MENTEŞE BEYLİĞİ

       TARİHİ

            1261’den sonra, İstanbul’un Bizanslılar tarafından tekrar alınması neticesinde, İmparatorluk politikası balkanlara çevrilmiş olup, Anadolu’nun batı kısmındaki askeri unsurlarını buradan çekmiştir. Bunun neticesinde 1261 den itibaren Batı Anadolu’nun birkaç sene içinde, bir daha çıkmamak üzere Türklerin eline geçtiği görülmektedir[1].

            1261 yılından sonra Bizans’tan kopan ilk toprak parçası Batı Anadolu’nun Karia Bölgesi olmuştur. Türklerin fetihlerine karşı VIII. Michael oğlu Andronikos’un kumandasında 1269 ve 1278 yıllarında iki ordu göndermiştir. Andronikos kumandasındaki ordunun tahkim etmiş olduğu Trralles’i (Aydın) ve bunun yakındaki Tisa (Güzel Hisar) mevkilerini Menteşe’nin kumandasındaki Türk kuvvetleri şiddetli bir savaş sonunda Bizanslılardan almıştır[2].

            Son tetkikler XIII. Yüzyılın ikinci yarısında Karya kıtasında teşekkül etmiş olan Menteşe Beyliği’nin İznik İmparatorluğu zamanında Meğri (Fethiye) taraflarından içeri doğru girerek Sahil ile Denizli dağları arasında yerleşen Türkmenler tarafından kurulmuş olduğunu göstermekte ve kurucusu olan Menteşe Bey’in kabrinin de Meğri’de bulunmuş olması bu görüşü kuvvetlendirmektedir[3].

            Menteşe Beyin adı yerli ve yabancı kaynaklarda çeşitli şekillerde kaydedilmiştir. Mantachias’da, Karia’da hüküm süren sülalenin çöküşüne kadar taşıdığı ve son devirlere kadar bir Osmanlı eyaletinin ismi olarak kalan Menteşe adını katiyetle tanıyoruz. Ancak Menteşe Bey’in adı yerli ve yabancı kaynaklarda çeşitli şekillerde kaydedilmiştir. Bizans tarih yazarı Dukas, Mantahia, Chalcondyle, Mendesias veya Mendsias, Demetrius Cantemir, Menteshe, W. Heyd, Madachie, Menteshe, İbn Batuta, Enveri, Şakiri, Ahmed Tevhid ve hicri 970 tarihli Menteşe Sancağı Evkaf defterinde, Peçin’de Ahmet Gazi Bey’in mezar taşında[4] ve İzmir, Selçuk’ta Menteşeoğlu Umur Bey’in mezar taşında da rastlanılmaktadır[5].

            1282 Yılından sonra biri haricinde hiçbir kaynakta Menteşe Bey’in adına rastlanılmamaktadır. Bu sebeple onun ölüm tarihi olarak bu tarih kabul edilmektedir[6]. Beyliğe adı verilmiş olan Menteşe Bey vefat ettikten sonra Meğri (Fethiye)’deki Türbesine defnedilmiştir. 

             

            Menteşe Bey’in şeceresine ait sağlıklı bilgiler şüphesiz Menteşe Bey’den sonra yerine geçen oğullarının inşa ettirdikleri eserlerin kitabelerinde, mezar taşlarında ve adlarına bastırdıkları sikkelerde bulunabilir[7](Şekil 2). Ahmet Gazi Bey’in Beçin’deki mezar taşında yazan soy kütüğü en sıhhatli kaynaklardan biridir ( Şekil 2 ).

            Menteşe Bey’in vefatından sonra, iki oğlundan Mesud Bey’in Hükümdar olduğunu kardeşi Kirman’ın da Fenike’ye sahip olduğunu bilmekteyiz. Mesud Bey zamanında Anadolu’nun batı sahillerine Türkler tamamen hâkim olmaya başlamışlardır. 1300 (H. 700) yıllarında Mesud Bey donanması ile büyük başarılar elde etmiş, hatta Rodos Adasının önemli bir bölümü Rumlardan alınmıştır.

            Mesud Bey’in Vefatı H. 719 (H. 1319)’dan evvel olmalıdır. Devlet merkezinin Milas olduğu anlaşılıyor ise de kabrinin yeri tam olarak belli değildir[8]. 1337 yılında Menteşe Beyliği ile Girit Dükalığı arasında yapılan antlaşma metninden Mesud Bey’in “Orhan Bey, Selman Paşa, Selahaddin Bey, Yahşi Bey, Said Paşa ve İtalyan kaynaklardan alındığı şekliyle Strumbrachi[9]” adlarında altı oğlu bulunduğunu öğrenmekteyiz[10].  Mesud Bey’in vefatından sonra Beyliğin başına büyük oğlu Orhan Bey geçmiştir. Orhan Bey zamanında beyliğin idare merkezi Milas ve Beçin’dir.

