AYASULUK TEPESİ VE ST. JEAN ANITI KAZISI

2012-2017 Yıllarındaki Hedeflerimiz

Ayasuluk Kalesi ve St. Jean Kilisesi Kazı ve Restorasyon Çalışmaları


2012-2017 Hedefleri

 


     Ayasuluk Tepesi ve St. Jean Kilisesi Kazı ve Onarım Çalışmaları, 2007 yılından itibaren Bakanlar Kurulu Kararlı Üniversite Kazıları kapsamına girmiştir. Pamukkale Üniversitesi, Arkeoloji Bölümü, Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa BÜYÜKKOLANCI başkanlığındaki bilim ekibi, Ayasuluk Tepesi ve St. Jean Kilisesi kazı ve onarım çalışmalarında ilk hedef olarak Ayasuluk İç Kale’deki kazı ve onarımlara ağırlık vermiştir.


     Geçtiğimiz 5 yıl içinde Selçuk (Ayasuluk) Kalesi’ndeki konutların, yolların, sarnıçların ve hamamın kazıları tamamlanmış ve 2009 yılında kale içinde daha önce bilinmeyen önemli bir yapı bulunmuştur. Konum olarak hakim bir noktada yer alan bu yapının genel ölçüleri dıştan 11.00 x 10.20 m., içten içe 8.00 x 9.00 m. dir.  Kuzey duvarı 4.00 m. kadar sağlam kalabilmiş, yaklaşık kare planlı yapıda inşa malzemesi olarak taş, tuğla ve kireç harcı kullanılmıştır.


     Yapının en ilginç bölümleri bu yapı için mermerden yapılan doğu ve güney kapılarıdır. Kapıların mermer söveleri çok iyi durumda günümüze kadar gelebilmişlerdir. Kapı söveleri üzerindeki silmelerin ve Doğu Kapısı’ndaki süsleme unsuru olan bağ motifinin tam benzeri İsa Bey Camii’nin Doğu Kapısı’nda (maalesef şimdi yerinde değil) kullanılmıştır. Bu sebeple “Kale Köşkü” olarak isimlendirdiğimiz yapı İsa Bey Camii ile çağdaş ve aynı ustalar tarafından inşa edilmiştir.


     Bu yapının 1670 yılında Ayasuluk’u ziyaret eden İngiliz gezgin J.Covel’in gravüründeki iki katlı yapı olduğu ancak 1690 yıllarında yapılan gravürlerde görünmemesinin artık o yıllarda yıkılmış olabileceğini göstermiştir.


     Kale Köşkü olarak tanımlanan yapı, büyük olasılıkla 1350-1390 yıllarında Ayasuluk’un Aydınoğulları Beyliğinin başkenti olduğu dönemde ve İsabey Camii’nin yapıldığı 1375 yıllarında yine İsabey tarafından yaptırılmış olmalıdır. Bir dönem Bey Köşkü olarak kullanıldıktan sonra Osmanlı İmparatorluk Dönemi’nde en azından 1670 yılına kadar Kale Komutanı (Dizdar) Köşkü olarak kullanılmış olabileceği anlaşılmıştır.


    2009 yılında Selçuk Belediyesi’nin önemli katkıları ile Kale Köşkü duvarlarının acil onarım gerektiren kısımları ile Kale Camii minaresinde tehlikeli durumda olan şerefe kısmı onarılmış ve yıkılmaktan kurtarılmıştır. 2011 yılında Selçuk Belediyesi tarafından ihale edilen Ayasuluk Kalesi ve içindeki yapıların restorasyon ve çevre düzenleme projesi çerçevesinde Kale Camii’nin projeli onarımı sonrasında cami içinde, kalede yapılan kazılarda bulunan eserlerin sergilenmesi mümkün olacaktır.


    2009 yılında St. Jean Kilisesi’nin önemli bir parçası olan Şapel’in (Küçük Kilise) koruyucu çatısı, Selçuk Belediye Başkanlığı’nın sağladığı ahşap ve Efes Derneği’nin sağladığı işçilikle projesine uygun olarak yenilenmiştir. Bu arada St. Jean Atriumu’nu saran korkuluk levhaları Restoratör  Hulusi Kaya tarafından yine Selçuk Belediye Başkanlığı’nın sağladığı malzeme ve işçilikle başarı ile yenilenmiştir.

