BEÇİN ŞEHRİ

            Milas’ın 5 km güneyinde, Ören karayolunun 5. km’sinde, Milas Ovası'na hâkim yaklaşık 210 metrelik bir tepenin üzerinde yer alan Beçin Kalesi, 14. yüzyılda Karia bölgesini elinde tutan Menteşe Beyliği’nin en önemli merkezidir. Beçin, burada yaşayan yerli halkın ovaya inmesiyle bugün büsbütün boşalmıştır. Günümüz de, sadece birkaç ailenin yaşam sürdüğü görülmektedir.

           Beçin şehrinin Menteşeoğulları tarafından fetih tarihi tam olarak bilinmiyorsa da 1270’ten sonra Menteşe kuvvetlerinin Karya Bölgesine ilk esaslı nüfuzları sırasında olması gerekmektedir[1]. Eski metinlerde Barçın ya da Berçin olarak geçen şehrin adı, Menteşeoğullarından İlyas Bey’in 1414 yılında Venediklilerle yaptığı bir antlaşmada Petzona olarak da geçmiştir[2]. Bu şehrin ismi bazı kaynaklarda Peçin olarak da geçmektedir.

           Beçin, çoğu beylikler devrinden kalma yapılarıyla, bu devrin özelliklerini ve niteliğini aydınlatacak önemli bir ören yeridir. Beçin şehri, bir kale ve bu kalenin güneyinden başlayan, kalınlığı ortalama 1.20 cm olan surlarla çevrili asıl yerleşim yerinden oluşmaktadır. Kaleye güneyde bulunan tek bir kapıdan girilmektedir. Kale ye çıkan yola üzerinde aslan kabartması bulunan bir kule egemen olmaktadır.  Yolun güney tarafında da büyük bir sarnıç bulunmaktadır. Kale içinde, 20. yüzyıldan kalma evlerin dışında, kalenin doğusunda bulunan bir mabet bulunmaktadır. Mabet’in tabanını P. Wittek Bizans döneminden kalma kilise temeli olarak tanımlamıştır[3]. Kalede ayrıca Menteşe Beyliğinden kalma küçük bir hamamda bulunmaktadır.

            Kaleye çıkan yol, asıl girişin hizasındaki çeşmeden yukarıya doğru kıvrılarak şehir merkezine doğru uzanmaktadır. Bu yolun sağ tarafında tarlaların içinde ağaçların arasında kalmış büyük hamamın kalıntıları göze çarpmaktadır. Sol tarafta ise bir zaviye kalıntısı ile iki tane türbe görünmektedir. Şehrin merkezinde Ahmet Gazinin yaptırdığı medrese ile tam karşısındaki Orhan Cami bulunmaktadır. Ahmet Gazi Medresesinin kuzeybatısında Bey Konağı ile Bey Hamamı, Orhan Caminin güneyinde Kızılhan ve batısında Kubbeli Çeşme gibi şehir merkezinde birçok yapı bulunmaktadır.

           Merkezden uzakta güney doğu bölümde surların hemen dışında Seymenlik zaviyesi, hamamı ve zaviyenin yanında Üçgöz Hanı yer almaktadır. Bu yapıların dışında şehir merkezine yaklaşık 1 km uzaklıkta surların dışında bulunan Kepez mevkiinde Medrese, Cami ve Hamamdan oluşan bir külliye bulunmaktadır. Ayrıca Karapaşa Medresesi, Orman Tekkesi, Seymenlik Zaviyesi gibi Beçin şehrinde ayakta kalmış yapılar olduğu kadar, kazılar sırasında da gün yüzüne çıkarılmış ve çıkarılması planlanan yapılar bulunmaktadır.

            Surlarla çevrili şehrin içinde, Türkler buraya gelmeden hemen önceki devirlere ait hiçbir ize şimdiye kadar rastlanılmamış olması, bu yerleşim yerinin Türklerle bir şehir haline geldiğini ve imar edildiğini göstermektedir[4].

           Batı Anadolu beylikler döneminin en önemli merkezlerinden olan Beçin ören yerinde kazı çalışmaları ilk olarak Prof. Dr. Rüçhan Arık başkanlığında 1980li yıllarda başlamış olup kazıyı 1995 yılında Prof. Dr. Hüseyin Rahmi Ünal devralmıştır. 2010 yılından itibaren Prof. Dr. Kadir PEKTAŞ Başkanlığında kazılar devam etmektedir.

 

 



[1] B. Darkot, İslam Ansiklopedisi, “Milas” maddesi, İstanbul, 1958.

[2] P. Wittek, Menteşe Beyliği, (çev. O. Ş. Gökyay), Ankara, 1944, s. 126.

[3] P. Wittek, a.g.e., s.126, Bu mabet tabanını “kilise olarak” tanımlar ancak yeterli delil ve belge göstererek bu iddiasını savunmamıştır.

[4] Ayda Arel, “Menteşe Beyliği Devrinde Peçin Şehri“  Anadolu Sanatı Araştırmaları I, İstanbul, 1968, s.92

Duyurular Tümünü Gör