ATATÜRK VE ETNOGRAFYA MÜZESİ
Denizli'nin merkezi Ucancibasi Mahallesi'nde bulunan ve bugün müze olarak
kullanılan binanın yapım tarihi ile ilgili kesin bir belge yoktur. Ancak 19.yüzyıl sonlarında
Rum asilli ve sonradan Türk tabiiyetine gecen Kimon Vandazoflus tarafından yaptırıldığı halk
bilgilerinden anlaşılmaktadır. Yapı iki katli olarak inşa edilmiş olup, her iki katta da ortaya
sofaya açılan odalardan oluşmaktadır. Üst katin boydan boya uzanan sofası giriş cephesinde ve
bu cepheyi hareketlendiren çıkma bir balkona açılır. Arka cephe ise; iki kat boyunca yükselen ve
sonradan ilave edildiği anlaşılan bolüme açılmaktadır.
ınşaat tekniği olarak: Ana duvarları kagir, ara duvarları ise ahşap karkas
seklinde yapılmıştır. Binaya giriş on ve arka cephede bulunan ve ayni özelliklere sahip çift kanatlı
ahşap kapılar ile sağlanmaktadır. Pencereler dikdörtgen seklinde ve basık kemerlidir.
Sürgülü çerçeveli pencereler, dıştan iki yana acilankepenklerle korunmuştur. Üst örtü kırma çatı olup
Marsilya tipi kiremit ile örtülüdür. Zemin kat duvarlarının üst kenarlarındaki alcı silmeler ile üst
kat tabanının taşıyan ahşap direklerin üzerlerini örten yivli ve meander bezemeli silme baslıklı
dekoratif köse peylerinden başka süsleme bulunmamaktadır
Binanın üst katında etnografik nitelikteki kültür varlıkları sergilenmektedir.
Ayrıca Atatürk'ün Denizli'ye geldiğinde, kaldıkları odada, gardırop, pirinç baslıklı karyola, divan ve
barok stili bir çalışma masası teshir edilmektedir. Odalardan bir tanesinde temsili olarak bir Denizli
evi sergilenmektedir.
HIERAPOLIS ARKEOLOJİ MÜZESİ
Hierapolis kentinin en büyük yapılarından biri olan Roma Hamamı, 1984 yılından
beri Hierapolis Arkeoloji Müzesi olarak hizmet vermektedir.
Müzede Hierapolis kazılarından çıkan eserlerin yanında Laodikeia, Colossai,
Tripolis, Attuda gibi Lycos (Çürüksu) vadisi kentlerinden gelen eserler de bulunmaktadır. Ayrıca
Tunç çağının en güzel örneklerini veren Beycesultan Höyüğü'nden elde edilen arkeolojik buluntular
müzenin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Ayrıca Caria, Pisidya ve Lidya bölgelerindeki bazı
yerleşimlerden ortaya çıkarılan eserler Hierapolis Müzesi'nde toplanmış ve sergilenmektedir.
Hierapolis Hamamı'nın bölümlerinden olan üç kapalı mekan ile doğu bitişiğindeki
kütüphane ve gymnasium olarak bilinen açık mekanlar müze teşhir alanları olarak düzenlenmiştir.
Küçük ve büyük bir çok eserin sergilendiği müze üç kapalı mekandan oluşmaktadır. Açık alanda
sergilenen eserler ise daha çok mermer ve taş eserlerdir.
A Salonu
Bu salon, Hierapolis ve Laodikeia kazılarından elde edilen lahitler, heykeller,
mezar taşları, mimari sütun, paye başlıkları ve yazıtlardan oluşmaktadır. Yunan ve Hellenistik orjinallere
bağlı olarak yapılmış Roma dönemine ait bu eserler içinde Tyche, Dionysos, Pan, Asklepios, İsis Rahibesi,
Demeter heykelleri bulunmaktadır. Mezar taşları ise yöreye ait geleneği simgeleyen aile mezarları ile
ilgili örnekleri oluşturmaktadır. Yöreye özgü geleneğin diğer bir örneği pişmiş toprak lahit olup
döneminin güzel örneğini temsil etmektedir.