      2009 yılından itibaren Selçuk Simurg Kişisel Eğitim Merkezi ile işbirliği yapılarak yazları bir ay boyunca yaşları 10-13 arasında olan 20 Selçuklu çocuğa “Arkeoloji, Kazı ve Koruma nedir? Kazılarda Neler Yapılır?” konulu seminerler veya “Yaz Okulları” düzenlenmiş ve çocuklara arkeoloji ve eski eserleri koruma bilinci aşılanmaya çalışılmıştır.


            2012-2017 Hedefleri


     2012-2017 yıllardaki hedefimiz daha önce söz verdiğimiz gibi Ayasuluk Kalesi’ni 2012 yılında geziye ve ziyarete açmaktır. Bu hedefe uygun olarak Kale içindeki kazılar neredeyse tamamlanmıştır. Kazısı yapılacak yeni bir yapı yoktur. Gezi güzergâhı olarak kullanılacak eski Arnavut kaldırımlı yolun kazısı, doğudaki çok az bir bölüm hariç tamamlanmıştır. Ayrıca batıdaki sarnıçların kazısı 2014 çalışma sezonunda tamamlandıktan sonra Kale içinde projeli restorasyon ve konservasyon çalışmaları ağırlık kazanacaktır.


     Öncelikle projeleri İzmir Bölge Koruma Kurulu tarafından onaylanan İç Kale Batı Sur Duvarları onarımlarına Selçuk Belediye Başkanlığı ile birlikte başlanmış ve 2010 yılında batı surların güney yarısında 2. ve 3. kuleler ve arasındaki beden duvarları projeye uygun olarak onarılmıştır. 2011 yılında bu çalışma kuzeye doğru devam etmektedir.


            2012-2017 Hedefleri

1.    İç Kale yapılarının sur duvarları, cami, hamam ve sarnıçların onarımı (2012-15)
2.    Piskoposluk Sarayı Kazı ve Araştırmaları (2012-2015)
3.    AN Sarnıcı Kazıları (2012-2017)
4.    St. Jean Kilisesi ve Takip Kapısı’nın röleve, restitüsyon ve restorasyon projesi
5.    Atrium GD köşesinin restorasyon uygulaması.
6.    St. Jean Atrium Batı Portik Altyapısına Ayasuluk-St. Jean Galerisi yapımı
7.    St. Jean Kilisesi ve Vaftizhanesi’nde Kapı ve Duvar Restorasyon uygulamaları
8.    St. Jean Kilisesi Bema ve neflerde 1920-1930 yıllarında bulunup belgelenen Mermer Taban Döşemeleri’ (Opus-Sektile) nin yeniden yapılması
9.    Takip Kapısı ve çevresinin restorasyon projesi ve uygulamasının yapılması
10.    İsabey Camii Doğu ve Kuzey Kapılarının Onarım Projeleri


 


     İç Kale Batı Sur Duvarı Güney yarısında gerçekleşen Onarımlar


Batı Sur Duvarlarının güney yarısında İzmir II. Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun iznine uygun olarak BK1-BK3 arasında toplan 50 m.lik kısımda restorasyon çalışmaları gerçekleştirilmiş ve bu bölümdeki iki kule ve bunların arasındaki bölümlerde dendan seviyesine ulaşılan restorasyonlar yapılmıştır.


            Genel olarak kalınlığı 1.65 m. ve uzunluğu 25.00 m olan BK1-BK2 arasında özellikle Batı Giriş üzerindeki kemer örüldükten sonra duvarlar toplam 4.00 daha yükseltilerek dendanlar dahil 11.00 m. yüksekliğe ulaşmıştır.

