanların sağlık taramaları gerçekleştirilmiş, oluşabilecek iş kazasının ortadan kaldırılması amacıyla çalışanlara iş güvenliği konusunda kurs/eğitim verilmiştir.

Duyurular Tümünü Gör