Güncellenme Tarihi: 11 Nisan 2018

KALP SAĞLIĞI HAFTASI

PAÜ HASTANESİ KALP SAĞLIĞIMIZA DİKKAT ÇEKTİ

 

10-17 Nisan Kalp Sağlığı Haftası nedeniyle PAÜ Hastaneleri Kardiyoloji AD. Öğretim Üyesi Prof.Dr. Asuman Kaftan kalp sağlığı hakkında açıklamalarda bulundu. Kalp ve Damar Sağlığı, genetik özelliklerin yanı sıra beslenme ve yaşam tarzı ile doğrudan ilgilidir. Kalp ve Damar Sağlığını olumsuz etkileyen başlıca unsurlar; sağlıksız beslenme, şişmanlık, alkol, sigara, hava kirliliği, hareketsiz bir yaşam ve strestir. Bu faktörler yalnızca kalp hastalıklarına zemin hazırlamakla kalmaz, aynı zamanda büyük bir sosyoekonomik problem olan inme olaylarına da (felç) yol açabilir. Sadece birkaç küçük değişiklikle bile kalp hastalığı ve inme riskini azaltabiliriz. Kan basıncı yüksekliği, şeker hastalığı ve uyku bozukluğu ile ilgili olan sorunların üzerinde durulmalı; kan şekeri, kolesterol ve kan basıncı gibi değerlerin belirli seviyelerde tutulmasına dikkat edilmelidir. Sağlıklı beslenme, hazır gıdalar yerine taze besinlerin tercih edilmesi, aşırı tuz kullanımının önüne geçilmesi, düzenli sağlık kontrolleri, kan değerlerine dikkat edilmesi kalp sağlığını koruma tedbirleri arasındadır. Ayrıca hayata karşı iyimser olmak, aile ve çevre ile kaliteli zaman geçirmek, uyku düzenini kontrol altında tutmak da önemlidir.

Daha sağlıklı kalpler için öneriler;

Hareketli bir yaşam tarzı: Obezite, diyabet ve fiziksel aktivite yetersizliği gibi risk faktörlerinin çocukluk çağında görülmeleri, erişkinlikte kalp hastalığı gelişme riskini büyük oranda artırmaktadır. Çocuklardan başlayarak, tüm insanlara hareketli bir yaşam tarzı oluşturmak için mutlaka spor salonlarına ihtiyaç olmadığını,  gün aşırı 45 dakikalık yürüyüş bile kan tablomuzda, kan basıncımızda, moralimizde kardiyolojik hastalık riskini azaltacak değişikliklere neden olabilir.  

Düzgün beslenme alışkanlığı kazanmak: Günümüzde giderek daha fazla insan, şeker, tuz, doymuş yağ ya da trans yağ içeriği yüksek olan işlenmiş gıdalar tüketmektedir. Meyve ve sebzeler açısından zengin olan “Akdeniz Tipi Beslenme Alışkanlığı” adını verdiğimiz, kalp sağlığı dostu bir beslenme şekli, kalp hastalığı ve inmeden korunmaya yardımcı olur. Günlük tuz tüketimimizi bir tatlı kaşığı (5 gr) ile sınırlandırıp, karbonhidrat ve doymuş, trans yağ içeren gıdaları minimuma indirip, mümkün olduğunca ev yemekleri ile beslenerek kalp hastalığı ve inme riskini biraz azaltabiliriz.

Kötü alışkanlıklarımızı bırakmak: Sigara ve tütün içeren diğer keyif verici maddelerden, alkolden uzak kalmak ve bunların kullanımının başlanmaması için kendimizden küçüklere davranış modeli yaratmak. Sigara içilen ortamda dahi bulunmamak.

Kilo fazlalığımız var ise, doktor kontrolünde sürekli uygulanabilir bir yeme alışkanlığı ve hareket tarzı ile mevcut yağ dokumuzu kas dokusuna çevirmeye çalışmak.