      1.   İç Kale yapılarının (sur duvarları, cami, hamam ve sarnıçların) onarımı

      2011 yılı Temmuz ayında İç Kale Batı Sur Duvarı’ndaki onarım çalışmaları yeniden başlamış ve Kasım sonuna kadar devam etmiştir. Kale içindeki diğer yapıların (cami, hamam ve sarnıçlar) onarımı ve çevre düzenlemesi konusunda Selçuk Belediye Başkanlığı, İzmir İl Özel İdaresi’nden Proje yapım katkısı almış ve Ankara’dan özel bir mimarlık bürosu tarafından yapılan projenin 1. Aşaması, İzmir Koruma Kurulu tarafından kabul görmüştür. Bundan sonra projeye uygun olarak Kale içindeki yapıların onarım ve koruma çalışmaları yapılabilecektir.

      2.   Piskoposluk Sarayı Kazı ve Araştırmaları


     2010-2017 yıllarında kazı hedeflerinden ön önemlisi St. Jean Kilisesi güneyinde olduğu tahmin edilen Piskoposluk Sarayı olacaktır.  2010 yılından itibaren St. Jean Kilisesi güneydoğusunda yeni kazı alanlarında çalışmalara başlanmıştır. Bu kısımda 1960-61 yılında kısa süreli bir kazı yapılmışsa da çalışmalar yarım kalmıştır. Geniş alanın tümü kazıldıktan sonra Efes’ten M.S. 7. Yüzyıl’da Ayasuluk Tepesi’ne ve St. Jean Kilisesi yakınına taşınan Piskoposluk Sarayı’nın ortaya çıkarılması, Selçuk ve St. Jean Ören yeri için yeni ve önemli bir kazanım olacaktır.

      3.   AN Sarnıcı Kazıları


     Piskoposluk Sarayı olarak tanımladığımız alanın güney yarısında 2010 yılında kazısına başlanan çalışmalarda Türk Dönemi’ne ait konutlar ve büyük bir sarnıçla karşılaşılmıştır. Büyük Sarnıç olarak da tanımlanan AN yapısı dış surların tam güney doğu köşesindedir ve Bizans Dönemi’ne (M.S. 5-6. yüzyıl) aittir. Sarnıç, Haç Kilisesi olan St. Jean Kilisesi ve Piskoposluk Sarayı’nın içme suyu gereksinimini karşılıyordu. Selçuk merkezindeki Bizans Dönemi su kemerlerinin Şirince kaynaklarından aldığı içme suyunu ilçe merkezinden doğu-batı yönünde geçerek Ayasuluk Tepesi’nin bu köşesine ulaştırdığı anlaşılmıştır.


     Bizans Dönemi’ne ait kare planlı bu sarnıcın içten içe ölçüleri (25.80 x 27.20 m.), dıştan dışa ölçüleri (30.07 x 32.66) m.dir. Yapı üst örtü sisteminde yer alan kemer kalıntıları köşelerde kısmen sağlam kalabilmiştir. Sarnıcın duvar üst seviyesi 43.05 kotundadır. Yapının duvar kalınlığı ortalama (1.80) m.dir. Duvarlar taş ve tuğla kullanılarak düzgün bir biçimde kireç harcı ile örülmüştür. Güney duvarı üzerinde bir bölümde kalın ve kırmızı renkli sarnıç sıvası görünmektedir. Yapının kuzey hariç diğer duvarlarında üst seviyede üçer kemerin varlığını kanıtlayan izler vardır. Kuzey duvarı ise daha alt seviyede sağlam kalabildiği için kemer izleri görülememektedir. Kemerlerin yapı içinde ise dört ayak tarafından taşındığı anlaşılmaktadır. Bu kemerler tarafından taşınan toplam dokuz adet basık kubbenin sarnıcın üstünü örttüğü düşünülmektedir.


     Sarnıç kubbeleri büyük olasılıkla 1250 yıllarında şiddetli bir deprem sonucu yıkılmış ve kullanım dışı kalmıştır. 1304 yılında Ayasuluğ’u alan Aydınoğulları sarnıcın içine 12 odadan oluşan üç konut inşa etmiştir. Odalardan bazılarının işlik ve zeytinyağı atölyesi olarak kullanıldığı anlaşılmıştır.


