AYASULUK TEPESİ VE ST. JEAN ANITI KAZISI

Atriumda Yapılan Onarımlar

             St. Jean Kilisesi’nin batısında yer alan atrium’un (avlu) genel ölçüleri 34.70 X 47.00 m. dir. 1960 ve 1975 yıllarında Efes Müzesi tarafından yapılan kazılar sonunda ortaya çıkarılan atrium’un planı çağdaşlarından çok farklıdır. Genel olarak ortadaki açık avluyu üç yandan çevreleyen portikler ve bunların dışında gezinme yerleri olmak üzere üç bölümden oluşur. Yüksek bir platform üzerinde yer alan atrium’u buraya yerleştirmek için altyapılar planlanmıştır.  Bunlardan batı portik altında yer alan 10.00 m. yükseklikteki tonozlu altyapı l985 yılından sonra kazılıp onarılmıştır. Ayrıca atrium çevresindeki nişler de gezinme yerlerinin altyapısı sayılabilir. Atriumun doğusunda beş kapı vardır. Bunlardan üçü nartexe ve dolayısıyla kiliseye (Exonarteks yapıldıktan sonra bunun içinde kalmıştır), ikisi ise portiklerin doğusunda kilise dışına açılmaktadır. Atrium’a topoğrafik yapısı gereği (dışarıdan) ancak bu kapılardan girmek mümkündür. Bu girişlerin Justinianus öncesi bazilikada (5. yüzyıl) yan neflere açıldığı düşünülmektedir.

            Merkezi kısımdaki avlunun ortasında yapılan araştırmalarda burada olması gereken çeşme veya havuza ait hiçbir kalıntıya rastlanmamıştır. Doğu kısmında yer alan Exonartex duvarları 10-11. yüzyıla aittir. Avlunun üç yanında yer alan portiklerin genişliği 4.70 m. dir. Portiklerin avluya bakan taraflarında sekizer sütun vardır. Yüksekliği 3.50 m. olan sütunların üzerinde korint düzenli başlıklar ve yüksek impostlar vardır. Bunların üzerindeki kemerler ahşap çatıyı taşıyordu. Tabanı mermer kaplamalı olan portiklerin plan olarak en önemli özelliği iki yanında da sütun sırasının varlığıdır. Portiklerde iki sıra sütun varlığı güney portik kazılarında kesin olarak saptanmıştır. Sütun sıralarının portik köşelerine gelen kısımlarında tuğla ile örülmüş “L, T, +” kesitli köşe ayakları yapılmıştır. Bunlar üst yapıyı oluşturan kemerlere uçlarda destek görevi yapmaktadır. Bunların benzeri Justinianus öncesi (Theodosius Dönemi) St. Jean Bazilikası’nın nef ve transeptlerinde de vardı.

            1985-1989 yılları arasında kazı ve tonoz restorasyonu yapılan Atrium batı portik altyapısı ilk yapıldığı zaman bir depo olarak kullanılmıştır. Kuzey-batı köşeye yakın nişlerden birinin alt kısmında yer alan bir kapı ile dışarı açılan bu altyapı Türk Çağı’nda ara bölme duvarları yapılarak su sarnıcı haline getirilmiştir. Önümüzdeki yıllarda yapılacak yeni düzenlemelerle burası St. Jean ve Ayasuluk Müzesi haline getirilecektir.

            Portiklerin dışında yer alan ve “Gezinme yeri” olarak tanımlanan bölüm St. Jean Atriumu’na has ünik bir mimari unsurdur. Genişliği 2.40 m. olan gezinme yerleri özellikle güney ve batıda tüm atriumu, kuzeyde ise yarısını çevrelemektedir. Çevreye hakim bir yerde ve güzel bir manzaraya sahip olan St. Jean Atriumu’ndaki açık portikler ve gezinme yerleri yapının mimarının önemli bir buluşu sayılmaktadır. Bu planlama insanların Efes Körfezine bakan güzel manzarayı seyretmesini sağlamıştır. 1975 yılı sonrasında yapılan kazı ve restorasyon çalışmalarıyla gerçek yüksekliğine kavuşan atrium terasında eskiden olduğu gibi Efes ovasına hakim optik bir görüntü alanı yaratılmıştır.

            Tabanı mermer kaplı olan gezinme yerlerinin dış kısmında profilli kornişler üzerinde korkuluk levhaları vardı. Levhalar Roma Çağı korkuluk levhalarından esinlenilerek yapılmış balık pulu motifli ve içleri oyulmuştur.  Korkuluk levhaları 1980 li yıllarda içlerine demir yerleştirilerek beyaz çimento kullanılarak mermer tanecikleri ve tozundan oluşan malzeme ile yeniden dökülmüştü. Bu dönemde yaklaşık olarak 30 tane levha ve 20 ayak olarak yerlerine monte edilen parçalar 2005 yılından sonra içlerine giren su ve nemle bozulmaya başlamıştır. 2009 yılında bu kez içlerine araldit_fiber çubuklar kullanılarak levha ve ayaklar yeniden yapılmıştır.

Duyurular Tümünü Gör