Mevcut kan değerlerimizi bilmek ve olumsuz değerleri normale çevirebilmek için ilgili doktorlardan öneriler alıp uygulamak (kan şekerimizi, kan yağlarımızı ve tiplerini bilerek, normal değerlere ulaşmak için yardım almak)

Arada evde tansiyon değerlerimizi yakınmamız olmasa bile ölçmek ve ortalamalar yüksek ise (ev ortamında beden ve zihin yorgunluğu  yok iken ideali <130/80 mmHg olmalı) doktordan yardım alıp, takibe girmek

 Kalp, hücrelere besin taşımak için, hayatımız boyunca aralıksız çalışması gereken en yaşamsal organlarımızdan birisi olduğunu belirten Prof.Dr.Kaftan kalbimizin sağlıklı çalışmasının diğer organların sağlığı ve bir bütün olarak insan sağlığı açısından da önemini vurguladı. 

 

Kalp Sağlığı Haftası


Türk Kalp Vakfı, Türkiye’de büyük can ve ağır ekonomik kayıplara sebep olan Kalp ve Damar Hastalıkları ile mücadelenin en etkili, en kestirme ve en ekonomik yolunun, halkı bu hastalığa karşı uyarmak, bilinçlendirmek ve motive etmekten geçtiği inancına dayanarak Türkiye’nin gündemine Kalp Haftası’nı getirmiştir. Bu organizasyon her yıl Nisan ayının ikinci haftasında yurt çapında bir haftalık spor, sanat, kültür, halkla bütünleşme, bilimsel toplantılar şeklinde, aktivitelerle gerçekleştirilmektedir.

Günümüzde kalp sağlığının daha iyi anlaşılması, tanı yöntemlerindeki gelişmeler ve tedavi edici modellerdeki ilerlemelere rağmen dünyada ve Türkiye'de ölüm nedenlerinin başında hala kalp ve damar hastalıkları gelmektedir.


 
Hipertansiyon, kolesterol, obezite, şeker hastalığı ve sigara kullanımı kalp sağlığını tehdit eden unsurlar arasında yer almaktadır. Sigara kullanımı, kalp hastalıklarına, inmeye (felç), akciğer hastalıklarına ve çeşitli kanserlere neden olmaktadır.
 
Kan basıncı yüksekliği, şeker hastalığı ve uyku bozukluğu ile ilgili olan sorunların üzerinde durulmalı; kan şekeri, kolesterol ve kan basıncı gibi değerlerin belirli seviyelerde tutulmasına dikkat edilmelidir.
 
Kalp hastalıklarının giderek artış göstermesi ile birlikte koruyucu sağlık önlemlerinin değeri daha iyi anlaşılmaya başlanmıştır. Sağlıklı beslenme, hazır gıdalar yerine taze besinlerin tercih edilmesi, aşırı tuz kullanımının önüne geçilmesi, düzenli sağlık kontrolleri, kan değerlerine dikkat edilmesi kalp sağlığını koruma tedbirleri arasındadır. Ayrıca hayata karşı iyimser olmak, aile ve çevre ile kaliteli zaman geçirmek, uyku düzenini kontrol altında tutmak da önemlidir.


 
Sağlıklı bir yaşam için spor şarttır. Sporu yaşamımızın bir parçası haline getirebilmemizin ön koşulu sağlıklı bir kalbe sahip olmaktır. 35 yaş üstü kişilerin spor yapmaya başlamadan önce kardiyak yönden değerlendirilmesi gerekir. Fizik muayene, EKG (Elektrokardiyografi), gerekli ise ekokardiyografi ve egzersiz testleri yapılabilir.
 
Kalp Sağlığınızı Korumak İçin:
- Sağlıklı beslenin.
- Aktif olun ve kalp sağlığınızı kontrol altına alın.
- Tütüne '' HAYIR '' deyin.
- Alkol tüketimini sınırlayın.
- Sağlıklı vücut ağırlığınızı koruyun.
- Kan basıncınızı kontrol altında tutun.
- Kan değerleri ölçümünüzü düzenli olarak yaptırın.