     Önümüzdeki 5 yıl içinde hedefimiz bu odaların belgelenmesi tamamlandıktan sonra duvarlarının kaldırılıp alttaki yıkık kubbe kalıntılarına ulaşmaktır. Onları da belgeleyip kaldırdıktan sonra sarnıcın ana kullanım evresine ait kalıntılara (çanak-çömlek gibi) ulaşılacaktır.


     St. Jean Kilisesi Atriumu’nda Yapılan Onarımlar


     St. Jean Kilisesi ve Atriumu’nda 1975-2000 yılları arasında çeşitli onarımlar gerçekleşmiştir. Ancak o dönemde yapılan onarım çalışmaları döneminin malzeme ve restorasyon anlayışları ile yapılmış ve çoğunlukla çimento kullanılmış ve bunlar zaman içinde bozulmuşlardır. Yeni restorasyon anlayışı ve malzemelerle 2009 yılından itibaren yenileme çalışmaları yapılmıştır.


     2009 yılında, 1990’lı yıllarda yapılıp yerlerine monte edilen ancak iç donanımlarında demir çubuklar kullanıldığı için bozulan Atrium portikleri dışındaki korkuluk levhalarının yenilenmesi için hazırlıklar yapılmış yaklaşık olarak 25 adet levha içlerine fiber çubuk konularak yeniden dökülmüştür. Bunlarla birlikte eksik levhaların yeniden dökülerek yerlerine monte edilmesi 2010 yılının önemli restorasyon çalışmalarından biri olmuştur. Toplam olarak 35 adet korkuluk levhası ve 30 adet ara bağlantısı yeniden dökülüp hazırlanarak Atrium çevresindeki yerlerine monte edilmiştir.

     4.   St. Jean Kilisesi ve Takip Kapısı’nın röleve, restitüsyon ve restorasyon projesi
     1921- 2010 yılları arasında kazı ve onarım çalışmaları yapılan St. Jean Kilisesi ve çevresindeki yapıların son durumuna ilişkin röleve, restitüsyon ve restorasyon projesi’nin hazırlanarak aşağıdaki bölümlerde yapılacak onarımlara dayanak oluşturulması gerekecektir.

     5.   Atrium GD Köşesinin Restorasyon Projesi Yapılarak Onarımı


     St. Jean Kilisesinin tam batısında yer alan Atrium (Avlu) 34.00 x 47.00 m. boyutlarındadır. Bu alanın yaratılması için yamaç olan güney ve batı bölümlerin altına taşıyıcı altyapılar inşa edilmiştir. Orta kısmı açık olan Atrium’un üç yanında sütunlu ve kemerli portikler vardır. Bunların dış kısmına Bizans mimarisinde tek örnek olan gezinti yeri planlanmış ve inşa edilmiştir. Atrium, portikleri içte ve dışta korinth düzenli sütun başlıkları tarafından taşınan kemer ve bunların taşıdığı ahşap çatıyla örtülüydü. Bu plan şemasındaki çift sütun sırası ilk kez St. Jean Atriumu’nda uygulanmıştır.


     Atrium portiklerinden güneybatı köşesinin restorasyonu için hazırlıklara 1995 yılında başlanmıştır. Bu amaçla bazı sütunlar dikilmiştir. Bu sütunlardan bazıları orijinal mermerler kullanılarak yeniden onarılabilir. 2011 yılında Atrium GB köşesinin röleve projesi için ön hazırlıklar yapılmıştır. 2012-2017 yıllarında restorasyon projesi hazırlanarak İzmir II. No.lu Bölge Kurulu’na sunulacaktır. Bölge kurulundan yeni izin alındığı takdirde portiklerin bu bölümünün ayağa kaldırılması atriuma hem görsel hem de koruyucu katkı yapacaktır.    

     6.   Atrium Batı Portik Altyapısına Ayasuluk-St. Jean Galerisi yapımı


     Atrium Batı Portik altyapısında öteden beri düşünülen Ayasuluk Tepesi ve St. Jean  Galerisi  ön proje olarak tamamlanmıştır. Bu galeride kazılarda bulunan Ayasuluk Tepesi’nin Tarihöncesi ve Türk Dönemi eserlerinin yanında St. Jean Kilisesi’ne ait mimari ve heykeltıraşlık eserler sergilenebilecektir.


