Güncellenme Tarihi: 04 Temmuz 2017

140 DOKTOR MESLEĞE İLK ADIMI ATTI

Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olan 140 doktor, hekimlik andını okuyarak mesleğe ilk adımlarını attı.

PAÜ Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleşen mezuniyet törenine Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Semin Melahat FENKCİ, Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Şahika Pınar AKYER ve Doç. Dr. Çağdaş ERDOĞAN, Başhekim Prof. Dr. İbrahim TÜRKÇÜER ve yardımcıları Doç. Dr. Murat ÖZBAN ve Yrd. Doç. Dr. Erhan UĞURLU,  öğretim üyeleri, mezun öğrenciler ve aileleri katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından törende ilk olarak konuşan fakülte birincisi Esra AŞIKDOĞAN, hekimlik mesleğinin inceliklerini öğrenmek için yoğun miktarda çaba sarfettiklerini belirterek, bugünde bu çabaların sonucunda kutsal hekimlik mesleğinin birer üyesi olmanın heyecan ve mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.

 Hekimliğin ulvi ve kutsal bir meslek olduğunu belirten Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Semin Melahat FEKCİ ise şöyle konuştu:

Saygıdeğer Hocalarım,

Çok Değerli Veliler,

Siz genç meslektaşlarım ve

Kıymetli personelimiz,

Fakültemizin 18. dönem mezuniyet törenine hoş geldiniz, onur verdiniz, hepinizi sevgiyle selamlarım.

Bugün büyük bir gün. Bugün hekimlik mesleğinizin başladığı gün ama biliyorum ki siz daha üniversiteye başladığınız ilk günden itibaren akrabalarınızın, komşunuzun doktoru oldunuz. Dünyada hiçbir meslek dalı yok ki topluma bu kadar mal olmuş. Hekim olduğunuz andan itibaren artık bu yalnızca bir meslek değil bir yaşam tarzı haline gelmekte. Bir mühendis arkadaşınız evine gittiğinde mesaisi bitmiştir. Ancak, hekimin hiçbir zaman mesaisi yoktur. Geceniz gündüzünüz tatilinizde kendinizi soyutlayamazsınız. O yüzen ulvidir, o yüzden kutsaldır hekimlik.

Saygıdeğer Velilerimiz,

Biliyorum, evlatlarınız fakülteye girdiğinde haklı olarak büyük bir gurur yaşadınız. Evlatlarınız zor bir sınavda çok başarılı olmuş özel çocuklar ama ilerleyen akademik hayatlarında çocuklarınızın uykusuz geçen gecelerini, Temmuz’a kadar uzanan sınav dönemlerini gördünüz. Bu işin hiç de kolay olmadığını anladınız. Bu süreçte, maddi ve manevi desteğinizi evlatlarınızdan esirgemediniz ama bugün gurur gününüz. Öncelikle bu açıdan sizleri sonsuz tebrik ediyorum. Doktor ailesi olmak bir ayrıcalıktır.

Sevgili hekim arkadaşlarım, meslektaşlarım,

Mesleğimizin temel taşına aslında sevgi ve vicdan oluşturmakta. İnsan sevgisi ve insana verilen değerle başlar her şey. İyi bir bilgi donanımına sahip olmak tabi ki çok önemli. Teknolojik tıbbi cihazlar ile tanılarımızın konulması çok daha kolay hale geldi elbette ama hastayı dinlemeden, öyküsüne kulak vermeden doğru bir fiziki muayene yapmadan yani hastanızın ruhu ve bedenine dokunmadan neyi tedavi edeceğiniz, neyi araştıracağınız konusunda bocalayabilirsiniz. Benim iyi hekimlik anlayışım öncelikle hastayı dinlemek ile başlar.

İnsanlardan güler yüzünüzü esirgemeyin. Bir güler yüz hastanın size olan güvenini arttıracaktır. Empati yapmaktan asla vazgeçmeyin, hastanızı içinde bulunduğu sıkıntıyı anlamaya çalışın.