Üzerinde kitabesi bulunan Maximillan'ın lahdi ile Laodikeia kentinde ortaya çıkan
ve müzenin en güzel eserlerinden biri olan Sidemara tipi lahit, bir kent meclisi üyesine (Arhon) aittir.
Yine bu salonda muhtemelen anıtsal bir yapının gmaeus Arrius Apuleius Aurelianus'a ait olduğundan bahseden
bir yazıt ve bu yazıtla ilgili gladyatör döğüşleri ve boğa oyunları konulu kabartmalar vardır.
B Salonu
Bu salonda M.Ö.lV. binden beri bir çok uygarlığa damgasını vuran küçük buluntular
sergilenmektedir. Belirli bir kronolojiye göre sergilenen bu eserler Denizli ve çevresindeki bir çok
arkeolojik yerleşimlerden elde edilen eserlerden oluşmaktadır. Bu salonda, dönemi itibariyle eski uygarlığın
güzel örneklerini veren Beycesultan Höyüğü kazısından çıkarılmış olan eserler ayrı bir önem taşımaktadır.
İngiliz Arkeoloji Enstitüsü'nün 1952-1957 yılları arasında yaptığı kazı sonunda elde edilen bu eserler;
idoller, pişmiş toprak testi ve tören (libasyon ) kapları ve taş eserlerdir. Özellikle M.Ö.lV.binden bu
yana en güzel örnekleri vermektedir. Salonun diğer bölümlerinde ise Frig, Hellenistik, Roma, Bizans
dönemlerine ait, pişmiş toprak kandiller, adak kapları, cam kapları, kolyeler, madeni takılar (yüzük, küpe,
bilezik vb.) sergilenmektedir.Giriş kapısının tam karşısındaki vitrinde ise Denizli Müze Müdürlüğü
başkanlığında Denizli Müzesi Arkeologlarının yapmış olduğu Gümüşler kazısı,İcikli kazısı ve Akköy Bizans
dönemi aile mezarı kazısında ortaya çıkarılan ;altın küpeler,altın yüzükler,altın elbise süsü ve pişmiş
toprak eserler sergilenmektedir.
Ayrıca kronolojik bir sıraya göre sergilenmiş olan sikkeler bu salonun önemli
eserlerini oluşturmaktadır. Sikkenin ilk darbedildiği M.Ö.Vl.yüzyıldan beri, Hellenistik, Roma, Bizans
ve Selçuklu ile Osmanlı dönemlerine ait altın, gümüş ve bronz sikke örneklerini bu salonda görmek mümkündür.
B Salonu
Hierapolis Tiyatrosu'nun sahne binasının fasadını süsleyen eserler birçoğu restore
edilerek müzenin bu salonunda teşhir edilmiştir. Sahne kabartmalarının bir kısmı yerinde (insitu) olup bir
kısmının ise mülajları alınarak sahne binasındaki yerine kopyeleri konulmuştur. Bu salonda yer alan eserler;
Apollon ile Artemis'e ait mitolojik kabartmalar, Dionysos'un eğlence alayları, Roma İmparatoru Septimus
Severus'un taç giyme törenine ait kabartmalar, Persephone'nin Hades tarafından yeraltına kaçırılmasına ait
firiz, Apollon, Leto, Artemis, Hades ile ilgili heykeller, sfenksler, Kral Attalos ve Eumenes'in büst
heykelleri ile mimari kabartma örnekleri yer almaktadır. Ayrıca kent tanrıçasının (Hierapolis'in) taç giyme
töreni ve tiyatro ile ilgili meclis kararlarını belirten yazıtlar önemli eserlerdir.Salonun orta bölümünde
Sfenks,Denizler tanrısı Poseidon'nun oğlu Triton,yer altı tanrısı Hades ile Tiyatro aktörünün heykeli vardır.
Niş içersinde ise Tanrıça Leto, Tanrıça Artemis ile tanrıça Apollon'nun heykelleri bulunmaktadır.