     Ayrıca bu uygulama St. Jean Kilisesi ile İsa Bey Camii arasında düşünülen bağlantıyı da sağlayacaktır. Çünkü Artium Batı Portik altyapısında planlanan galeriye giriş Artium GB köşesine yapılacak bir merdivenle sağlanacak ve galeri gezildikten sonra batıdaki orijinal kapıdan çıkan ziyaretçiler İsa Bey Camii’ne altyapısı hazır olan patika yoldan ulaşabileceklerdir. Bu projenin 2012-2017 yılları arasında gerçekleştirilmesi mümkündür.


     7.   St. Jean Kilisesi ve Vaftizhanesi’nin Kapı ve Duvar Restorasyonları


     Kilisenin kapılarından bazıları 1960’lı yıllarda Efes Müze Müdürlüğü tarafından onarılmıştır. Döneminde yapılan onarımlarda parçalar birbirine demir kenetlerle bağlanmış ve yapıştırmak için akemi kullanılmıştır. Ayrıca söve ve lentoların eksik kısımları siyah betonla tamamlanmıştır. 2010 yılında bunların değiştirilmesi veya kaplanması hedeflenmiştir


     2010 yılında St. Jean Kilisesi ve Vaftizhanesi’ne ait 36 adet kapının gelecek yıllarda restorasyonlarının yapılması için envanterleri yapılmıştır. Bu çalışmada kapıların söve ve lentolarını eksik olanları tespit edilmiş ve bunların benzer mermerden yenilenmesine karar verilmiştir. Kültür ve Turizm Bakanlığı 2010 yılı ödeneğinden yılından kalan 20.000 TL bu amaçla kullanılmış, kapıların eksik olan söve ve lentolarının kesitleri-ölçüleri mermer firmalarına verilmiş ve teklifler alınmıştır. 2011 yılında Denizli’de imal edilen 36 parça mermer kapı eşik lento ve söve parçası Temmuz ayında kazımıza teslim edilmiştir. Montaj çalışmalarına kısmen başlanılmıştır.


     Kapıların monte edilmesi çalışmalarının paralelinde kilisenin 1. Kat tuğla duvarlarının da kapı ve pencere kenarlarında yükseltilmesi gerekecektir. Bu amaçla Selçuk Belediyesi tarafından Torbalı Şahtaş firmasına yaptırılan orijinal boyuttaki tuğlalar kullanılacaktır. Böylece kilisenin güney cephesi en azından 1. Kat seviyesinde orijinaline benzer bir görüntüye kavuşacak ve içteki sütunlar daha anlaşılabilir hali gelecektir.

      8.   St. Jean Kilisesi Bema ve Nef’lerde 1920-1930 Yıllarında Bulunup Belgelenen Mermer Taban Döşemeleri’nin (Opus-Sektile) Yeniden Yapılması.


     St. Jean Kilisesi’nde ilk kazılar 1921-22 yıllarında Yunanlı Arkeolog G. Sotiriou tarafından yapılmıştır. Sotiriou, kilisenin merkezi kısmı olan Bema ve Transept’lerde çalışmış ve buralarda özellikle Bema tabanında renkli mermer panolardan oluşan mermer döşeme kaplamaları bulmuş ve bunları ölçekli olarak yayınlamıştır. Ancak bu döşemeler zaman içinde yok olmuş ve Bema (mezar alanı) 1962 yılında Efes Müze Müdürlüğü tarafından vasıfsız bir mermer döşeme ile kaplanmıştır.