            1329 – 1330 tarihinde Milas’ta Orhan Bey zamanında inşa edilen Hacı İlyas Camii’nin kitabesinde “ Emir-i Kebir ve Şucaa devletü’d-din” ünvanlarının yanı sıra 1331 – 1332 tarihli Beçin’deki kendisinin yaptırdığı caminin kitabesinde[11] “Emir-i muazzam, Mansur, muzaffer, mufahham, sultan-ı guzzatu’l-atrak, Şucaa devletü’d-din Orhan bin Mesud” şeklinde ünvanları sıralanmıştır[12]. Orhan Bey’in Balat’ta kesilmiş tarihsiz gümüş bir sikkesi (Gigliato[13]) mevcuttur. Bu sikke Balat’ın Orhan Bey zamanında Menteşe toprağı olduğunu belgelemesi açısından oldukça önemlidir. Şücauddin Orhan Bey’in ölüm tarihi kesin olarak bilinmemektedir[14]. Orhan Beyin mezarının da yeri tam olarak belli değildir. Ancak Beçin’deki Orhan Caminin yanındaki türbe de naşın yattığı tahmin edilmektedir.

            Orhan Bey’in ölümünden sonra oğlu İbrahim Bey Beyliğin başına geçmiştir. İbrahim Bey’in hükümdar olduğunu Muğla’da kendi adına yaptırdığı H. 745 tarihli (M. 1344) ulu cami kitabesinden açıkça anlayabiliriz.İbrahim Bey hakkında çok fazla bilgi bulunmamaktadır. İbrahim Bey’in 1358/59 yıllarında ölümü üzerine Menteşe Beyliği parçalandı, İbrahim Bey’in oğullarından Musa Bey, Balat ve Milas’ta; Mehmed Bey Muğla ve Çine’de; Ahmet Bey’de Fethiye ve Marmaris’te hüküm sürmeye başladı[15]1391 yılında Ahmet Gazinin ölümü üzerine Yıldırım Bayezid, Batı Anadolu’daki diğer beyliklere yaptığı gibi Menteşe Beyliği’nin de siyasi varlığına son vererek, topraklarını Osmanlı Devleti’ne kattı. Menteşe İlinin idaresini de Firuz Ağa’ya vermiştir[16]1402 Ankara Savaşından sonra Yıldırım Beyazıd, Timur’a yenilemiş, Timur’da, Menteşe İlinin idaresini Menteşe Beylerinden İlyas Beye vererek, kendisine tabii olarak beyliğin kuruluşunu tekrar sağlamıştır. İlyas Bey, Yıldırım Bayezid’in oğulları arasındaki otorite mücadelesinden yararlanıp, beyliğe eski gücünü tekrar kazandırarak, bölge siyasetinde rol oynamaya başlamışsa da başarılı olamamıştır. İlyas Bey’in ölümü üzerine, rehin tutuldukları Edirne’den kaçarak menteşe iline gelen oğulları Leys ve Ahmet Bey Beyliğin başına geçmişlerdir. Daha sonra II. Murad,  Saruhan, Aydın ve Menteşe iline yürüyerek, bu emaretleri doğrudan doğruya Osmanlı topraklarına katmıştır. Menteşe oğullarından Leys ve Ahmed Beyleri de Tokat’taki bedevi Çardağına Hapsetmiştir[17]Bu olaylardan sonra Menteşe Beyliği’ne ait olan topraklara “Menteşe” adı verilmiş ve Anadolu Beylerbeyliğine tabi, merkezi Muğla olan bir sancak olmuştur[18]. Bundan sonra Menteşe soyundan hiç kimse ortaya çıkmamıştır.

 

        COĞRAFYASI

          Bu dönemde Batı Anadolu sahil şeridinde; Karesioğulları (Merkez Balıkesir), Saruhanoğulları (Merkez Manisa), Aydınoğulları (Merkezi Aydın) ve asıl konumuzu oluşturan Menteşeoğulları (Merkezi Muğla) gibi beylikler bağımsızlığını ilan eden beyliklerdir (Çizim ?).

