AYASULUK TEPESİ VE ST. JEAN ANITI KAZISI

St. Jean Anıtı (Bazilikası)

St. Jean Anıtı (Bazilikası)

            Takip Kapısı ile bazilika arasında yer alan üç kemerli anıtsal kapının her bir kemeri dört paye tarafından taşınıyordu. Justinianus Dönemi öncesinde inşa edilen bazilikaya ait olan bu anıtsal kapı haç kiliselerinin avlularına açılan ve Roma Çağı özelliklerini devam ettiren bir yapı türüdür.

            St. Jean Bazilikası, Bizans Mimarisi’nde büyüklüğü, haç şeklindeki planı ve kubbeli oluşuyla özel bir yere sahiptir. Bugün oldukça alçak kalabilmiş olan mermer hatıllı dış duvarları tuğla ve harç kullanılarak inşa edilmiştir. Çok sayıda pencere ve kapıya sahip cephelerin sıvalı olduğu kabul edilmektedir.

            Bazilikaya batı yandaki büyük narteks kapısından girilir. Giriş Holü olarak da tanımlanan Narteks’ten orta ve yan neflere açılan beş kapı vardır. Narteks üst örtüsünün, beş küçük kubbe veya atrium’a doğru eğimli düz bir çatı olduğu kabul edilmektedir.

            Bazilika’nın uzunluğu atriumla beraber 130 m. dir. Haç planlı yapının üzeri toplam altı kubbe ile örtülmüştür. Bunlardan merkezde mezar alanının üzerindeki kubbe diğerlerinde daha büyük ve yüksektir. Bu kubbeler devasa payeler tarafından taşınıyordu. Alt kısmı mermer, üst kısmı tuğla ile inşa edilen payelerden dört tanesi bir kubbeyi taşımaktaydı.

            Payeler arasındaki damarlı mermerden yapılmış yekpare  sütunlar hem nefleri birbirinden ayırmakta hem de üst kat galerilerini ve sütunlarını taşımaktaydı. Bunların ion düzenli ve impostlu başlıklarında İmparator Justinianus ve karısı Theodora’nın monogramları işlenmiştir. Bunlar bazilikanın tümü veya en azından nefler kısmının İmparatorun yardımlarıyla 527-565 yılları arasında yaptırıldığını göstermektedir. Şayet sadece neflerin yapımı söz konusuysa bunun 557 depreminden sonra gerçekleştiği söylenebilir.

            Orta nefte, bema kısmının önünde, bema ile ambon arasındaki yükseltilmiş ambon yolu kısmen restore edilmiştir. Tabanı renkli mermerle kaplanmış olan bemanın merkezi kısmında dört adet burma yivli küçük sütun Kiborion’a aittir. Bunun altındaki Kripta’da, eski kazılar sırasında üç mezar yapısı bulunmuştur. Bunlardan ortadaki mezarın St. Jean’a (Aziz Yuhanna) ait olduğu kabul edilmektedir. Ancak mezarda kazılar sırasında hiçbir kalıntı bulunmamıştır. Zaten bunların 13. yüzyıldan itibaren boş olduğu ve kutsal kalıntıların daha önce İstanbul’daki Havariun Kilisesi’ne taşındığı bilinmektedir.

            Bema’yı çevreleyen sütunlar ve süslü arşitravlar Orta Bizans Çağı’na (10-12. yüzyıl)  aittir. Bunlar ve syntronon son yıllarda restore edilmiştir.

Duyurular Tümünü Gör