     1985 yılında bu döşeme kaldırılarak yerine Sotiriou’nun bulduğu ve yayınladığı kadar olan bölümü o dönemin şartlarına uygun olarak yenilenmiş ve döşeme beğeni toplamıştır. 2011 yılına gelindiğinde bu döşemenin biraz daha büyütülerek Bema kısmının güney yarısını kaplayacak şekilde (yaklaşık 60 m2) panolar halinde yenilenmesi hedeflenmiştir. Bu amaçla büro çalışması yapılarak döşemede kullanılan motifler bilgisayar ortamında çizilmiş ve panoların boyutları hakkında öngörüler geliştirilmiştir. Bundan sonra çizimleri hazır olan Bema taban döşemesinin yapımı için İzmir ve Aydın’da bulunan lazer tekniği kullanarak dakik mermer kesimi yapabilen firmalarla irtibata geçip maliyet araştırması yapılmaktadır. Amerika’dan John Quatman Vakfı yetkilileri bu döşemenin yapımı için sponsorluk sözü verdilerse de henüz somut bir gelişme olmamıştır.


     Ayrıca kilisenin kuzey Nef ve güney Transept güney bölümünde 1930 yılında Avusturya Arkeoloji Enstitüsü kazılarında bulunup yayınlarda-belgelenen opus-sektile mermer taban döşemelerinin bulunduğu kadarıyla yeniden yapılıp eski yerlerine monte edilmesi hedeflenmektedir. Bu konuda orijinal parçalardan yararlanarak alınan ölçülerdeki mermer parçaları Selçuk Belediyesi’nden sağlanan mermer kesme makinesi ile üretilmeye başlamış ve gelecek sezon taban uygulaması yapılmaya başlanacaktır.

      9.   Takip Kapısı ve Çevresinin Restorasyon Projesi ve Uygulamasının Yapılması


     Selçuk İlçe merkezindeki önemli anıtlardan biri ve St. Jean Kilisesi ve ören yerinin ana girişi sayılan Takip Kapısı, iki yanında kare planlı kuleler ve ortada kemerli bir girişe sahip önemli bir anıttır. Kemerin üst kısmında batıda Erosların kabartma olarak işlendiği bir lahit yer almaktadır. 1800’lü yıllarda bunun yanında Odysseus’un Akhileos’u tanımasını anlatan, kaçan genç kızlar ve silahlı askerlerin betimlendiği başka kabartmalar da vardı ki bunlar 1852 yıllarında İngiltere’ye Yorkshire götürülmüş ve Woburn Abbey Gelerisi’nde sergilenmektedir. Zaten bu kabartmaları yerinde gören Avrupalı gezginler kapıya “Takip Kapısı” adını vermiştir.


    Takip Kapısı’ndaki ilk kazı ve onarım çalışmaları 1960’lı yıllarda Efes Müze Müdürlüğü tarafından yapılmıştır. 1980’li yıllarda kapının kemer kısmı ve çevre duvarlarında onarımlar gerçekleştirilmiştir. 2010 yılında Takip Kapısı Doğu Kulesi’nin iç kısmı kazılmış ancak kulenin iç kısımda Orta Çağ’da bazı değişiklikler yapıldığı ve bu nedenle kulenin sağlamlığını kaybettiği anlaşılmıştır.


     2011 yılında Takip Kapısı’nı kuleleri, kabartmaları, kemer içindeki freskleri, iç avlusu ve avlu kuzeyindeki anıtsal üç geçitli Eski Giriş de dahil olmak üzere röleve, restitüsyon ve restorasyon projesinin yapılması hedeflenmiştir. Bu hedef doğrultusunda Ankara’dan bir mimarlık bürosu plan ve güney cephe röleve çizimlerini yapmış ancak henüz bize teslim etmemiştir. Bunlar teslim edildiği takdirde gereken ek projeler yapılıp Takip Kapısı’nı süsleyen kabartmaların İngiltere’den kopyalarının istenmesi dahil gerekli girişimlerde bulunulacak ve geleek 10 yıl içinde Takip Kapısı’nın onarımı gerçekleşecektir.

      10.   İsabey Camii Doğu ve Kuzey Kapılarının Onarım Projeleri


     Ayasuluk’ta (Selçuk) Aydınoğulları Dönemi’ne ait anıtlar halen ayaktadır. Bunlar içinde en önemlisi İsa Bey Camii’dir. Aydınoğlu Emiri İsa Bey, Hızır Bey’den sonra beyliğin başına geçerek 42 yıl hüküm sürmüş (1348-1390) ve başkenti Birgi’den Ayasuluğ’a taşımıştır.