Menteşeoğulları 1425-26 yıllarına kadar süren varlığı boyunca Anadolu’nun Antik Karia Bölgesinin neredeyse tamamını ve Likya’nın da bir bölümünü Bizanslıların elinden alarak bu bölgede bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir. Menteşe Bey, Muğla’yı aldıktan sonra beyliğinin topraklarını Denizli dağlarına ve Menderes Nehri havzasına kadar genişletti. Bu arada Aydın (Tralleis) ve Sultanhisar’ı ele geçirdi. Menteşe Beyliği’nin toprakları Fethiye, Muğla, Balat, Milas, Bozüyük, Marin, Burnar, Beçin[19], Çine, Tavas, Aydın, Fenike ve Köyceğiz gibi kasaba ve şehirleri kapsamaktaydı. Bunların çoğunluğu, Menteşe Bey tarafından fethedilmiştir[20]Orhan Bey’in hükümdarlığının ilk yıllarında Beyliğin idare merkezi Milas’tır. Daha sonra Milas’a yaklaşık 5 km. uzaklıktaki Peçin’e taşınmıştır. Bu devirde Menteşe Beyliği’nin kuzeyinde Aydınoğullarrı ve Germiyanoğulları, kuzeydoğuda Hamidoğulları ve güneydoğuda Tekeoğulları Beyliği bulunmaktadır[21].

            Menderes dâhil bütün sahil mıntıkası şüphesiz Menteşe Beyliğine aittir. Davas’ın da Menteşe’ye ait olduğu ve Muğla, Balat, Bozüyük, Milas, Beçin, Mazın, Çine, Davas, Bırnaz, Marki ve Köyceğiz’i Menteşe şehirleri olarak sıralanmıştır[22]Menteşe Beyliği hâkimiyeti altındaki arazinin genişliği hakkında bir fikir elde etmek için: Söke kazasının yarı arazisini, Çine’yi, Davas’ı, Kaş’ı ve ihtimal Bozdoğan ve Karacasu’yu da bugünkü Muğla vilayeti toprağına katarak hesaplamak lazımdır.[23].



[1] P. Wittek, Menteşe Beyliği, (çev. O. Ş. Gökyay), Ankara, 1944, s. 15.

[2] P. Wittek, a.g.e., s.24., İ. H. Uzunçarşılı a.g.e., s. 70.

[3] İ. H. Uzunçarşılı, Anadolu Beylikler ve Akkoyunlu, Karakoyunlu Devletleri, Türk Tarih Kurumu, Ankara, 1988, s.70.

[4] Beçin’de kendi adına yaptırdığı Ahmet Gazi Medresesinin ana eyvanındaki mezar taşı.

[5] P. Wittek, a.g.e., s.27, R. Duran, Menteşe Beyliği Mimarisi, Doktora Tezi, İzmir, 1995, s. 57.

[6] R. Duran, a.g.t. ,s.59.

[7] Soy şeceresinin ayrıntılı bilgisi için bkz. P. Wittek, Menteşe Beyliği, R. Duran, Menteşe Beyliği Mimarisi, İ. H. Uzunçarşılı, Kitabeler ve Sahip, Saruhan, Aydın, Menteşe, İnanç Hamit Oğulları Hakkında Malumat, İstanbul, 1929.

[8]  İ. H. Uzunçarşılı a.g.e., s. 72.

[9] İ. H. Uzunçarşılı bu ismin Frenk kaynakları arasında bu şekilde kaydedilmiş olduğunu bunu Mortman, İbrahim olarak kabul etmiştir, (a.e.g., s. 72.), P. Wittek’de ismin fena şekilde bozulmuş olduğunu, Hopf’un fikrine uyarak “İbrhim Beg” olması gerekmektedir diyor (a.g.e., s.63).

[10] P. Wittek, a.g.e., s.27, İ. H. Uzunçarşılı a.g.e., s. 72.

[11] Kitabe şuan mevcut değildir. Evliya çelebinin verdiği bilgilere göre işlenmiştir.

[12] P. Wittek, a.g.e., s.133, 134, İ. H. Uzunçarşılı a.g.e., s. 73. , İ. H. Uzunçarşılı a.g.e., s. 162.

[13] P. Wittek, a.g.e., s.154.

[14] Orhan Bey’in ölüm tarihini R. Duran 1337 yılından hemen önce olması gerektiğini, İ. H. Uzunçarşılı ise 1344 tarihinden evvel olduğu söylemektedir. 

[15] Daha geniş bilgi için bkz. P. Wittek, a.g.e., R. Duran, a.g.t.

[16] Daha geniş bilgi için bkz. P. Wittek, a.g.e., R. Duran, a.g.t.

[17] R. Duran, a.y.

[18] . P. Wittek, a.g.e., s.105.

[19] Ayrıntılı bilgi için bkz; Arel, a.g.e.

[20] Wittek, a.g.e. , s.170.

[21] Aşkadil akarca ??

[22] R. Duran, a.g.e. s.89.

[23] R. Duran, a.y


Duyurular Tümünü Gör