Ben meslek hayatımda tanı koymayı adeta bir yap-boz çözmeye benzetirim. Son kareyi yerine koyduğunuzda sonsuz bir haz veren bir resim.

Mesleğinizi yaparken bir ekip çalışması içinde bulunacaksınız. Ailenizden daha çok ömrünüz hastanelerde iş arkadaşlarınızla geçecek. Bu yüzden çalışma ortamınızın huzur içinde olması size güç verecektir. Aranızda sevgi ve saygıyı eksik etmeyin. Birlikte çalıştığınız sağlık personelinize ve iş arkadaşınıza değer verin. Aşırı hırstan kaçının. Hırslarınızı kendinizi geliştirmek adına kullanın.

Farklılıklar hayatın renkleridir. İnsanlar arasında düşünce, din, ırk ayrımı yapmayın. Saygı ve sevgi her kapının anahtarıdır. Taviz veremeyeceğiniz en önemli değer, Ata’nızın size emanet ettiği yüce ulusumuzun bütünlüğü olmalıdır.

Meslektaşlarım, en büyük otorite bilgidir. Hekimlik hayatınızda, bazı dönemler yardımcı sağlık personelinin, işlerini de yapmak zorunda olduğunuz anlar oldu ama bunlar bile eğitiminizde; sağlık işleyişinin kavranması adına ne kadar değerli olduğunu mesleğinizi icra ederken göreceksiniz.

Bulunduğunuz ortamın yetersizliklerini görerek umutsuzluğa kapılmayın. Dağın başında nasıl tanı konulur demeyin. Unutmayın ki, İbn-i Sina’nın tıp kitapları Avrupa’da yıllarca tıp eğitinde okutuldu.

Mesleğinize ve öncelikle kendinize saygı gösterin. Hekimlik adına sizi incitebilecek olaylar yaşayabilirsiniz. Öncelikle sakin davranın, anlamaya çalışın. Hastalık bazen kişileri çaresiz, gergin hale getirebilir. Arada yaşayabileceğiniz olumsuzluklar sizi yıldırmasın. Unutmayın biz hekimlik, onurunu kenetlenerek taşıdığımızda; birbirimizin arkasında durduğumuzda hiçbir güç bizi sarsamaz. Hekimler olarak birbirimizi koruyalım, destekleyelim.



Saygıdeğer Öğretim Üyeleri,

Kurulduğundan itibaren Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin gelişimi için büyük emekler veren hocalarım, geleceğimizi emanet edeceğimiz bu saygın meslektaşlarımızın yetişmesinde büyük emek harcadınız. Hem tıp bilimi dünyasında sayısız değerli çalışmalara imza attınız, hem de bu pırıl pırıl meslektaşlarımızı yetiştirdiniz. Aynı süreçte hekimlik mesleğinizi yaparak halkımıza ileri düzeyde hizmet sundunuz. Türkiye’de akredite olmuş sayılı tıp fakültelerinin arasına Pamukkale Üniversitesi’nin girmesini başararak bize yüce bir gurur yaşattınız. Hakkınızı helal edin. Hepinize sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Saygıdeğer meslektaşlarım,

Yolunuz açık olsun. Unutmayın bizler her aradığınızda hep yanınızda olacağız. Sizlerle gurur duyuyorum.

Vatan sevgisi, insan sevgisi ile çalışın ve daima mutlu olun.

Konuşmaların ardından öğrencilerin hazırladığı slayt gösterisi izlendi.

Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Semin Melahat FENKCİ ve  öğretim üyeleri tarafından mezun olan doktorlara diploma ve hediyeleri verildi.

Daha sonra mezun olan öğrenciler Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Çağdaş ERDOĞAN eşliğinde hekimlik andını okudular.

Tören sonunda genç doktorlar keplerini fırlatarak mezuniyet coşkusunu tüm salonla beraber kutladılar.