     13 Mart 1375 tarihinde inşaatı tamamlanan İsa Bey Camii’nin mimarı Suriyeli Ali ibn el Dımışki’dir. Ayasuluk kent merkezinde kalenin Güneybatısında 50 x 55 m.lik alanı kaplayan cami, çapraz sahınlı veya transept tipli camiler sınıfına girmektedir.


     Yapının Taç Kapısı’nda ve özellikle harim kısmının batı cephesinde bulunan dört pencere birbirinden farklı yapıları ve süslemeleriyle gerçek bir sanat harikası olarak kabul edilir. Bunların dış yüzlerindeki güzellik iç kısma da yansımıştır.


     Bu pencerelerde görülen renkli mermer işçiliğinin benzerlerine Suriye mimarisinde rastlanmaktadır. Bu durumda taç kapıyı ve pencereleri işleyen ustaların mimarla beraber Suriye’den geldiği öne sürülse de burada yerli ustaların da burada çalıştığı kesindir.


     Ayasuluk İsa Bey Camii, Beylikler Dönemi’nde nadir görülen iki minareli (biri çok önce yıkılmıştır) camilerden biridir. Harimin kuzeyinde yer alan ve kalan izlerden üç kenarı revaklarla çevrili olduğu anlaşılan avlu, bu şemanın Osmanlı öncesi dönemdeki ilk örneğidir.


     Yapının yine mermerden yapılmış gerçek el sanatı harikası olan mihrabı ve minberi geçen yüzyıllarda harap olmuştur. Parçalanmış mihrap parçaları ve kitabesi 1988 yılında yapılan mihrap restorasyonu sırasında İzmir’den getirilerek yerine yerleştirilmiştir.


     Hedefimiz İsabey Camii doğu ve kuzey kapılarının yıkılmadan önceki halini gösteren gravürlerinden yararlanarak röleve ve restitüsyon-restorasyon projelerini hazırlayıp Bölge kuruluna sunmaktır. Kapıların İzmir camilerindeki yazıtlarının orijinalleri ve kopyalarını da kullanarak mermerden yeni bloklarla tamamlanması ana hedefimizdir. Bu amaçla 2011 de Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne yazı yazılarak görüşümüz bildirilmiş ve kapıların röleve çalışmalarına başlanmıştır.


     Sonuç olarak;


     Ayasuluk İç Kale’deki kazı çalışmalarının sona yaklaşmıştır.  2012 yılında kalenin ziyarete açılabilmesi için restorasyonu gereken kısımlardan en önemlisi ve ziyaretçiler için tehlike oluşturan ve hiç onarım yapılmamış Batı Sur duvarlarının onarım projesi Kazı Başkanlığı tarafından yönetilen TÜBİTAK Projesi’nin olanakları ile yaptırılmış ve proje İzmir II. Numaralı Bölge Kurulu’nda kabul görmüştür. Projenin uygulamasına 2010 yılında  Selçuk Belediye Başkanlığı ile ortaklaşa başlanmış ve çalışmalar 2011 yılında da tüm hızıyla devam etmektedir.


     Daha sonra projeye göre yapılacak Kale Cami’nin onarımının tamamlanması ile Kale ziyarete açılabilecektir. St. Jean Anıtı’nı gezen ziyaretçilerin Kale Batı Kapısı’nı kullanarak ulaşabileceği İç Kale’ye Belediye Başkanlığı tarafından yaptırılan Koruma Amaçlı İmar Planı ve Kale Projesine bağlı olarak doğu kapısından giriş için yeni bir patika yolun yapılması gerekir. Bu yol yapılıncaya kadar St. Jean-Kale arasındaki hazır döşeme yol kullanılmaya devam edecektir. Böylece St. Jean Anıtı ziyaretçilerinin ısrarla istedikleri kale ziyaretinin gerçekleşmesi Selçuk İlçesi’nin tanıtımı için ayrı bir perspektif yarataaktır.


 

Yrd. Doç. Dr. Mustafa BÜYÜKKOLANCI


Ayasuluk Tepesi ve St. Jean Anıtı Kazı Başkanı

Duyurular Tümünü Gör