Güncellenme Tarihi: 19 Mart 2019

BÖBREK HAFTASI

“böbreğine söz ver, sağlıklı yaşa”

Kronik böbrek hastalığı son yıllarda tüm dünyada adeta bir salgın şeklinde artış göstererek ciddi bir sağlık sorunu haline gelmiştir. Bu hastalığın önemine dikkat çekmek için her yıl Mart ayının ikinci Perşembe günü “Dünya Böbrek Günü” olarak kutlanmaktadır. Bu yıl kutlanan dünya böbrek günün teması “ böbreğine söz ver, sağlıklı yaşa” teması üzerine odaklandı.

Haftanın önemini vurgulayan PAÜ Hastanesi Nefroloji BD. Başkanı Prof. Dr. Belda Dursun şunları söyledi : Kronik böbrek hastalığı dünya çapında önemli bir halk sağlığı sorunudur, erken farkedilip tedavi edilmediği zaman ağır böbrek yetmezliği, kalp-damar hastalıklarına ait komplikasyonlar ve ölüm ile sonuçlanabilir. Dünya genelinde kronik böbrek hastalığının görülme oranı %10-12 civarında olup, kadınlarda bu oran %14’e kadar çıkabilmektedir. Türk Nefroloji Derneği tarafından yapılan ülke çapındaki bir tarama çalışmasında ülkemizde kronik böbrek hastalığı oranı %16’ya yakın saptanmış ve dikkat çekici bu yüksek oranların altında yatan nedenler olarak giderek artmakta olan sigara kullanımı, obezite, diyabet ve hipertansiyon öne sürülmektedir. Genel popülasyon açısından değerlendirme yapıldığında kronik böbrek hastalığının en sık görülen nedenleri şeker hastalığı, yüksek tansiyon, nefritler, kistik böbrek hastalıkları ve ürolojik (idrar yollarında taş veya tıkanıklık) problemlerdir. Kontrolsüz şeker hastalığı, kontrolsüz hipertansiyon, kalp hastalığı, şişmanlık, ileri yaş, ailede böbrek hastalığı öyküsü, sigara ve sık ağrı kesici ilaç kullanımı kişiyi böbrek hastalığı açısından yüksek riskli hale getirmektedir. Kronik böbrek hastalığı çoğu kez belirti vermeden sinsi bir şekilde son döneme yani diyaliz aşamasına ilerlemektedir. Bu nedenle riskli kişiler başta olmak üzere herkesin düzenli olarak sağlık taramasından geçmesi, basit kan ve idrar testi ile böbrek fonksiyonlarını kontrol ettirmesi önemlidir. Erken teşhis ve tedavi edilemeyen kronik böbrek hastalığı son dönem böbrek yetmezliğine ilerlemekte, bu aşamada diyaliz ve böbrek nakli tedavileri gündeme gelmektedir.

Kronik böbrek hastalığının en önemli ve etkin tedavi şekli önlenmesidir. Bu noktada koruyucu hekimlik yaklaşımları ön plana çıkmaktadır. Özellikle kronik böbrek hastalığı olan veya bu açıdan yüksek risk taşıyan bireylerde böbrek fonksiyonun korunması son derece önemlidir. Böbrekler için risk oluşturan ilaçlar (bazı antibiyotik ve ağrı kesici ilaçlar) kullanılırken, tanı veya tedavi amaçlı görüntüleme işlemleri (örneğin ilaçlı tomografi ve anjiografi) sırasında, riskli ameliyatlar öncesinde ve sonrasındaki dönemde böbrek fonksiyonlarının hekim tarafından izlenmesi ve koruyucu önlemlerin alınması çok önemlidir. Gereksiz ve hekim kontrolünde olmayan ilaç kullanımından kaçınılmalıdır. Böbrek sağlığı açısından böbrekleri susuz bırakmamak ve yeterli su alımına özen göstermek, özellikle sıcak iklimde yaşayanlarda daha da önemlidir.

Kronik böbrek hastalığının önlenmesinde toplumun tüm katmanlarına sorumluluk düşmektedir. Özellikle çocukluk çağından itibaren bireylerde hipertansiyon, şişmanlık ve şeker hastalığının önlenmesi son derece önemlidir. Gereksiz ilaç (özellikle ağrı kesiciler)  kullanılmaması, aşırı tuzlu ve yüksek kalorili beslenme şeklinin terk edilmesi, yeterli su içilmesi, düzenli egzersizin bir yaşam biçimi olarak benimsenmesi, sigara ve alkolden uzak durulması, ve düzenli sağlık kontrollerinin yaptırılması kronik böbrek hastalığından korunmak açısından önemlidir.